Yılan Hikayesine Dönen

27 Eylül 2019 Cuma , 19:32
Okunma: 1934
0 Yorum

Araştırma!!!

 
Narlıdere ilçesinde bulunan B EQUİNE adlı at çiftliği yılan hikayesine döndü,

İlgili belediyesi, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, yanlı hareket etmiş olabilir mi?

Olabilir mi diyoruz,

Çünkü yasa ve mevzuata göre bu tesis YAPILAMAZ!

Tarafımıza gelen bilgi notunu sizlerle paylaşmadan önce,

Gelen bilgi notunu sizlere yorumlamaya çalışacağız,

Gelen bilgi notun da,

"Projede sökülüp takılabilir prefabrik bir yapı ve üzerinin alüminyum kompozit çatı olarak projelendirildiği, yine aynı projede vaziyet planında C olarak gösterilen ve oturum alanı 385 m2 olan alanda “açık tavla” ifadesi yer almaktadır. Projenin “A aksı siluetinde”, kesit ve görünüşlerde ise “dört tarafı açık üstü kapalı, doğal toprak zeminli açık tavla” ifadeleri yazmaktadır. Ayrıca projede sökülüp takılabilir prefabrik bir yapı ve üzerinin alüminyum kompozit çatı olarak projelendirildiği,” görülmektedir.

Oysa ki, Prefabrik diye nitelendirilen yer RUHSATA TABİDİR!

Bilgilendirme notunun devamında,
 
"İzmir 2 numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunca alınan 23.02.2016 tarih ve 296 sayılı kararda “…İzmir İli Narlıdere İlçesi 9 ada 182 nolu parselde komisyonumuzun 16.10.2014 tarih ve 143 sayılı kararı ile uygun bulunan ruhsat eki mimari projede C Blokta (tavla yapısı) atların olumsuz hava şartlarından korunması için tavlanın sökülüp takılabilen bir sistemle kapatılabilmesi talebinin, 728 sayılı ilke kararı kapsamında gerçekleştirilmesinde bir sakınca olmadığına (OLUMLU), 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikleri ile yürürlükteki İmar Planı ve plan hükümleri kapsamındaki iş ve işlemlerin Narlıdere Belediyesince yürütülmesine”
 
Bu tamamen kapalı alan yaratılmasına dair bir izin olup, kanunlara açıkça aykırıdır ve kurul üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulması gerekecektir.
 
Ve bu konuda kurul üyeleri hakkında suç duyurusu yapacağız,
 
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının, Narlıdere Belediye Başkanlığına hitaben 03.06.2016 tarih ve 1596 sayılı yazısında; 

“Konu ile ilgili olarak daha önce 18.08.2015 tarihinde mahallinde yapılan incelemede, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi bulunan dubleks meskenle birlikte parselde çelik konstrüksiyon yapılar da bulunduğu görülmüş olup, İmar Kanunu’nun 5.maddesi kapsamında yapı tanımına giren her türlü imalatın Kanunun 21. Maddesi gereğince yapı ruhsatı düzenlenmek suretiyle imal edilmesi gerekmektedir.”
 
İzmir büyükşehir belediyesi YAPI RUHSATI DÜZENLEMEK ZORUNDA diyor,
 
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü , başka diyor!
 
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü farklı İBB farklı mı biliyor?

İmar Kanunu yoruma açık mı?

Rüya tabir ederken bile bu denli fark olmaz!
 
Biz hangisine inanacağız!
 
Devamında ise,

“Ayrıca, 361 m2 inşaat alanına sahip dubleks meskenin yanı sıra söz konusu parselde bulunan 800 m2 ve 385 m2 inşaat alanına sahip iki adet yapı ile birlikte, yukarıda belirtilen Plan Notlarının 6.maddesi kapsamında tarımsal niteliği korunacak alanda bulunan parsellere tanınan inşaat alanı hakkının oldukça aşıldığı, yapıların parsel sathının %5’inden fazla yer işgal ettiği anlaşılmaktadır.”
 
Doktor bu ne diyecek oluyoruz lakin diyemiyoruz!
 
Büyükşehir raporunda diyor ki,
 
"..,Bu kapsamda, Narlıdere İlçesi, Sahilevleri Mahallesi, 9 ada 182 parseldeki yapılara ilişkin olarak yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda işlem tesis edilmesi gerektiği, aksi taktirde hukuka ve mevzuata aykırı uygulamalar sonucunda ilgililerin uğrayacağı maddi ve manevi zararların sorumlusunun Belediyeniz olacağı, bu nedenle Belediye Başkanlığınızca yürütülen iş ve işlemlerde gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi hususunda bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.” denilmektedir.
 
Büyükşehir Belediyesi hukuka ve mevzuata aykırı uygulamalar var diyor!
 
Ardından da ekliyor,

“Belediyeniz sorumlu olacak” diyor!
 
İBB’nin yazısından anlaşılacağı üzere, 
 
Parsel üzerinde yapılan yapılaşmanın,  %5 i geçtiğinin belgesidir!
 
İmar Kanunun  5. Maddesi yapıyı şu şekil de tanımlamıştır; 
 
Yapı; karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir.
 
Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarıyan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır.
 
Bilindiği gibi; muvakkat geçici, müteharrik ise taşınabilir anlamına gelmektedir.
 
Kanunun devamında ayrıca; hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan imalatlarında yapı sınıfına girdiği belirtilmiştir.
 
İmar Kanunu gereğince her yapı için Belediyeden Yapı Ruhsatı alınması gerekmektedir.

Şimdi gelelim ilgili belediye yani Narlıdere Belediyesine,
 
Narlıdere Belediye Başkanlığının (İmar ve Şehircilik Müdürlüğü), Büyükşehir Belediye Başkanlığına hitaben 10.06.2016 tarih ve 2536 sayılı yazısında;

“En az bir tarafı açık sundurmalar, pergolalar ve kameriyeler dahil edilmez”
 
Diyerek bu yapıyı pergola gibi değerlendirdiğini beyan etmiştir.
 
 
Bu yapı pergolemi?
 
Altına beton dökülmüş!

Şimdi birde pergolenin bitmiş haline bakalım,
 
 
Bu yazıyı bir belediyenin yazmış olması çok düşündürücü ve akıl dışıdır.
 
Atların barınma yerini bu ülkede sadece Narlıdere Belediyesi pergola ve sundurma olarak görürdü.
 
Belediyeyi kutlamak lazım,
 
Bu denli canhıraş yatırımcının lehine, imar kanunu farklı yorumlamak,
 
Her babayiğidin harcı değil!
 
Demek ki mesleği mimar olan Abdul Batur'un şimdiki başkanı olduğu Konak Belediyesine gidip "biz pergola yapacağız" diyerek hiç bir ruhsat almadan at çiftliği yapabiliriz.
 
Bu bakış acısıyla Konak ilçemize çok yazık olacak. Bizden uyarması!
 
Tarladaki ruhsatsız bir yapıyı bu şekilde,can siparene olarak koruyan başkan, bu kadar işyeri, otel, hastane ve AVM gibi yapıların olduğu yeni ilçesinde kacak yapıları yıktırmamak için kim bilir neler yapar?
 

Bu nasıl söküllen takılan bir pergole?
 
Birazdan Nivent Kurtuluşun kaleminden olayın özetini yayınlayacağız.


BİLGİ NOTU

 

İli                     : İzmir

İlçesi               : Narlıdere

Mahallesi        : Sahilevleri

Ada                 : 9

Parsel             : 182

Yüzölçümü     : 6000,17 m2

 

Söz konusu taşınmaz “17.12.2002 tarih ve 10167 sayılı İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile belirlenen 3. Derece Doğal Sit Alanında” kalmaktadır.

 

22.12.2003 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığınca onaylanan Narlıdere kıyı kesimi 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planında “tarımsal niteliği korunacak alan” kullanım kararında kaldığı ve imar planı plan notlarında;

“4. Maddesinde “Tarımsal niteliği korunacak alanda en az ifraz büyüklüğü 3000 m. dir.”

6. maddesinde “Bir ailenin oturmasına mahsus bağ ve sayfiye evleri, müştemilat binaları sıhhi ve estetik mahsur bulunmadığı takdirde parsel sathının %5’inden fazla yer işgal etmemek, inşaat alanı kat sayısı (emsal) %5’den fazla olmamak ve hiçbir şekilde toplam 250 m2’yi geçmemek ve toplam 2 katı (6.80m)  aşmamak, yola ve parsel sınırına 5 metreden fazla yaklaşmamak karayolundan cephe alan parsellerde T.C.K istimlak sınırına 15 m’den fazla yaklaşmamak koşulu ile yapılabilir.” denilmektedir.

 

İzmir 2 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonun 16.10.2014 tarih ve 143 sayılı kararı ekindeki mimari projede, vaziyet planında; “ A ile ifade edilen “salon ve yatak odaları” olarak tanımlanan yapının, bodrum kat 112 m2, zemin kat 108,40 m2 ve birinci kat 138,97 m2 olarak görülmektedir. Projede yapılan hesaplama ile zemin kat ve birinci katların toplamının 247,37 m2 olarak hesaplandığı,

Aynı projede vaziyet planında B olarak gösterilen ve oturum alanı 800 m2 olan alanda “açık manej” ifadesi yer almaktadır. Projenin “A aksı siluetinde”, kesit ve görünüşlerde ise “dört tarafı açık üstü kapalı, doğal toprak zeminli açık manej” ifadeleri yazmaktadır. Ayrıca projede sökülüp takılabilir prefabrik bir yapı ve üzerinin alüminyum kompozit çatı olarak projelendirildiği,

Yine aynı projede vaziyet planında C olarak gösterilen ve oturum alanı 385 m2 olan alanda “açık tavla” ifadesi yer almaktadır. Projenin “A aksı siluetinde”, kesit ve görünüşlerde ise “dört tarafı açık üstü kapalı, doğal toprak zeminli açık tavla” ifadeleri yazmaktadır. Ayrıca projede sökülüp takılabilir prefabrik bir yapı ve üzerinin alüminyum kompozit çatı olarak projelendirildiği,” görülmektedir.

 

İzmir 2 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 16.10.2014 tarih, 143 sayılı Kararına istinaden, Komisyonca onaylanan mimari projenin Narlıdere Belediye Başkanlığınca 22.01.2015 tarih ve 5241 sayılı Yapı Ruhsatı eki olarak onaylandığı anlaşılmaktadır.

 

Narlıdere Belediye Başkanlığınca, 1 adet 362 m² mesken için, ‘Sahilevleri Mahallesi Kale Sokak No: 83 no.lu girişten dubleks mesken (bağ evi, çiftlik ve köy evi) için düzenlendi’ notu yer alarak, 15.10.2015 tarih ve 3584 sayılı Yapı Kullanma İzin Belgesi düzenlendiği görülmüştür.

 

Narlıdere Belediye Başkanlığı’nın İzmir Valiliği (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) hitaplı 03.02.2016 tarih ve 754-564 sayılı yazısı ile; parsel malikinin 28.01.2016 tarih ve 415 sayılı dilekçesi ile müracaat ederek, 182 nolu parsele ait mimari projede yer alan C blokta atların olumsuz hava şartlarından korunması için atların barındığı tavlanın “sökülüp takılabilen” bir sistemle kapatılması için gerekli izin verilmesinin İzmir Valiliğinden (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) talep edildiği anlaşılmaktadır.

 

Talebe ilişkin, İzmir 2 numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunca alınan 23.02.2016 tarih ve 296 sayılı kararda “…İzmir İli Narlıdere İlçesi 9 ada 182 nolu parselde komisyonumuzun 16.10.2014 tarih ve 143 sayılı kararı ile uygun bulunan ruhsat eki mimari projede C Blokta (tavla yapısı) atların olumsuz hava şartlarından korunması için tavlanın sökülüp takılabilen bir sistemle kapatılabilmesi talebinin, 728 sayılı ilke kararı kapsamında gerçekleştirilmesinde bir sakınca olmadığına (OLUMLU), 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikleri ile yürürlükteki İmar Planı ve plan hükümleri kapsamındaki iş ve işlemlerin Narlıdere Belediyesince yürütülmesine” karar verildiği anlaşılmıştır.

 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının, Narlıdere Belediye Başkanlığına hitaben 03.06.2016 tarih ve 1596 sayılı yazısında;

“           Konu ile ilgili olarak daha önce 18.08.2015 tarihinde mahallinde yapılan incelemede, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi bulunan dubleks meskenle birlikte parselde çelik konstrüksiyon yapılar da bulunduğu görülmüş olup, İmar Kanunu’nun 5.maddesi kapsamında yapı tanımına giren her türlü imalatın Kanunun 21. Maddesi gereğince yapı ruhsatı düzenlenmek suretiyle imal edilmesi gerekmektedir.

Ayrıca, 361 m2 inşaat alanına sahip dubleks meskenin yanısıra söz konusu parselde bulunan 800 m2 ve 385 m2 inşaat alanına sahip iki adet yapı ile birlikte, yukarıda belirtilen Plan Notlarının 6.maddesi kapsamında tarımsal niteliği korunacak alanda bulunan parsellere tanınan inşaat alanı hakkının oldukça aşıldığı, yapıların parsel sathının %5’inden fazla yer işgal ettiği anlaşılmaktadır.

Bu kapsamda, Narlıdere İlçesi, Sahilevleri Mahallesi, 9 ada 182 parseldeki yapılara ilişkin olarak yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda işlem tesis edilmesi gerektiği, aksi taktirde hukuka ve mevzuata aykırı uygulamalar sonucunda ilgililerin uğrayacağı maddi ve manevi zararların sorumlusunun Belediyeniz olacağı, bu nedenle Belediye Başkanlığınızca yürütülen iş ve işlemlerde gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi hususunda bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.” denilmektedir.

 

Narlıdere Belediye Başkanlığının (İmar ve Şehircilik Müdürlüğü), Büyükşehir Belediye Başkanlığına hitaben 10.06.2016 tarih ve 2536 sayılı yazısında;

“           İlgi yazınızda söz konusu parseldeki ruhsatlı yapının 250 m2 alanı geçmemesi gerektiği halde 362 m2 olarak ruhsatlandırıldığı, ayrıca bu bina haricinde sökülüp takılabilen prefabrik yapı olarak nitelendirilmiş 800 m2 ve 385 m2 inşaat alanına sahip iki yapının daha bulunduğu ve bunlara ait ruhsat bulunmadığı, bu binaların İmar Kanunun 21.maddesine göre ruhsatı düzenlenerek imal edilmesi gerektiği, bu yapıların parsel sathının %5’inden fazla yer işgal ettiği ve bu yapılarla ilgili yapılan açıklamalar doğrultusunda işlem tesis edilmesi gerektiği belirtilmiş ise de;

1.    362 m2 yapı ruhsatlı binanın 112 m2 alanlı bodrumunun emsal alanına girmeyeceğinden, ruhsata yazılmış olsa dahi 250 m2’lik emsal alanını aşmadığı ortadadır,

2.    Sökülüp takılabilen prefabrik yapıdaki 800 m2’lik alanlı açık manej ve 385 m2 alanlı açık tavla alanının ise Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin (01.06.2013 tarihli 28664 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmelik 14. Maddesi ile değişik) 16.maddesinin 4.bendinde “katlar alanına (9.paragraf) üstü sökülür-takılır malzeme ile kenarları rüzgar kesici cam paneller ile kapatılmış olsa dahi açık oturma yerleri, en az bir tarafı açık sundurmalar, pergolalar ve kameriyeler dahil edilmez” ibaresi yer aldığına nazaran, bu tür imalatların ruhsatlı inşaatta dahi yapı KAKS alanına dahil edilmeyerek, yapı niteliğinde kabul edilmediği açıkça belirtilmiş olup, taşınmaz üzerine yapılan imalat Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 14.maddesinin 43.bendinde tanımlanan pergola ve 54.bendinde tanımlanan sundurma niteliğinde olduğundan yapı ruhsatı düzenlenmesini de gerektirmemektedir.” Denilerek,“açık manej” ve “açık tavla” olarak projesinde görülen alanlar için yapı ruhsatı düzenlenmediği belirtilmektedir.

 

Sonuç;

İzmir 2 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonun 16.10.2014 tarih ve 143 sayılı kararında, komisyona sunulan ve karar ekindeki mimari projede, A “salon ve yatak odaları”, B “açık manej”, C “açık tavla” olarak gösterilen yapıların, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile ilke kararları kapsamında yapılmasında sakınca olmadığı, ancak3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikleri ile yürürlükteki İmar Planı ve plan hükümleri kapsamındaki iş ve işlemlerin Narlıdere Belediyesince yürütülmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

 

Narlıdere Belediye Başkanlığının, Büyükşehir Belediye Başkanlığına hitaben 10.06.2016 tarih ve 2536 sayılı cevabi yazısından ise; A “salon ve yatak odaları” yapısının emsal hesabı sonucunda toplamda 250 m2 sınırı içerisinde kaldığından buna uygun olarak Yapı Ruhsatı ve sonucunda da Yapı Kullanma İzin Belgesinin düzenlendiği, ancak bununla birlikte B “açık manej” ve C “açık tavla” yapılarının ise KAKS (katlar alanı katsayısı / emsal) alanına dahil edilmeyerek, yapı niteliğinde kabul edilmediği belirtilerek Yapı Ruhsatı düzenlenmediği anlaşılmaktadır.

 

 

Ayrıca; konuya ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı) Müfettişleri tarafından inceleme yapılmış, sonuç raporunun gelmesi beklenmektedir.



 


Kaynak: