14.07.2013 00:13:46
Okunma: 13366
1 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
Meclis üyelerini uyarıyorum…!

Meclis üyeleri sadece el kaldırıp indirerek geçen kararları oylamakla, her toplantıda “huzur hakkı” ücretini alarak, kentin geleceğine yönelik görevlerini yerine getirdiklerine inanmakta mıdırlar? Son günlerde meclis üyelerini çok sık hâkim ve savcıların karşısında ifade verdikleri yönünde haberleri bizzat yazmaktayım.
 
Hâkim karşısında ifade veren meclis üyelerinin bir kısmı, şikâyeti yapan kişi, yani benim planımın geçmediği için bir nevi kuyruk acımdan söz etmekteler. Yargı kararını hiçe sayıp oybirliği ile geçirdiğiniz plan için yine savcıya ifade verdiğinizde, yine bu hanımın kuyruk acısı var mı diyeceksiniz?
 
Ne yazık ki diyemeyeceksiniz, çünkü benim artık İzmir’e yatırım yapmak gibi bir niyetim yok! Kemalpaşa’daki yerimi satıyorum çünkü benim holdinglerim yok, belirli bir zümreye de katkım yok. Dolayısıyla benim planım çok masumane bile olsa geçmez, daha doğrusu geçemez.
 
Huzurevi yerine 35 katlı Recidence ya da AVM yapsaydım geçerdi….
 
Yatırımcı sıfatımdan daha çok köşe yazarı sıfatımı seviyorum, sağ olasın Aziz Başkan!
 
Şimdi yazdığım yazıyı çok dikkatli okumalarını tavsiye etmekteyim meclis üyelerine, yargı kararlarını uygulamamak gerçekten büyük bir suç, umarım İzmir Büyükşehir Belediye’sinin haklı sebepleri vardır, yoksa bu işin sonucu iyi görünmüyor. 
 
Elbet yargı en iyi mütalaayı yapacaktır, ben her zaman yargıya güvendim ve güvenmeye devam edeceğim.   
 
Buca Belediye’sinin mahkeme kararını gecikmeksizin uygulamasına karşın İzmir Büyükşehir Belediyesi Mahkeme kararını uygulamadığından geçen yazımda kaleme almıştım. Şimdi tüm bu gelişmeleri sizlere aktarmaya çalışacağım.
 
Buca Belediye’sinin 07.03.2005 gün 2005/50 sayılı meclis kararının iptali için, 3.İdare Mahkemesine 2006/558 no ile dava açılmış. 2007/15 no ile davacının lehine karar verilmiş. 
 
Buca Belediyesi, Danıştay 6. Dairesi 2007/2991 no ile itiraz etmiş. Danıştay 2009/2481 karar no ile; “Bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, bozma isteminin yerinde görülmeyerek anılan mahkeme kararının onanmasına karar vermiş.”
 
Buca Belediyesi 03.02.2010 tarih 2010/38 meclis kararında; “Mahkeme kararı Belediye İdaresine ulaştığından, İdarenin (Belediyesinin) kararın ulaşmasından itibaren, yasa gereği 30 gün içinde kararın gereğini yerine getirme zorunluluğu karşısında, Belediyece yasa kararı doğrultusunda işlem icrasına İmar ve Hukuk Komisyonlarınca oy birliği ile karar verildi.”
 
Buraya kadar her şey usulüne uygun gelişmekteyken, İzmir Büyükşehir Belediyesi 21 Haziran 2010 tarihinde, 38786 sayıl ile Aziz Kocaoğlu adına başkan vekili Sırrı Aydoğan imzalı, Buca Belediyesine hitaben yazdığı yazıda; İzmir Büyükşehir Belediye Meclis’inin 14.05.2010 gün 759 kararı ile uygun bulunmamıştır.
 
İzmir Büyükşehir Belediyesi yargı kararlarını uygulamama hakkı var mıdır?
 
Devam ediyoruz, İzmir büyükşehir Belediyesi, 14.03.2011 tarihinde meclis kararında imzası bulunan meclis 1. Başkanı Adnan Oğuz Akyarlı imzalı karar yazısında; “komisyonların raporu doğrultusunda rapora konu önergenin reddine.”
 
İzmir Büyükşehir Belediyesi komisyonlarının raporu idare mahkemesi ve Danıştay’ın üzerinde midir?
 
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, 28 Nisan 2011 tarihinde 2857/29288 sayılı ile Buca belediye’sine yazdığı yazıda ise, 14.03.2011 gün ve 247 sayılı kararı uygun bulunmamış, yürürlükteki imar planının mevcut haliyle korunmasına karar verilmiştir. İmza Aziz Kocaoğlu.
 
2006 tarihinde dava açılmış, 2007 yılında karar verilmiş ilçe belediyesi 2007 yılında Danıştay’da itiraz etmiş, 2009 yılında itirazı kabul görülmemiş. Buca Belediyesi ilk mecliste yargı kararını uygulamış. 
Büyükşehir Belediyesi yargı kararını uygulamamış ve iddialara göre bekletmiş. Oysa yargı kararları 30 iş gününde uygulanmak zorundadır. 
 
Büyükşehir Belediye bürokratları dosyayı hemen meclise  sunmaları gerekir iken  yeni 1/5000 ölçekli plan yapılacağından dolayımı bekletirler bilinmez. 2009 yılında uygulanması gereken planı, 04.03.2011 tarih ve 05.247 sayılı karar ile  ret ederler.
 
İzmir Büyükşehir Belediyesinin 1/5000 ölçekli planını Plancılar Odası iptal ettirir, bunun üzerine Buca Belediye’si yargı kararının gereğini 2. Kez uygular.
 
Büyükşehir belediye meclisi  mahkeme kararına istinaden onaması gereken kararı 10.06.2013 gün 05.833 sayılı karar ile yine ret eder. 
 
Ret gerekçesi yasal mıdır, değil midir bunu ben tartışamam, ancak yargı kararının uygulanmaması Anayasaya olan inancımızı zedeler ve bunun suç olduğunu bilirim.
 
Meclis üyelerini yönlendiren karar almalarını sağlayan nazım planda görevli personelin açıklama raporlarında ne yazıyor bilemiyorum, ancak bu yazımla birlikte İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Cumhuriyet Savcılığına yargı kararlarının hiçe sayılmasına yönelik suç duyurumu yaptım. 
 
Sonucunu hep birlikte yaşayıp göreceğiz.
 
Aşağıda şikayet dilekçemi, sizlerle paylaşıyorum.
 
 
T.C.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına
İzmir ili Buca ilçesi 166 ada 7 parselde bulunan taşınmaz ile ilgili İzmir 3. İdare mahkemesi tarafından Esas:2006/558 Karar:2007/15 sayılı ile Belediye meclisi tarafından alınan kararı iptal etmiştir. 
Bu iptal gerekçesine istinaden temiz için Danıştay a başvurulmuş ve Danıştay 6 dairesi Esas:2007/2991 Karar 2009/2481 sayı ile kararı onamıştır. Onanan bu karar neticesinde Buca Belediyesi mahkeme kararının yerine getirilmesi amacıyla meclisçe 03.02.2010 tarih 2010/38 karar almıştır. 
Söz konusu Buca belediye meclis kararı onay için İzmir Büyükşehir Belediyesine gönderilmiştir. Ancak Büyükşehir Belediyesinin nazım plan şube müdürlüğü yetkilileri mahkeme kararının yerine getirilmesi için işlem yapmaları gerekir iken dosyayı beklettirerek yani hemen meclis gündemine alınması için yapmaları gereken işlemleri yapmayarak aradan beli süre geçmesini sağlayarak meclise havale etmişlerdir. 
Büyükşehir Belediye Meclisi de 14.05.2010 gün 759 sayılı karar ile mahkeme kararının gereğini yerine getirmeyerek ret etmiştir. Mahkeme kararının uygulanması esastır. 
Büyükşehir Belediyesinin ret gerekçesinin yerinde değildir. Nedeni de şöyledir. İmar planlarının iptali neticesinde imar planının yeni bir karar ile eskiye dönüşünde mahkeme kararı esas alınır. Plan müellifi ve açıklama raporu olmaması mahkeme kararının uygulanmasına engel teşkil etmez. 
Yargılanma usul kanununda böyle bir hüküm yoktur. Buca Belediye Meclisin ilk almış olduğu 07.03.2005 gün 2005/50 sayılı kararında plan açıklama raporu ve plan müellifi yok ise İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi bu kararı 12.12.2005 gün 1062 sayılı karar ile neden onaylamıştır. 
O zaman eksiklik varken plan değişikliğini onaylayan Büyükşehir Belediye Meclisi mahkeme kararı olmasına rağmen 14.05.2010 gün ve 759 sayılı kararı ile eksiklik var diye onamamıştır. Bu bir çelişkili durum yaratmıştır.
Buca ilçesi 626 ada 57 parselle ilgili  arsa sahibini başvurusuna istinaden buca belediye meclisi dosyayı 04.04.2005 tarih ve 2005/58 sayılı karar ile ret eder.Daha sonra taşınmaz maliki mahkemeye verir ve mahkeme  yani İzmir 4. İdare mahkemesi esas.2005/775  karar:2007/2010  sayılı kararı ile  04.04.2005 tarih 2005/58 sayılı meclis kararının doğru olduğa karar verir.
Malik Danıştay!a temyize gönderir ve İzmir 4. İdare mahkemesinin kararını 1/5000 ölçeğe aykırı olduğundan bozar.Danıştay 6. Dairesinin kararına istinaden buca belediye meclisi kararda belirtilen gerekçeye istinaden mahkeme kararının gereğini yapar ve buca belediye meclisi 01.10.2010 tarih ve 2010/206 sayılı kararı  ile gereğini yapar.

Bunun üzerine büyükşehir belediyesine gönderir. Büyükşehir belediye bürokratları dosyayı hemen meclise  sunmaları gerekir iken  yeni 1/5000 plan yapılacağından dolayı bekletirler. Ve 14.03.2011 tarih ve 05.247 sayılı karar ile  ret ederler. 

Gerekçede nazım imar plan kararlarına ve plan notlarına istinaden ret ederler. Ret etmeleri yasal değildir. Niye dosyayı beklettiler çünkü 14.01.2011 tarih 05.90 sayılı meclis kararı ile yeni nazım plan yaptılar ve bu planda konut alanı olan taşınmazı yani 626 ada 57 parseli sosyal kültürel alana çevirdiler. 

Bu olamaz 14.01.2011 tarih ve 05.90 sayılı kararı almadan önce bu dosya Büyükşehir’e gitmişti. derhal mahkeme kararının uygulanması gerekiyor idi ama yapmadılar. 

14.01.2011 tarih ve 05.90 sayılı karar ile 1/5000 lik planlar şehir plancıları tarafından açılan dava sonunda iptal edildi. Daha  ret edilen dosya tekrar Buca Belediye meclisince 01.03.2013 tarih ve 37 nolu karar ile ret gerekçesi yerine getirilerek karar verilir ve onay için Büyükşehir’e gönderilir.

Buca Belediyesi yargı kararının gereğini ikinci defa yapar.

Ancak Büyükşehir Belediye Meclisi  mahkeme kararına istinaden onaması gereken kararı 10.06.2013 gün 05.833 sayılı karar ile yine ret eder. Ret gerekçesi yasal değildir. 

1/1000 ölçekli planların 1/5000 ölçekli planlara uygun olması  3194 sayılı yasanın 5 ve 6 maddeleri gereğidir. Bu bakımdan eşdeğer yer koşulu öne sürülemez.

Çünkü 1/5000 liklerde sosyal kültürel tesis alanı yok. Olmayan bir şey için  eş değer yer ayrılması düşünülemez. Diğer taraftan ret gerekçelerinden bir tanesi kurum görüşünün olmasından söz etmektedir.  Sosyal ve kültürel tesisi yapacak idare belli değil. Hangi kurumla yazı yazılacak.

Tüm devlet kurumlarına yazı yazmak mümkün değil, kaldı ki Buca Belediyesi bu türlü alanlarda tesisler yapmaktadır. Buca Belediyesinin ihtiyacı olsaydı bu kararı almazdı. Bunu bile yapmak mümkün değildir çünkü ortada bir mahkeme kararı var.

Mahkeme kararı olduğundan dolayı resen meclis onamak zorunda. 

Diğer gerekçe ise bir o kadar düşündürücüdür, öncelikle yapılacak 1/5000 ölçekli nazım planda değerlendirilmesi gerekir denilmektedir. Böyle bir şey mümkün değildir. Büyükşehir Belediye Meclisi gerek ilk kararı olan 14.03.2011 gün 05.247 sayılı ile gerekse 10.06.2013 tarih 05.833 sayılı kararı ile mahkeme kararını  yasal olmayan gerekçelerle yok saymıştır. Mahkeme kararını uygulamak zorundayken uygulamamıştır. 

Burada önemli olan ve meclis üyeleri ile komisyon üyelerini yanlış yönlendiren nazım plan da görevli olan personelin açıklama raporlarıdır.

Sonuç; Mahkeme kararlarını uygulamayan Belediye Başkanı ve diğer kamu görevlileri, Mahkeme kararını uygulamadıkları için “görevlerini kötüye kullanma” suçlarını işlemişlerdir. Ayrıca T.C Anayasası’ na aykırılığın cezalandırılması için TCK. 309. maddesinde yazılı “Anayasayı ihlal” suçu da işlenmiştir. 


Nivent Kurtuluş
 
 
 
 

Etiketler:

Misafir - 15.07.2013 11:54:35

  • KARŞIYAKALI
  • NİVET HANIM. KARŞIYAKA ZİYA GÖKALP KÜLTÜR MERKEZİ ARKASINDAKİ BÜYÜK YEŞİLAN PARKI AĞAÇLAR KESİLDİ TALAN EDİLDİ PARKIN YERİNDE YELLER ESERKEN İNŞAAT İŞLERİ BAŞLADI BU KONUYU İNCELERSENİZ GÜZEL ŞEYLER ÇIKARABİLİRSİNİZ. GEZİ PARKINI PROTESTO EDERKEN BURNUMUZUN DİBİNDEKİ PARK YOK OLUYOR. CHP İL VE İLÇE BAŞKANLARI BUNU NEDEN GÜNDEME GETİRMİYORLAR. Sİ İNCELERSENİZ HERŞEYİ BULABİLİRSİNİZ. BİRKERE HABER YAPSANIZ ZATEN NE OLDUĞU OTOMATİKMAN SİZE GELİR.
  • Yazarın Diğer Yazıları