14.02.2014 23:38:15
Okunma: 4143
2 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
Partiden gidenler mi suçlu, yoksa siz mi?

Seçim çalışmalarına yönelik daha bundan birkaç ay önce Kılıçdarooğlu “Ankette fark atan adayımızdır, bitti!” demişti. Ulusal basın manşetten haberleri vermişti.
 
Aday adayları canhıraç çalışmalara başladı, sokak sokak kapı kapı dolaştı. İsminin anketlere yansıması için geceli gündüzlü çalışmalarını sürdürdü.
 
Genel Başkanları “anketten kim çıkarsa demişti” üstelik birde konuşmasının sonunda, ”bitti” de demişti.
 
Anket dışında birçok şey daha demişti; “Bazen anket, bazen eğilim yoklaması...”
 
Hatta  “Bu benim yakınımdır türü tartışmaların benim için geçerliliği yok. Eğer bir aday adayı anketlerde diğerlerine olağanüstü fark atmışsa o bizim adayımızdır. Bitti" 
 
Peki, ne oldu da bitmedi ne oldu da, Partinin Genel Başkanı söylediklerini yuttu?
 
Gelelim CHP kalesine, Aziz Kocaoğlu aslında hepimizi uyuttu, dâhiyane bir seçim politikası uyguladı, il önce “başkan adaylığım için milyonda bir ihtimal yok” dedi.
 
Büyükşehir için aday adayları çıktı.
 
İlçe belediye başkanları derin bir oh çekti, Aziz Başkan aday değil bizimle uğraşmaz nasılsa diye, gardlarını alamadılar.
 
Sonra Binali Yıldırım aday olursa aday olurum dedi. 
 
Başkan adayları Binali Yıldırım İstanbul Adayı olur diye düşündüler.
 
Sonra ansızın Kocaoğlu aday adaylığı süresi sona ermesine rağmen, adayım dedi.
 
Herkes ortalıkta “Çete Davası” var CHP böylesi riski göze almaz dediler.
 
Yine yanıldılar.
 
Kocaoğlu’nun adaylığı kesinleşince bu kez ilçe belediye başkanları bir anda Kocaoğlu’nun etrafında kümeleşmeye başladılar. Kol kola girdiler sözler aldılar, şakalaştılar.
 
Kocaoğlu geçmiş yılların acısını birer birer aldı. Parti oy kaybedecek kimin umurunda.
 
9 Şubat akşamına kadar mevcut ilçe başkanları kendilerinin aday olacağından o kadar emindiler ki.
 
Akşam yattığımızda mevcut başkanların çoğu yerlerini korumuştu, Kocaoğlu’nun istediği de olmuştu. Sema Pekdaş Konak değil de, Karşıyaka adayı olarak açıklanmıştı
 
Kocaoğlu yetinmedi, İzmir’in patronu olarak gücünü bir kez daha ortaya koymalıydı, istifa resti ile kankasını görevlendirdi.
 
Gece yarısı tüm liste hiç edildi, bambaşka bir liste çıktı.
 
Hani ankette bir fazla çıkan adayımızdı. CHP tabanına hangi yüzle bunu açıklayacaksınız, Konaktan aday olan bir kişi nasıl Karşıyaka anketinden çıkabilir?
 
Arkanızda bıraktığınız, bugüne kadar CHP rozetini takan ilçe başkanlarını adeta kandırmadınız mı? Bunun vebalini sandıkta öderken, CHP’ye oy vermiş insanların yüzüne nasıl bakacaksınız?
 
Şimdi partiden gidenler mi suçlu, yoksa siz mi?
 
Resim çerçevesi aynı, ya içindekiler kim diye sormazlar mı?
 
Notlarım;.
 
Bana gelen kesin olmayan bir bilgiyi sizlerle paylaşmak istiyorum, DSP İzmir Büyükşehir adayı Prof Dr Birgül Ayman Güler olabilir mi? Olursa da çok güzel olur.
 

Bu akşam Kıbrıs şehitleri Alsancak’ta hummalı bir yemek varmış. İddialara göre Levent Piriştina, Memiş Sarı, Serkan Uçma bir araya gelmişler 

Etiketler:

Misafir - 16.02.2014 14:32:02

  • Misafir
  • Yeni CHP'ye (Cemaat, Abdullah GÜL, KIlıçdaroğlu) oy yok, oylarınızı gerçek Kemalist parti İŞÇİ PARTİSİ'ne verin, barajı geçmez demeyin bu masallarla kendinizi ve memleketi bu adamlara teslim etmeyin !
  • Misafir - 15.02.2014 00:13:45

  • Emeğe Yazık
  • Chp'ye gönül vermiş İnsanlar aday adayı oluyorlar,bunun için çaba gösteriyorlar canhıraş reklam tanıtım vs.Sonuç;Bir gecede değiştirilen listeler.Parti içi demokrasi nerede ? Birgül Ayman hanım DSP adayı oluşta Hakan Tartan ve diğer belediye başkan adayları ile seçime giderse Süleyman Bey'in " Üçüncü Alternatif" diye yazdığı muhabbet gerçekleşmiş olur.Kocaoğlu'nun listeleri belirlerken demokratik teamüllere uymadığı açık.Üçüncü alternatif beklentileri karşılar mı ?Doğan gurubunun rüzgarını alabilir ama tek rakibi Kocaoğlu değil elbette.
  • Yazarın Diğer Yazıları