04.06.2013 13:36:04
Okunma: 5004
0 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
İki farklı karar

 

“BEDK”nın açılımı, Bilgi Edinme Denetleme Kurulu.

EXPO bugüne kadar nereye ne harcamış, bu kurumda kimler çalışmakta ve yurt dışına kimler götürülmüştür sorularımızı, EXPO yanıtsız bırakmıştı. 
 
Bunun üzerine geçtiğimiz yıl BEDK’ya itirazlarımızı yaptık. 9 Kurul üyelerinin imzasıyla karara itirazımız haklı görülmüş olup, bilgi ve belgelerin verilmesi kararı çıkmıştı.
 
EXPO bu karar sonrasında, BEDK karar yazısının kendilerine ulaşmadığını öne sürerek, bizlerle yüz yüze görüşme talebinde bulundular.
 
İlk görüşmemiz, EXPO genel sekreter yardımcısı ve harcamalara bakan bir kişi ile oldu. Bu görüşmede, Süleyman Gençel’in hiçbir sorusuna cevap alamadığımız gibi sürekli BEDK’nın verdiği kararına itiraz edileceğinden bahsedildi.
Sorularımız yanıtsız kaldı.
 
Daha sonra, EXPO genel sekreteri Ergüder Can’ın daveti üzerine bir kez daha görüşmeye gittik. Ergüder Can Bey sorularımızı yanıtlamak yerine, sürekli EXPO’nun İzmir’e katacaklarından bahsedip durdu durmasına da, bir türlü konunun özüne inemedi. 
 
Konuşma boyunca, Ergüder Can Bey’in sorularımıza cevaplarında yetersizliğini izlerken şaşkınlığım arttı, Süleyman Gencel nerede kaç delegenin olduğunu bilirken Ergüder Can Bey, sürekli lafı dolandırıp topu taca atıyordu. Süleyman Gencel topu alıp tekrar orta sahaya getiriyordu.
 
Ancak ne yazık ki top dolandırmanın dışında hiçbir verim alınamayan bir toplantı yaşadık, eğer EXPO toplantıları da böyle oluyorsa kazanmak hayal olur.
 
BEDK verdiği kararı değiştirdiğini, konuya bakan roportörden bizzat telefonla öğrendim. 
 
BEDK önce, bilgi edinmenin şeffaflığına atıfta bulunacak, sonrada kamunun paralarından oluşan bütçenin açıklanması gerektiği kararı alacak. Sonrada pardon 9 kurul üyemiz yanlış karar vermiş diyecek.
 
Lakin yanıldıkları, atladıkları çok şey var.
 
Demokratik ülkelerde, bilgi edinme hakkı, temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasında vazgeçilmez haklardan biri olarak kabul edilmiştir. Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen iş ve işlemlerle ilgili olarak bilgi edinilmesi yasalaştırılmış bir haktır.
 
EXPO’ya aktarılan paralar özel şirketlerden aktarılmış olsaydı bu bilgiler elbet bizleri ilgilendirmezdi, ancak bu paralar kamudan aktarılan para ise bizleri ilgilendirir.
 
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.” 
 
EXPO ilk cevabi yazısında; Devlet sırrı kapsamında olduğu izlenimi vermiş. “Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, milli savunmasına ve milli güvenliğe açıkça zarar verecek ve niteliği itibariyle devlet sırrı olan gizlilik dereceli belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışında tutulmuştur.” 
 
Devlet sırrı kavramını araştırdım. “ Başbakan’ın başkanlığında, Adalet, Milli savunma, İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarından oluşan “Devlet Sırrı Kurulu”na ait olduğu” belirtilmiş.
 
EXPO’nun harcamalarının devlet sırrı kavramıyla örtüşmediği aşikârdır. Biz açıklanması halinde devletin dış ilişkilerine, milli savunmaya zarar verebilecek bilgi ve belgeleri istemiyoruz. 
 
Devlet sırrı kararı tutmayınca, bu kez Bilgi Edinme Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca açıklanması ya da zamanından önce açıklanması halinde, ülkenin ekonomik çıkarlarına zarar verecek veya haksız rekabet ve kazanca sebep olacak bilgi ve belgeler, kanun kapsamı dışındadır”  maddesinin arkasına gizlenmeyi tercih etmekteler. 
 
Ancak 21.10.2011 tarihinde, Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan ve altında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan imzası bulunan kanun tasarısında; “Devlet sırrı niteliği taşıyan belgeler ve diğer gizli bilgi ve belgeler biçiminde iki ayrı kavram ele alınmıştır, tasarıda düzenlenen sırlar, devlet birimlerine ait gizliliklerle ilgili olup, gerçek kişilerle özel hukuk tüzel kişilerine ait gizlilikler bu kapsam dışındadır” denilmektedir.
 
Şimdi, EXPO ne cevap verecek? Devletin kurumlarından aktarılan paralarla oluşturulan bütçenin hesabını vermek zorunda, diğer yandan da gerçek kişilerle özel hukuk tüzel kişiliğinden dolayı, devlet sırrı kapsamına giremiyor!
 
Ayrıca istenen bilgi belgelerde gizlilik dereceli açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilinir nitelikteki belgeler birbirinden ayrılarak tarafımıza verilebilirdi. Bu seyahatlere kimlerin gittiği ya da bu kurumda çalışan kişilerin maaşlarının açıklanması devlet sırrı değilken açıklanmıyorsa eğer, bizlerin paralarının çarçur edildiği düşüncesine kapılmaktayız. 
 
Bu konuyu en iyi Süleyman Gencel sizlere açıklayacaktır, yargının vereceği kararı da sizlerle paylaşacağız.
 
Notlarım;
 
1 - İZKA’nın yolladığı cevap yazısı da ne yazık ki yeterli değil, bu kadar zor mu açıklamak, kimin parasını kimden saklıyorsunuz?
 
2 - İzmir 9. Sulh Ceza Mahkemesi’nde, hangi belediyenin davası görülecek, gelecek yazımda yer vereceğim. 
 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları