Yazı Dizimizin Sonuna Geldik..,

17 Ekim 2017 Salı , 12:55
Okunma: 4753
0 Yorum

Bundan sonrası..,

 
Bugüne kadar 10 yazı dizisi yaptım, elimdeki tüm evrakları inceledim. Tarafıma ulaşan bilirkişi raporunun son sayfasında, yer alan;
 
“Vakıflar Bölge Müdürlüğü Müfettişleri tarafından, yapılan teftiş sırasında soruşturma dosyasında mevcut rapor ve eklerinde tespit edildiği bu yolla Vakfın zarara uğratıldığı.” 
 
Yazılmış olmasına rağmen, NEDEN ve NİÇİN hala bu vakfa KAYYUM atanmadığı, soru işaretleri taşımakta.
 
Bilirkişi raporunun, devamında yer alan 5. Maddede ise;
 
“5- Nevvar-Salih İşgören Vakfına ait Yurt binasının, Vakıf Değerlendirme Kurumu tarafından 35.000,00 TL KDV hariç kira bedeli tespit edilmesine rağmen, Şifa Üniversitesi'ne öğrenci yurdu olarak 23.000,00 TL KDV dahil verildiğinin tespit edildiği bu şekilde vakfın zarara uğratıldığı, bilindiği üzere Şifa üniversitesi Paralel yapı ile ilişkisi olduğundan dolayı soruşturulmakta ve bu üniversiteye Kayyum atanarak yönetildiği, bu durum da açıkça göstermektedir ki 2011-2014 yılları arasında Vakıf yöneticileri olan Ömer ŞENER, Burhan MOĞ0LKOÇ, Serdar KEÇECÎ, Prof Mustafa ÖKTEM ve Erol URGUN ile diğer şahıs ve şirketler hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne çıkar sağladıkları, sonuç ve kanaatine varılmış olup, tespit ve değerlendirme sonuçlarını; Sayın Cumhuriyet Başsavcılığınızın takdir ve kararlarınıza arz ederiz.”
 
Bunları ben uydurmuyorum, bu rapor Cumhuriyet Başsavcılığına intikal edilmiş.
 
Nevvar Salih İş Gören Vakfının Şifa Üniversitesi ile ilgili anılması bile FETÖ bağlantısını ortaya koymuyor mu?
 
Neden 35 Bin TL olan bir yer, 23 Bin TL’ye verilmiş?
 
Şifa Üniversitesi paraya ihtiyacı olan bir üniversite mi?
 
12 Bin TL neden indirim yapılmış?
 
Yazımın sonunda sizlerle paylaşacağım, Nevvar - Salih İşgören Vakfı 2017 Dönemi geçici bütçesinde yer alan dökümde;
 
DEU Yurt yapım işine 5 Milyon, İKÇU Yurdu yapım işine 5 Milyon, Camii Yapımına 5 Milyon, verilirken, Şehit Aileleri 1 Milyon, Burs için 1 Milyon TL
 
Vakıf Yönetim Binası içinde 3 Milyon TL 
 
Camii yapmak, vakıf kuruluş tüzüğüne uyuyor mu?
 
Bundan sonra yazacaklarım, iddialar sonucunda kaleme almak zorunda hissettiğim açıklamalarımdır.
 
Öncelikle bilmeniz gereken husus şudur;
 
Ben vatanın bölünmez bütünlüğüne zarar verecek, her kim olursa olsun çekinmeden kaleme alırım. Bugüne kadar yazdığım her konunun arkasındayım. Temiz İzmir Derneği’ne gelen her ihbarı değerlendirir ve önünde arkasında kim var, kime dokunur ya da bu konudan nasıl nemalanırız diye bir an bile düşünmeden önce ilgili yerlere ihbarlarımızı yapar, sonrasında kaleme alırım.
 
Nevvar Salih İşgören Vakfı dosyasında ise, FETÖ Örgütü ile bağlantıları açıkça Cumhuriyet Savcılığına intikal etmiş ve Yönetim Kurulu üyelerinin bazıları da FETÖ kapsamında tutuklandığı ve bazılarının da yurtdışına kaçtığı göz önündeyken, bu dosya karşısında suskun kalmamızı kimse bizden beklemesin.
 
Yazdığım yazı dizinde, Cumhuriyet Başsavcılığı'na verilen şikayet dilekçesinde yer alan detaylara bakıldığında;
 
“Açılan davada Ömer ŞENER isimli FETÖ/PDY Terör Örgütü üyesinin avukatlığını yine Avukat Maksut KARAOSMAN üstlenmiştir. Aynı vekâletnameden Avukat Maksut KARAOSMAN’m Ömer ŞENER’in sahibi olduğu ve vakıfla iş yapan Gürmer İnşaat Taahhüt Turizm Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’nin de avukatı olduğu görünmektedir.”
 
“Avukat Maksut Karaosman’ın ve FETÖ Üyesi Ergüder Can’ın sağladığı irtibatlarla yönlendirilen Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesine başvuru yapılmış ve vakfa kayyum atanması talep edilmiş. Daha sonra bu Sami UÇAR isimli emekli hakimin; Avukat Maksut KARAOSMAN ile irtibat halinde olan İzmirli bir siyasetçinin kayınpederi olduğu ortaya çıkmıştı. Delili Temiz Eller Gazetesi.”
 
“İzmirli siyasetçinin kayınpederi olduğu ortaya çıkmıştı.” Haberinde yer alan siyasetçi Hamza Dağ’ı işaret etmekte.
 
Hamza Dağ basına verdiği açıklamalarda;
 
FETÖ'yle mücadelenin kararlı bir şekilde süreceğini vurgulayan Dağ, "40 yıllık bir süreçte kendisini gizlemeye odaklanmış bir yapı bir anda söküp atılamayabilir. Tamamen ortadan kalkması biraz süreç alacak. Ancak, önemli olan organizasyon becerisini ortadan kaldırmak. Ben şu anda organizasyon becerilerini ciddi anlamda kaybettikleri kanaatindeyim" dedi.
 
İnanıyorum ki, Hamza Dağ, aynı kararlılıkla FETÖ Mücadelesini sürdürmekte,
 
Bu yüzden dolayı, Sayın Hamza Dağ’a sorularımız var!  
 
İddialara göre, Savcılık Dosyasında 2 defa kaybolan biraz önce yayınladığım bilirkişi raporunun sonuç kısmındaki isimlere baktığınızda, sizin iş ortağınız olduğu söylenen Av Maksut Karaosman bu şahısların ve Gürmer Şirketinin avukatlığını yapması ve aynı zamanda Nevvar Salih İşgören Vakfında, maaşlı hukuk işlerini takip etmesi sizi rahatsız etmiyor mu? Eğer etmiyorsa, FETÖ ile mücadele eden AK Partinin bir Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı olarak o makamlarda bulunmanız Sayın Cumhurbaşkanımıza ihanet değil midir?
 
Her zaman söylediğim gibi şahsımın bugüne kadar hiçbir partiye üyeliği olmadı, ancak biraz önce yazdığım gibi, Ülkemin Bölünmez Bütünlüğüne sahip çıkmak adına, ülkemiz için tehlike olduğuna inandığım FETÖ Terör örgütüne çıkar sağlayan herkes benim için vatana ihanet ediyordur ve ne yazık ki Cumhuriyet Savcılığı’na intikal eden dosyada görüldüğü üzere Nevvar Salih İşgören Vakfı “FETÖ/PDY terör örgütüne çıkar sağladıkları, sonuç ve kanaatine varılmış olup, tespit ve değerlendirme sonuçlarını; Sayın Cumhuriyet Başsavcılığınızın takdir ve kararlarınıza arz ederiz.” Diye yazılan bilirkişi raporunun neden gereğinin yapılmadığı soru işaretidir.
 
Sayın Cumhurbaşkanımız, Nevvar Salih İşgören Vakfında olanları bilmemesi mümkün olabilir mi? Ya çok iyi perdelenmiş bir dosya ya da izlemedeler diye düşünmekteyim. 
 
Yeni bilgi gelirse, yazmaya devam ederim. Ancak bundan sonrası yargının işidir. Elbet süreci elimden geldiğince takip edeceğim.
 
 

 


Kaynak: