27.03.2016 22:14:14
Okunma: 2733
3 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
TÜCCAR KOMUTAN MASALI (1)

 
Bugüne kadar imar ile ilgili yazdım durdum, ben yazdım birileri rahatsız oldu, belediyeler elbirliği ile canhıraş eksiklikleri giderdi.
 
Aykırılık var dedim, inşaatlar mühürlendi. Sonrasında Planlı Alanlar Yönetmeliği bilmem kaçıncı maddesine göre uygun olduğu söylendi.
 
Tam imar planı mevzuatına adapta oldum, sular seller gibi ezberledim derken, şimdi de karşıma Planlı Alanlar Tip Yönetmeliği çıktı.
 
Tam onu da kavramaya başlarken, Planlı Alanlar Tip Yönetmeliğinin bilmem kaçıncı maddesi Danıştay tarafından bozuldu.
 
Mahkemeleri kazandık, Vali Beyin talimatıyla mahkeme kararları uygulanmadı.
 
Öğrenmiş olduk ki, Vali Talimatı mahkemelerin üzerinde imiş.
 
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü var olma sebebini unutup, topu ilgili belediyelerine attı.
 
Plan notlarını öğrenmek istemek, “şeref ve haysiyet maddesine” ihlal sayıldı.
 
Bu yüzden, imarı brakıp bugün sizlerle, hayal ürünü olan bir masal anlatmak istiyorum.
 
Nasıl olsa bugüne kadar yaptıklarım masal gibiydi, inanılmaz şeyler bahsettim.
 
Cezalar alındı, ne oldu?
 
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir..,
 
Tamamen hayal ürünü olan, bilinmeyen bir yer ve zamanda, bir Tüccar varmış.
 
Bu tüccar küçük bir yerde yetişmiş, dünya görüşü zayıf çiftçi ailenin çocuklarından biri imiş.
 
Sonrasında, küçük yerden büyük yere göç etmiş.
 
Yerleştiği yerde Tüccarlık yapmaya devam etmiş.
 
Her gün dükkan kapısının önünde tavla oynar, müşterileri ile hasbıhal edermiş.
 
Günün birinde, doğup büyümediği yere, hasbelkader komutan seçilmiş.
 
Komutanlığı sırasında, öyle elle tutulur bir şeyler yapmamış, sessiz sakin saygılı olmaktan ileri gidememiş.
 
Bir zaman sonra başkomutan ölmüş, komutanlar kendi aralarından birini rahmetli başkomutanın yerine geçirmek için toplanmışlar.
 
Her bir komutan kendini rahmetli komutanın yerine yakıştırmış
 
Bir kişi hariç, o da tüccar komutanmış.
 
Zaten komutanlığı daha benimseyememiş, başkomutanlığı rüyasında görse inanmaz, üstünün açık kaldığına yorarmış. 
 
Etrafında olan biteni sesiz sedasız izlemeye koyulmuş.
 
Diğer komutanlar şimdiden başkomutanlığın ince hesaplarını yaparmış.
 
Bizim tüccar bırakın başkomutan olmayı, kime oy vereceğini bile bilmezmiş.
 
Bölgenin ileri gelenleri, komutanları incelemeye başlamış, bu gelirse işimize taş koy koyar.
 
Bu gelirse, sözümüzü dinlemez gibi düşüncelerini paylaşmışlar. 
 
Sonrasında bizim tüccar komutan akıllarına gelmiş.
 
Sessiz, saygılı söz dinler işlerimizi yaptırırız diye oybirliği ile tüccar komutanda karar kılmışlar.
 
Sonrasında nemi olmuş, ikinci yazımda devam edeceğim.
 

 

Etiketler:

Misafir - 28.03.2016 11:56:26

  • Cesamin Özkan
  • Güzel bir anlatım. Allah İzmir'ide ülkemizi de böyle dört ayak üstüne düşen komutan görüntülü komutan bozuntularından korusun.
  • Misafir - 27.03.2016 23:43:00

  • Leyla Günaydın
  • Bizim köyde bu masalı çok anlatırlar. Ben masalın adını Ali Baba ( Tüccar Komutan ) ve Kırk Haramiler diye biliyorum.Sizin masalın devamını merakla bekliyorum.
  • Misafir - 27.03.2016 23:00:41

  • egeli
  • nivethanım izmir için yaptılarınız için teşekürler bu hikayenin sonunu biliyorum
  • Yazarın Diğer Yazıları