Yıllarca yargılandık..,

11 Ekim 2020 Pazar , 11:44
Okunma: 10829
0 Yorum

Şimdi sıra sizlerde!!!


Şantaj iddiası ile 2 yıl yargılandık,

Sonuçta beraat ettik,
 
Şu an  İzr Bölge Adliye Mahkemesinde beklemede,
 
Hiç bir delil olmadan yıllarca yargılandık,
 
Yargılanma bir yana gazetelerde,
 
En aşağılık suç ile resimlerimiz servis edildi,
 
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi en doğru kararı vereceğine inanıyoruz,
 
Ortada tek bir delil yok!
 
Önümüzdeki hafta İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurumu vereceğim.

 

Sizlerle unutamadığım, yaralandığım davanın suç duyurusunu paylaşıyorum,
 
 
T.C
İZMİR CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA


ŞİKAYETÇİ : NİVENT KURTULUŞ 
TC 
ŞÜPHELİLER :Mesut Sancak 
TC 

Metin Kaya
TC 

Selim Amato
TC 
SUÇ : İFTİRA SUÇ UYDURMA

SUÇ TARİHİ : 2017


AÇIKLAMALARIM;

Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesine göre; 

Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Şüpheliler tarafından hakkımda suç uydurmasıyla, Cumhuriyet Savcılığı 2017/28137 Esas No ile soruşturma dosyası oluşturulmuştur.

Cumhuriyet Başsavcısı Ayhan Yılmaz hakkımızda yapılan şikayet üzerine İzmir 7. Sulh Ceza hakimliğinin 22.02.2017 tarih ve 2017/712 değişik iş sayılı kararı ile suç delili elde etmek için iki ay süre ile dinleme kararı alınmış.

16/05/2017 tarih ve 2017/18777 Soruşturma Nolu Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilmiştir.

Soruşturma konusu suç Rüşvet (madde 252/1-8.j)

Rüşvete Konu İşin Kamu Görevlisinin Görevine Giren Bir İş Olması 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesinin gerekçesinde “Rüşvet suçunun oluşabilmesi için amaçlanan şeyin kamu görevlisinin görevine giren bir iş olması gerekir. Kamu görevlisinin görevine girmeyen bir işin yapılması amacıyla menfaat temini halinde, rüşvet suçu oluşmaz.” denilmek suretiyle rüşvet suçunun oluşabilmesi için yapması veya yapmaması gereken işin kamu görevlisinin görev alanına girmesi gerektiği hususu açıkça belirtilmiştir.

Ben kamu görevlisi değilim. Dinleme bile hukuka aykırıdır.

İddia sahipleri tarafından üzerimize atılan iftiralar ise hiçbir delil ve tutanağa sahip değilken ve telefon dinlemeleri neticesinde ise, “ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş.” 
Olmasına karşın, 2 yıla yakın işlemediğim suçtan yargılandım.

Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesine göre; 

“Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla..,”

İşlemediğim suçtan yargılanırken,

Ulusal ve yerel basında, gözlerim bantlı olarak, temsili bir kadının ters kelepçeli hali yayınlanarak altına da ismimi yazarak tüm kamuoyu ile paylaşılmıştır.

Basında Çıkan haberlerde;

"Gazeteci Mutlu Tuncer ve Nivent Kurtuluş'un İzmir'de iş insanlarına şantaj yaparak menfaat elde etmek istedikleri iddiasıyla açılan ve İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından görülen dava, 18 Ekim'e ertelendi."

“İzmir'deki ünlü işadamlarının yatırımlarına yönelik bazı internet siteleri ve medya organları üzerinden "şantaj" yapıldığı iddiasıyla hazırlanan soruşturma tamamlandı. Cumhuriyet Savcısı Ayhan Yılmaz tarafından hazırlanan, Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, Barankaya İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kaya, Gazi Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Salih Mertan, Gazi Hastanesi Yönetim Kurulu Üyesi Selim Amato'nun şikayetçi olarak yer aldığı iddianame 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. İddianamenin kabulü ile sanıklar Nivent K, Mutlu T. ve Ahmet D. hakkında şantaj suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve bin güne kadar para cezası istendi.”

“İzmir’de ünlü iş adamlarının yatırımlarına yönelik bazı internet siteleri ve medya organları üzerinden şantaj yapıldığı iddiasıyla hazırlanan ve mahkeme tarafından kabul edilen iddianame de N.K., M.T. ve A.D. hakkında şantaj suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve bin güne kadar para cezası istendi.”

Ayrıca Şüphelilerden Mesut Sancak’ın avukatı Rabia Meryem Kocabaş tarafından basına verilen açıklamada yer alan;

“..,Mesut Sancak ‘yazı’ yoluyla ve sözlü olarak, kendisine ‘ŞANTAJ’ yapıldığı bilgisi ve bazı net deliller eşliğinde; İzmir Emniyet Müdürlüğü ve Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştur. Gerçeğin ve yargının üstünlüğüne inanan müvekkilim, artık hukuki sürece dahil olması nedeniyle, konuyla ilgili başka hiçbir açıklama yapmayacaktır. İlgili basın kanununa dayanarak, basın etik ilkeleri gereği; bu konunun sayın Mesut Sancak’a yönelik bir hakaret aracına dönüşmemesi; gerçekleri bilmeden yazı ve şantaj yoluyla işlenen  bir suça ortak olunmaması adına; açıklamamızı sitenizde aynen yayınlamanızı rica ediyoruz. SAYGILARIMIZLA Mesut Sancak Vekili Avukat Rabia Meryem Kocabaş”

İftira Suçunda Daha Ağır Cezayı Gerektiren Nitelikli Hallerine bakıldığında,

İftira suçuna esas delillerin uydurularak suçun işlenmesi hali daha ağır cezayı gerektiren nitelikli haldir. (TCK 268/2)

Asılsız isnat nedeniyle yapılan soruşturmada iftira suçunun mağduru hakkında takipsizlik kararı verilmiş veya yargılama sonucunda beraatine hükmedilmiş olabilir. Bu durumda suçun mağduru hakkında, gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (TCK 268/3) 

25.Asliye Ceza Mahkemesinde 2018/135 yargılandım. Mahkemede tek bir delil gösteremedikleri gibi, şüphelilerden,

Mesut Sancak “İMA ETTİ” dedi.

İma ile yargılandım.

Metin Kaya “isminin Nivent Kurtulmuş olduğunu söyleyen bir bayan aramış bize reklam verin demiş” AraMIŞ, deMİŞ  ile soyadımı bile doğru söyleyemem kişinin beyanı ile yargılandım.

Oysaki KANUN ÇOK AÇIK,

“İftira suçunun oluşabilmesi için isnat edilen fiilin belirli ve somut veriler içermesi gerekir. Belirsiz, genel ve soyut ifadelerle yapılan şikayetler oluşturmaz.”

Ben uydurma suç ile basında çıkan haberlerle KARALANDIM, AŞAĞILANDIM.

Üzerime atılan, fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunularak 2 yıla yakın yargılanmakla birlikte, basında çıkan haberler neticesinde itibarıma yönelik saldırılara maruz kaldım.

Google Nivent Kurtuluş yazıldığında, ŞANTAJ haberleri hala çıkmaktadır.

- “İftira suçu, şekli bir suçtur. Belirli hareketlerin yapılması suçun işlenmesi için yeterlidir. İftira suçunun tamamlanma anı hukuka aykırı isnat edilen fiilin kamu makamlarına bildirimi ve bu makamların öğrenmesiyle tamamlanır.” Üzerime atılan İFTİRA suçu oluşmuştur.

- “Nitelikli iftira suçu, iftiranın maddi delil ve eserlerinin de fail tarafından üretilmesiyle suçun işlenmesidir. Suçun nitelikli halinde fail, hem iftira atmakta hem de iftira konusu fiilin işlendiğine dair delilleri üretmektedir.” Maddi deliller üretilmiştir.

- İftira konusu fiili işlemediği için beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında bir tedbir uygulanmışsa, yukarıdaki iki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır (TCK md. 267/3). Hükmü gerçekleşmiştir.

- İftira suçu, bir taraftan kişisel menfaati korurken diğer taraftan kamu güveni ve adliye ile idarenin düzenini korumaktadır. Bu nedenle iftira suçu kamu düzeni açısından son derece önemlidir. Sadece tarafıma suç isnadı yapılmamış ADLİYEYE KARŞI İŞLENEN SUÇ kapsamındadır.

SONUÇ ve İSTEM;

TCK 267, TCK 267/3 TCK 268/2 TCK 268/3- TCK 271 maddeleri kapsamında, şüpheliler hakkında gerekli soruşturmanın yürütülerek kamu davası açılması ve neticede cezalandırılmaları istemidir.

EKLER;

Gazetelerde çıkan haberler
 

 


Kaynak: