30.06.2013 21:37:32
Okunma: 6641
4 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
Fethullah Gülen

 

Yıllardır İzmir’de imar ile ilgili usulsüzlükleri yazdım; “Bu planların sahipleri kimdir” diye düşünmeden. Önce inceledim, sonra sizlerle paylaştım.

Uzun zamandır, farklı isimlerden “Şifa Hastanesi’nin ruhsatlarını da incelemeniz gerekiyor” şeklinde uyarı mailleri aldım.
 
Hatta, “Hoca Efendi’yi yazmak cesaret ister” dediler.
 
Okuyucularımın anlamadıkları bir gerçek var. Bizler incelemeden hiçbir konuyu yazmıyoruz. İncelemek de doğal olarak zaman alıyor.
 
Önce milyonları etkileyen bir kişinin ruhsatsız ya da ruhsat eklerine uymayan yapılar yapacağına inanmadım, daha doğrusu inanmak istemedim.
 
Ben beş vakit namazında değilim, dini vecibelerimi tam anlamıyla getirmiyorum da. Ancak Allah’tan hem çok korkar hem de canı gönülden inanırım. Her olumsuzluk yaşadığımda, “Sen bilirsim Allah’ım, sen her şeye kadirsin” derim. Ardından da “HER ŞER'RİN ALTINDA BİR HAYIR YATAR” diye düşünürüm.
 
Kısacası, milyonların inandığı bir kişinin, hele ki bu kişi hoca efendi ise “Yanlış yapmaz” dedim. Ben kendisini tanımam. Türkçe Olimpiyatları nedeniyle gururlandım. Hatta “İşte budur” diyerek tüm ön yargılarımdan arındım. 
 
Her kim olursa olsun böylesine bir organizasyonu yapan, düşünen kişi takdir edilir. Gerisini bilemem.
 
Fethullah Gülen’in web sitesini incelerken, “İnsanların Yaptıkları Hile ve Oyunlara Aynen Karşılık Verebilir miyiz?” makalesinde şu cümleyi okudum. 
 
 “İsimlerinden de anlaşıldığı üzere, hile ve oyun, inanan kimselere yakışmayan çirkin şeylerdendir. Hak bir din, doğru bir yol ve nurlu kitap, hileyi ve oyunu şiddetle reddeder. Evet, en olgun insanlık mertebesine namzet, eşsiz rehberin müstesna cemaatı, namzet oldukları yerin yüceliği kadar, hile ve aldatmadan uzaktırlar..”
 
Aynı makalede yine şöyle deniliyor:
 
“Hilenin, inanan insana yaraşmadığını, biraz da umumileştirerek, aşağıdaki şekliyle takdim etmek istiyoruz:
Hedefi hak olan bir cemaatin, hedefine ulaşmasının en mühim bir şartı, hak olan yol ve vesilelerden ayrılmamasıdır. Bâtıl bir hedefe, bâtıl bir yolla varılır veya varılmaz; bunun her zaman münakaşası yapılabilir. Ancak; bâtıl yol ve vesilelerle, hak olan hedefe varmak, ilahî prensipler açısından mümkün olmadığında şüphe yoktur. Ne acıdır ki, günümüzde, doğruyu ve doğruluğu temsil ediyor gibi görünen pek-çok zümreler, kendilerine bir menfaat getireceği mülahazasıyla, gayr-i meşru vesilelere başvurmakta ve hatta bu davranışı, hasımlarına karşı muvaffakiyetin tek yolu olarak görmektedirler.
Ticaretin esası doğruluk ve emniyettir. Hile ve iş oyunları ise, bu iki hususu da temelinden sarsar. Hile ve aldatmaya tevessül eden insan, ticarî hayatında, emniyet ve itimat edilmez bir insan olarak tanınır. Bu ise inanan bir insan için, oldukça haysiyet kırıcı bir husustur. Bir de buna, 'Aldatan bizden değildir' şeklinde yapılan tehditler ilave edilecek olursa, aldatmanın tamamen, aldatanın aleyhinde cereyan ettiği ortaya çıkar.” Sızıntı, Eylül 1981, Cilt 3, Sayı 31;
 
Bu söylemleri yıllar önce geliştiren, “hoca efendi” adlı kişiye ait olduğu söylenen hastaneler ruhsat eklerine aykırı olabilir mi?
 
Milyonların inandığı bir kişi ruhsat eklerine aykırı bir hastaneye müsaade etmez, etmemeli. Bunu yapan yöneticilerine gereken cezayı vereceğine inanıyorum. 
 
Bornova Belediyesi Şifa Hastanesi’ne dair gerekli tüm yanıtları zamanında tarafıma yolladı.
 
Konak Belediyesi 2012 yılının son günlerinden bugüne hala inceliyor ki, cevap verilmedi.
 
Balçova’da Palmiye Alışveriş Merkezi’nde de Şifa Hastanesi faaliyete başlayacakmış, planlarını incelemekteyim.  
 
İddialara göre Balçova’daki Uğur Camii yanında bulunan yurt binası da Gülen Cemaati’ne ait. Ve ne yazık ki bu bina da ruhsatsızmış. 
 
Fethullah Gülen’in sitesinde yazıları okuyan kişinin aklına gelen ilk düşünce, “Eğer Hoca Efendi bunları bilmiş olsaydı sopayla kovalardı bu işlere tevessül edenleri” olurdu.
 
Ben inanmak istiyorum!
 
Notlarım;
 
1 - Pazartesi günü meclis toplantılarından çıkan kararları dikkatle inceleyeceğim, çok enteresan planlar geliyor yine.
 
2 - Bilgin Erünal davası yakında sonuçlanacak. Bunca meclis üyesi yargılanırken, plan hala yürürlükte. Bu plan için 2. İdare Mahkemesi’nde, arsa paydaşlarından İbrahim Gök tarafından Karabağlar Belediyesi’ne açılan 2009/1160 Esas 2010/399 nolu dosya nedense İbrahim Bey tarafından geri çekilmiş. Ayrıntıları sizlerle paylaşacağım.
 
3 - Temmuz ayında, 9. Sulh Ceza Mahkemesi’nde, Narlıdere Belediye Başkanı’nın ifadesine başvurulacak. Biz de öğreneceğiz 22.000 metrekarelik bir inşaat alanına nasıl 44.000 metrekare ruhsat verilmiş? Ne gerekçe gösterilmiş? Fark 100 metrekare, bin metrekare değil 10.000 metrekare de değil. Tam 22.000 metrekare.
 
 
 

Etiketler:

Misafir - 25.05.2016 07:13:10

  • Canan Denizci
  • CHPli bir belediyenin tüm icraatlarının yasalara uygun olacağına inanmak isterdim, ancak gerek İzmir'de gerek Çeşme'de gördüklerim ve duyduklarım bunu yalanlamaktadır. İmar kirliliği göze çarpacak bir şekilde artmış gözüküyor. Bu dönemlere imza atmış olan belediye başkanları ve imar müdürleri günü gelince hesap vereceklerini akıllarının bir köşesinde tutsunlar. Görevlerini kötüye kullanarak CHPye umut bağlamış olan seçmenlerin güvenini de kötüye kullanmaktalar. Bu gidişin sonu hiç hayırlı görünmüyor.
  • Misafir - 12.11.2014 09:37:53

  • Gözüm açıldı...
  • Yani ilk defa okuyorum sizin yazılarınızı...pes dedim İzmir'de muhalefet olduğunu yeni anlıyorum ve sizi tebrik ediyorum çok cesursunuz.
  • Misafir - 09.07.2013 17:02:22

  • Misafir
  • Toplumumuzun ve Güzel İzmir'imizin güzel insanları iyiki varsınız,hile ve çıkarını düşünerek bu topluma zarar veren kim olursa olsun cezasını eninde sonunda çekecektir Kucak dolusu sevgilerimi sunuyorum,
  • Misafir - 01.07.2013 11:12:06

  • İzleyici
  • İyi ki varsınız. başka söze gerek var mı? Sizi çok seviyoruz.
  • Yazarın Diğer Yazıları