28.6.2019 23:18:11
Okunma: 1608
0 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
ŞANTAJ İDDİANAMESİ (3)

 

Sizlerden empati yapmanızı istiyorum şimdi,

 
Yıllarca yerel yönetimlerde, yapılan tüm usulsüzlüklerin peşine düşeceksiniz,
 
Her gün gelen ihbarları, kendi hayat diliminizden çalarak büyük özveri ile,
 
Gecenizi gündüzünüze katacaksınız,
 
Bunun karşılığında, bir teşekkür beklerken,
 
Adi bir suçla, yargı karşısına çıkacaksınız,
 
İnanın o dönemde, kendi kendime bırak kızım, ne halleri varsa görsün diye,
 
Kendi hayatımı yaşamaya karar vermiştim ki,
 
E-maillerle destek veren hiç tanımadığım kişiler,

“siz bizlerin kahramanısınız, lütfen vazgeçmeyin, dualarımızla yanınızdayız vs”
 
Mesajları beni güçlendirdi, hatta daha da savaşçı yaptı diyebilirim,
 
Sadece tebrik mesajlarımı geldi?
 
Hayır!
 
Bizler daha ne olduğunu anlayamadığımız zamanlarda, ihbar yapan bir okuyucumuzun dosyasıyla ilgilenemedim,
 
O okuyucum bana tokat gibi bir mesaj yolladı,

“Ne o yolladığım dosyayı şantaj malzemesi yapamadın diye mi ilgilenmedin, küçük mü geldi”
 
Bir başka örnek ise, " size bir bilgi yollayacağım ancak düşünüyorum, yolladığım konuyu da şantaj malzemesi yaparmısınız diye"
 
O an bana tokat atılsaydı, daha iyi idi, adeta yıkıldım,
 
Önümde iki yol ayrımı vardı, ya yola devam edecektim, ya da vazgeçip,
 
Kendi hayatımı yaşayacaktım,
 
İyi de, nasıl olacaktı bu?
 
Başımıza gelen tüm bunlar neydi, bizleri sindirip, itibarsızlaştırarak kalemlerimizi kırmak istiyorlardı, 
 
Bir şekilde buna engel olmamız lazımdı,
 
En önemlisi itibarımızı iade almamız lazımdı,
 
Tüm bunlar yetmezmiş gibi, kızıma arkadaşları, gazete haberlerini gösterip,
 
Annen ŞANTAJ mı yaptı sorularına maruz kalması beni gerçekten yıktı,
 
Gazete haberleri çıktıktan sonra, tarafıma gelen ihbarları Cumhuriyet Savcılığından takip etmeye gittiğimde,
 
Görevli, vatandaşlık numaramı alıp, bilgisayardan kontrol ederken,
 
“hımm sizin hakkınızda şantaj iddianamesi varmış” diye manidar söylemleri,
 
Beni gerçekten çok yaraladı,
 
En acısı ise, bir gün çiftliğimden ağabeyimle dönerken, 
 
Polis aramasına takıldık,
 
Ağabeyim ve ben kimliklerimizi verdik,
 
Ağabeyimin nüfusu hemen iade olurken,
 
Beni beklemeye aldılar, polis arkadaşa hayırdır niçin bekliyorum dediğimde,
 
“siz sakıncalı kişisiniz” dediler,
 
Anlamadım bu nasıl bir üslup? 
 
“Hakkınızda davalar var”
 
O halde beni karakola götürün diye çıkışınca, bıraktılar,
 
Eve gider gitmez konuyu İçişleri Bakanlığına yazdım,
 
Yani anlayacağınız tüm bu yaşadıklarımı unutmam mümkün değil, 
 
Bugün benim can arkadaşım, bana gazeteciliğin inceliklerini öğreten Mutlu Tuncer bugün yazdığı yazının sonuna,
 
“Biz iyi insanlarız. Gelip özür dilesen seni ve arkadaşlarını affedebiliriz.  Ama egonuz izin vermez değil mi?”
 
Ben kendi adıma, asla affetmiyorum, onları ALLAH’A Havale ediyorum,
 
Basında çıkan haberlerden bazıları,
 
 
 
Yeniasır gazetesinde çıkan bu haberin altında Nivent K, Ahmet D, Mutlu T
 
 
 
Gazetelerde çıkan haberlerin son sayfalarında tam sayfa Folkart reklamları olması çok manidar değil mi?
 
 Yazımın başında, empati yapmanızı istemiştim,
 
 Sizlerin resimleri, Ulusal basında, Yerel Basında, İnternet Medyalarında, çıksaydı ne yapardınız?
 
Pazar günü devam edeceğim
 
 
 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları