26.06.2015 23:02:24
Okunma: 2968
1 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
Elimden gelen budur!

 

İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Buğra Gökçe ve Ali Evren ŞENDUR hakkında, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. Kurul’da Kamu Dosyası 24.06.2015 tarihinde açıldığı ile ilgili bir haber yaptık.

Konunun ayrıntılarına geçmeden önce, kimse yargılanmadan suçlu değildir, yargılama neticesini beklemek lazım diyorum.
 
Konunun ayrıntılarını nasıl yazdığımı merak edenler olabilir. Anlatayım efendim.
 
Öncelikle şikayeti yapan kişi ile aylar öncesinde bir röportaj yapmıştık. Zeki Öcalan büyükşehir belediyesinde çalışanı idi, gördüklerini üstlerine anlattığı için işten atıldığını iddia etmekte. İddia diyorum çünkü yanında değildim. 
 
Ben objektif olmak zorundayım, bugüne kadar belgesiz tek kelime yazmadım. Bana gelen ihbarların her birini söze dayalı yazsaydım yer yerinden oynardı.
 
Önce araştırıyor sonra yazıyorum. Konuyu daha fazla dağıtmadan hemen konuya gireyim de sizleride meraktan kurtarayım.

Zeki Bey iddialarını önce, konuya ilişkin bir yığın fotoğrafları da ekleyerek Cumhuriyet Savcılığı’na yaptı. Hatırlarsanız o tarihlerde Gaze-temiz.com’da büyükşehir araçlarının ihalesi yapılan alanda ne iş var diye defalarca resimleriyle haber yapmıştık.
 
Cumhuriyet Savcılığı Zeki Öcalan’ın önce ifadesini aldı sonra suçlanan kişilerin memur olması sebebiyle İzmir Valiliğine dosyayı araştırması için yolladı.
 
İzmir Valiliği araştırmasını bitirdikten sonra, İzmir Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğünün 01.06.2015 tarih ve 101 sayılı kararıyla hakkında incelme yapılan Buğra GÖKÇE ve Ali Evren ŞENDUR hakkında verilen “soruşturma izni verilmemesi” kararını verdi.
 
Kararı alır almaz, derneğimize gelen Zeki Bey benden yardım istedi. Kararı enine boyuna inceledim. Artık soruşturma evraklarını, kanunları o kadar iyi öğrendim ki, kararda eksiklikleri hemen fark ettim ve iki gün süre istedim.
 
Bu arada Aziz Başkana teşekkürlerimi sunmadan geçemeyeceğim. Sağ olasın Kocaoğlu bana yeni bir meslek edindirdin. Hayatım boyunca sizi hiç unutmayacağım.
 
İki günden sonra, Zeki Bey adına itirazı yazdım, eklerini hazırladım ve İzmir Valiliğine Zeki Bey teslim etti.
 
Sizlerle itiraz dilekçemi paylaşmadan evvel,  Zeki Öcalan gibilerin çoğalması dileğiyle diyorum. 
 

T.C

İzmir Valiliği

İl İdare Kurulu Müdürlüğü’ne

Karar No;        101

Karar Tarihi; 01.06.2015

Tebliğ Tarihi;09.06.2015

İtiraz Eden;   Zeki ÖCALAN

                  

KONU;            İzmir Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğünün 01/06/2015 tarih ve 101 sayılı kararıyla hakkında incelme yapılan Buğra GÖKÇE ve Ali Evren ŞENDUR hakkında verilen “soruşturma izni verilmemesi” yönelik karara karşı itirazım ile kararın kaldırılması istemimdir.

 

AÇIKLAMALAR:

Tarafımca hakkında inceleme yapılan şahıslar hakkın yaptığım BİMER şikayetleri ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/16784 soruşturma sayılı dosyaları üzerine şüphelilerin kamu görevlisi olması sebebiyle şüpheliler hakkında İzmir Valiliği'nden soruşturma izni istenmiştir.

Sayın Valilik Makamı tarafından yürütülen inceleme neticesinde ise hiçbir somut bilgi ve belge dayanılmaksızın yargılama gerektiren ve ciddi emareler içeren suça konu olaylar nedeniyle ilgililer hakkında (sadece ilgililerin beyanına itibar edilerek) soruşturma izni verilmemesine karar verilmiştir.

Oysaki bahse konu iddialarımın tamamı adli makamlar huzurunda tanık beyanlarıyla ve resmi belgelerle ispatlanacaktır. Bahse konu işler kamu yararına yapılmamıştır. Kamu yararına yapılan işlerin açıkça ve belgeleriyle ispat edilmesi gerekir.

Ayrıca, İzmir Valiliği tarafından atanan muakkip tarafından hazırlanan raporda;

1-    “iddiaya konu inşaat alanlarından çıkarılan taş ve dolgu malzemesinin şehrin noktalarında kamu hizmetinde kullanılmak üzere duyulan ihtiyaç üzerine taşıması, kullanılması ve değerlendirilmesi, ilgili inşaat alanlarından çıkarılan taş dolgu malzemesinin şehrin değişik noktalarına kamu hizmetinde kullanılmak üzere duyulan ihtiyaç üzerine taşınması, kullanılması ve değerlendirilmesi, ilgili inşaat firmalarına hafriyat taşıma bedelinin düşürülerek hak edişlerde eksiltme yapılması işleminde kamu yararının korunması ve kamu hizmetinin devamlılığının hedeflendiği alınan tanık ve haklarında ön inceleme yapılanların beyanlarıyla ortaya konulduğundan, atılı suçun işlendiğinin somut ve emarelerle ortaya konulmadığı.”

Atanan muakkip, şikayete konu olan dilekçemde bahsettiğim taşıma ve hafriyat işlerinin gerçekleştiğini raporda açıkça yazmasına karşın yapılan işlemlerin kamu yararına olduğunu nasıl tespit ettiğini ve ilgili inşaat firmalarından hangi işlerde hak edişlerinden kesinti yapıldığını somut olarak ortaya koymuş mudur ki, benim iddialarımın somut olmadığı kanaatine varabilmiştir? Ayrıca haklarında ön inceleme yapılan kişilerin beyanlarıyla nasıl rapor tutabildiğinin açıklanmasını talep etmekteyim. Ayrıca; “şehrin değişik noktalarına kamu hizmetinde kullanılmak üzere duyulan ihtiyaç üzerine taşınması” Şehrin değişik noktaları ibaresinden ne anlaşılmaktadır, hangi bölgelere taşındığı ve hangi kamu hizmetinde kullanıldığının açıklanmaması, atanan kişi raporunda yer alan somut emarelerle ortaya konulmadığı açıktır. Ayrıca Fen İşlerine ait araçlar 2013 yılından beri çalıştırılmaya devam ettiği iddialarının araştırılmasını istemiş olmama karşın, bu konuda tarafıma iletilen raporda bu konuya yer verilmediği.

2-    Fen İşleri İZBETON tesislerinde bulunan ve belediyeye ait işçi lokalinde elde edilen gelirler ile ilgili şikayetim ise; “bahse konu yerin kar amaçlı ticari bir tesis niteliğinde bulunmadığı, iddianın diğer boyutlarının ise sübut bulunmadığı.” Denilmekte peki kar amacı olamayan müessesede içilen çay vb içecekler ve diğer satışı yapılan ürünler için çalışan işçilerden bedeli alınmakta olmasına karşın bu paraların nereye gittiği konusunda bilgi verilmediği gibi kar amacı tesis niteliğinde olmayan bir yerde olsa da alınan bedellerin fişi verilmek zorunda ve elde edilen gelirin beyan edilmesi gerektiğinden ve toplanan paraların akıbeti yönünden konunun, tekrar incelenmesini talep etmekteyim.

3-    Demir Kaynak atölyesinde alınan malzemelerin listesinin incelenmesi yapıldığına dair en ufak bir kelimeden söz edilmediğinden, bahse konu yerde alınan malzemelerin nerelerde kullanıldığının araştırılmasını talep ediyorum.

Sonuç;

Tüm bu hususlar hafriyat işlerinde çalışan kamyon şoförleri dinlendiğinde de ortaya çıkacaktır, (bu olaydan sonra şoförle baskı altına alınmış ve arkadaşım Bülent USTA fen işlerinde uzaklaştırılarak başka bir birime sürgün edilmiştir.) Ayrıca günlük tutulan araç çalışma cetvelleri celp edildiğinde de fen işlerine ait araçların söz konuş yerlerde kamu yararı dışında çalıştığı ortaya çıkacaktır.

Açıkladığım nedenlerle Sayın Valilik makamının soyut beyanlara dayanarak yürüttüğü inceleme neticesinde vermiş olduğu soruşturma izni verilmemesine yönelik kararının kaldırılarak tekrar incelenmesini talep ediyorum.

18/06/2015

Zeki ÖCALAN

 

 

Ek:1-İzmir Büyükşehir Belediyesinin 17/04/2015 tarih ve 60169311.62201-894 sayılı yazısı

Ek;2 Cumhuriyet Savcılığına ibraz ettiğim resimler

Ek;3 Teslim ve tesellüm belgesi

 

 

                  

 

Etiketler:

Misafir - 28.06.2015 12:17:09

  • Cesamin ÖZKAN
  • Fotoğraf çok net şeyler anlatıyor. Bu fotoğrafın anlattıkları Aziz Kocaoğlunun Recep Tayyip izmire geldiğinde onu koktuğuna buyur etmesi ve yanında emir eri gibi esas duruş niteliğinde topuk selamınıda verdiğini çağrıştıran fotoğraf ile çok örtüşmektedir. Çok belliki Aziz Kocaoğlu AKP iktidarı ile çok uyumlu bir çalışma içerisindedir. Bakın büyükşehir ile ilgili olan bir olayda valililiğin kurulları ne kadarda hassas davranmış ve şikayetçi memur arkadaşı neredeyse suçlu bulmuş. Vah izmir vah ve vah CHP vah. İzmir ve CHP kimlere kalmış. Bir kentin kültür düzeyinin çok gerisinde olanlar o kentin ancak sıkıntısı ve ızdırabı olurlar. İzmir bunu yaşıyor ve Türkiye'de aynısını yaşıyor. 1945 lerden bu yana böyle değerleri zayıf, seçicilik yeteneği yoksun yoksul ve cahil bırakılan halkımız ne yazıkki başlarına çorap ören kişi ve yönetimleri ve bu arada kurunun manasına yaşta yanmıştır. İşte İzmir bunu hak etmediği halde kendi iradesinin dışında başına Aziz Kocaoğlu ve onun ekibini başında olarak bulmuştur. O kadar ki olmuşturki AKP ile uyumlu bir yapıyıda kendisine monte ederek bu ızdırabın boyutunu çok artırmıştır. Tüm bu siyasi kirlenmişliğin önümüzdeki yıllarda, temiz bir Türkiye temiz bir İzmir ile yok edileceğini hep birlikte göreceğiz. Ve bu günün siyasi figürlerinin değersizlikleri o zaman pire kadar küçüldükleri zaman çok net gözükecektir. İşte o nedenle ne mutlu o vasıflara sahip olmayanlara ve ne mutlu o vasıflara sahip olanları hak ettikleri mekanlara gömme yolunda çalışanlara yani halkı ile çağdaşlıkla güzelliklerle yaşamın en güzel değerlerini içinde barındırarak etrafını aydınlatanlara ve onlardan olabilenlere...
  • Yazarın Diğer Yazıları