28.09.2014 16:26:07
Okunma: 4223
0 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
Tarihimize sahip çıkamayan bir toplumuz

 

Geçtiğimiz günlerde Konak Pier’e uğradım. Amacım geçtiğimiz günlerde haberini yaptığımız, 985 kişilik sinema için çalışmaların devam edip etmediğini kendi gözlerimle bir kez daha görmekti.

İnşaat tam gaz devam etmekteydi, tek fark çalışanların çoğalmasıydı. Herhalde olası bir durum olmadan inşaat bitirilmek isteniyordu, diye düşündüm.
 
Resimlerimi çektim, çektikçe şaşırdım, benim gördüklerimi neden yerel yöneticiler görmez diye kendi kendime hayıflandım.
 
Konak Pier’in tuvaletlere geçiş yolu tam bir mezbelelik görünümünde duvarlardaki kontrplaklar çatlamış yerlerde inşaat malzemelerinin naylonları oldukça çirkin görüntülerdi.
 
Kendi kendime söylenerek Pier’den çıktım Pasaport yönünde olan, demir kapının önüne geldim. Dışarıdan fotoğraflamaya kalktığımda, resmi elbiseli iki kişi fotoğraf çekemezsiniz dediler.
 
Umursamadım çekmeye devam ettim.
 
Görevli; “Fotoğraf çekemezsiniz dedim.”  Çekerim siz bana müdahale edeceğinize, tarihi katledenlere sesinizi yükseltin dedim.
 
Arkadan bir sesle irkildim.
 
“Bırakın çeksin”
 
Sanki o görevlilerin maaşını bu bey veriyormuşçasına, görevliler önümden çekildi.
 
Beyefendi, “hanımefendi burası yıkılıyordu, biz sağlamlaştırıyoruz.”
 
Pardon! Mevcut binayı sağlamlaştırmak bir yana üzerine yük bindiriyorsunuz.
 
Beyefendi, “Sit kurulundan iznimiz var”
 
Rant uğruna tarihi yok ediyorsunuz.
 
Beyefendi, “ARABESKLİK yapıyorsunuz”
 
Tarihe sahip çıkmaya çalışıyorum.
 
Beyefendi, “ilk yapıldığında, eski halinle niye sahip çıkmadınız?”
 
O an kaldım, adam haklıydı. O tarihlerde niye sahip çıkamadık sorusunun cevabı ben Türkiye’de değildim ve köşe yazarı da değildim. Eğer bugün ki gibi köşe yazarlığı yapsaydım elbet bu konuyu bir kez değil defalarca yazardım.
 
Aynı gün içinde Konak Belediyesi’ni defalarca aradım ancak sorularımı soracağım bir yetkili bulamadım. Tüm gün toplantıdan çıkmamış olacaklar ki her telefonumda kurum dışında toplantıdalar cevabını aldım.
 
Bu kez sit kurulunu aradım, Konak Pier’e bakan röportörde toplantıdaymış. Telefona bakan kişiye, hanımefendi toplantıda peki benim soruma cevap verecek başka kişi yok mu diye sorunca, telefon bir beye bağlandı. 
 
Telefonun ucundaki beye sordum, Konak Pier’de yapılan sinemadan haberiniz var mı?
 
Telefondaki bey, “bu konuda çok şikayet aldık, Konak Belediyesine ilettik. Bundan başka bir bilgim yok.” Diye telefonu kapattı.
 
Oturduğum yerde kendi kendime konuştum, şikayet var ve ilgili belediyeye bildirilmesi ile sorumluluklar üzerlerinden atılır mı? 
 
Etkin ve yetkin kurumlar arası yazışmalar, incelemeler yapılana kadar sinemanın açılışını etkin ve yetkin kişiler davetiyle açılır mı açılır.
 
Tarih yok olmuş kimin umurunda, zaten yetkili kurumlar sadece yazışır, sanırsınız ki postacılar. 
 
Bizden umudumu kesince Fransız Konsolosluğunu aradım, çarçabuk yetkili kişiye bağlandım. Olayı kısaca anlattıktan sonra, biz tarihimize sahip çıkamadık. Konak Pier’i yapan Eiffel Kulesinin Mimarı Gustave Eiffel’in yaptığına gelin siz sahip çıkın dedim.
 
Telefonun ucundaki ses, “duyarlılığınız için çok teşekkür ederim, elimden gelenin fazlasını yapmaya çalışacağım. Çok sağolun.”
 
 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları