08.11.2013 11:11:29
Okunma: 5504
3 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
Efsane Başkan Piriştina

Aziz Başkan’ın A Takımı ile yaptığı toplantısından sonra açıklanan, pardon sızan, internet ve gazetelerin ege bölge eklerinde yer alan haberleri okuyunca, yaşadığım şaşkınlığı ve üzüntümü anlatamam. 

Basiretli ve basiretsiz, yönetici ayrımını, bir insanın efsane başkan olarak anılmasıyla, efsaneyi yok etmek isteyenlerin küçük adımlarını, acı acı düşündüm. Güzel İzmir’im adına üzüntüm bir kat daha arttı. Genellikle başkanlar, ister belediyede isterse kamp şeklinde A takımının tamamı ve üst düzey bürokratlarıyla, değerlendirme toplantıları yaparlar. Bu toplantılarda, kent adına bir takım sonuçlar çıkarırlar.
 
Benim bildiğim ve Süleyman Gencel’den öğrendiğim kadarıyla, İBB başkanları seçimlerden hemen sonra, önlerindeki dönemde yapacakları projeleri için böyle toplantılar yapmışlar. Diğer taraftan kritik eşiklerlerde, bulunduklarında daha dar kadroları ile stratejik toplantılar yapmışlar.
 
Geçtiğimiz cumartesi günü yapılan Çeşme toplantısına baktığımızda, basına da önceden yansıtıldığına göre kamp olarak düzenlenmiştir.
 
Kamp değince milli takım kampa girince, teknik direktörünün başında bulunduğu tüm ekip kamp sonuna kadar dış dünya ile iletişimini keser ve çıkacağı maça kadar kimseyle görüşmez. Belediyenin A takımını ve üst düzey yöneticilerinin kampa gireceği günler öncesinden adeta davul zurna ile basına ve kamuoyuna duyuruldu.
 
Kamp kadrosuna bakıldığında, A takımı Genel Sekreter, Genel Sekreter Yardımcıları, Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcıları, Daire Başkanları, Daire Başkanları, Şirket Koordinatörü ve hukukçular, denetçiler, özel kalem müdürü, belediyenin basın görevlileri bu kadroda yer alır.
 
Ancak geçtiğimiz günlerde basında yer alan, fotoğraflarda gördük ki, bazı genel müdür yardımcıları, bazı daire başkanları hatta şirket yöneticileri bu kamp kadrosunda yer almamış.
 
Ama onların alt kadroları kampta yer almış. Doğrusu bunu bana söyleyenlere önce inanmadım, daha doğrusu inanmak istemedim.
 
Böyle bir A Takımı Kampı olabilir mi?
 
Bu durumu Süleyman Gencel’e ilettim, derneğimize gelen siyasilere sordum, elimize büyüteci alıp basında çıkan, A takımı kadrosu resimleri, soldan sağa, Turan Karakuş’dan başlayarak bütün resimlere  baktık. 
 
Daha sonra, İzsu’nun, Eshot’un ve şirketlerin yönetim şemalarındaki isimlerle karşılaştırdık ve iddiaların doğru olduğunu gördük. Buda demek oluyor ki, belediye ya tam kadro çalışamıyor, ya bir kısım üst düzey yöneticileri nöbetçi olarak görevde bırakıldı !!!  Gerçi cumartesi, Pazar ne nöbeti diyebilirsiniz. Ya da bir kısmı kadroda var ekipte mi değil anlayamadım, bunu sizlerle paylaşmak istedim ki bilenler mutlaka bir açıklama yollayacaktır.
 
Yapılan kampın diğer bir ayrıntısı ise, Aziz Kocaoğlu’nun başkanlığında toplanıldığına göre, kampın 2. günü sabahı, İstanbul’a Fenerbahçe Kongresine gidip, kamptan ayrılmasını anlamak mümkün değil. Canım bunda ne var diyebilirsiniz, ama….
 
Kamptaysan kampı yarım bırakmayacaksınız.
 
Aziz Yıldırım cezaevine girip çıkmasına rağmen ne Fenerbahçe sevdasından vazgeçti nede inandığı dava uğruna bir taviz verdi.  Seçim sonuçlarının açıklanmasına yakın Fenerbahçe’ye ihanet ettiğini düşündüğü AKFEN Yönetim Kurulunun Başkanı Hamdi Akın’a kürsüde, divan heyetinin önünde söylediği sözler hepimizin malumu
.
Peki o zaman  Aziz Başkan neden gitti?
 
Aziz Yıldırım’a destek için, birgün öncesinden, Aziz Yıldırım’ın açık ara seçimi kazanacağı belliydi. Onun kongrenin başından beri söylemleri, dik duruşu, hatta cuma günü Ali Koç’un açıklamaları bile bütün TV kanallarında verildi. Peki kampı bırakıp İstanbul’a gitmenin sandık başında oy kullanırken poz vermenin ve bu resmi İzmir basınına servis etmenin anlamı neydi?
 
İzmirliler biliyorlar ki bizim Aziz Başkan, Gezi Direnişine katılan personeline disiplin cezası uygulamış, Fenerbahçe taraftarı gezi direnişine destek vermiş, bizim Aziz Başkan, tomalara su vermiş. Fenerbahçe taraftarı tomaların sıktığı su ile sırılsıklam olmuş. Anlayan beri gelsin, oy gizli olduğu için kimin kime oy verdiğini bilemiyoruz.
 
Ama bildiğimiz bir şey var, Aziz Yıldırım Fenerbahçe ülküsü uğruna ne UEFA ya boyun eğmiş, nede Futbol Federasyonuna taviz vermiştir. Aziz Yıldırım’ın Fenerbahçe’lilerin gönlünde Aziz olarak büyümesinin sebebi de bu olmalı. Parasının pulunun fazlalığı değil.
 
Herkes bu duruşu sergileyebilir mi, özveride bulunabilir mi?
 
Yoksa siyaseten rakibi bile olsa başbakanın, bakanların önünde böylesine eğilebilir mi? Göztepe, Karşıyaka, Buca, Altay, Altınordu, İzmir spor taraftarları 10 yıl içerisinde bir kez olsun genel kurullarına katılmayan İBB başkanına tepkilerini dile getirdiler. Bende bu taraftarlara hak veriyorum.
 
Gelelim kampın diğer boyutlarına seçimlere 6 aydan az bir zaman kala kamp düzenleniyor, yeni dönem olmadığına göre bir kritik eşikmi söz konusu. Bu kritik eşik ne olabilir. İBB çalışmalarında İzmirlinin büyük çoğunluğu şikayetçi, bu şikayetlerinden ötürümü yoksa yeni dönem CHP’nin başkan adayı kim olacak sorularının yoğunlaştığı bugünlerde 4. 5. sıralarda adı anılan Aziz Başkana moral sağlamak mı?
 
Toplantı sonrasında sızan haberlere baktığımızda Aziz Başkanın kampta a takımına fırça attığı, "Herkes sizlerin çok beceriksiz olduğunuzu işlerin hep ters gittiğini söylüyor. Ben ise sizi saf saf koruyorum. Hepiniz kadrolarınızı aldınız. Şu an görev yaptığınız kadrolardan emekli olmayı da garantilediniz. Önümüzdeki dönem aday olursam birçoğunuzla çalışmayacağım. Sakın gölge etmeyin, sorun çıkarmayın"  
 
Şimdi bu açıklamada yer alan ince bir ayrıntı, Aziz Başkanın gelecek dönemde, eğer yeniden CHP tarafından aday gösterildiği takdirde??? Çeşme’de toplantı yaptığı bürokratlarınla çalışmayacağını söylemesi yani Aziz Başkan bu bürokratlarının çalışmasından memnun değil kapasitelerini yeterli görmüyor, kente istenilen hizmeti vermiyor diye düşünüyor ise Aziz Başkana sormak lazım.
 
A Takımını kim göreve getirmiş?
 
Efsane Başkan Ahmet Piriştina’nın başarılı hizmetlerine imza atan, A Takımı, Genel Sekreter Cumhur UTKAN, Genel Sekreter Yardımcısı ve İzsu Genel Müdürü Hasan MANİ, Genel Sekreter Yardımcısı Serpil GÜNGÖR, Genel Sekreter Yardımcısı Hasan TOPAL, Genel Sekreter Yardımcısı İsmail Hakkı Acar, Genel Sekreter Yardımcısı Cengiz Türksoy, Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan ŞENIŞIK, İzsu Genel Müdür Yardımcısı Erdem KOLAĞASI, İzsu Genel Müdür Yardımcısı Cemal SÜMENGE, Eshot Genel Müdürü Ersu HIZIR, Eshot Genel Müdür Yardımcısı Abdullah GÖKKAYA.
 
Bu ekipten şu an anda görevde olan kimse yok. Yani Efsane Başkan Piriştina’nın ekibinden hiç kimse, Aziz başkanın ekibinde yer almıyor. Başka bir değişle, Aziz başkanın şikayetçi olduğu, yetersiz bulduğu, fırça attığı basına yansıyan süreçleri sizlerle paylaştım.
 
Aziz Başkan A takımını bizzat göreve getirdiği, atadığı bu, A Takımı başarısızlığını dile getiren başkana sormalı.
 
Suç kimde?
 
Vallahi bende değil, benim bu atamalarda hiçbir dahilim yok, bende yapılan hatalardan şikayetçiyim. Neyseki en azından bir konuda aynı fikre sahip olduk.      
 

Etiketler:

Misafir - 16.11.2013 23:44:40

  • Hakkı
  • İşini gücünü bırakıp, Fb'liler haricinde Türkler, Avrupalılar, Türk Mahkemeleri, Avrupa spor mahkemeleri dahil herkesin suçlu bulduğu bir kişiye desteğe koşan bir belediye başkanının adalet, hak hukuk anlayışını düşünemiyorum bile. Ne diyeyim; yazıklar olsun! Hatta lanet olsun!
  • Misafir - 08.11.2013 20:14:14

  • adalet
  • Aziz baaşkan bürokratlarını savunduğu için pişman olduğunu söylüyor.İzsuda üst düzey yöneticiler Ağır cezada yargılanıyor etik olarak bunları görevden alması gerkmezmi
  • Misafir - 08.11.2013 18:43:08

  • daha çok pişman olacak gibi Aziz Başkan
  • Aziz başkan daha çok vurur kafasını bu beceriksizlerle. Her kuruma tek tek bakın, inceleyin. Daire başkanlarına, müdürlerine bir bakın. Durumun vehametini göreceksiniz. O akraba, bu hemşehri, bu göçmen diye bir sürü kapasitesiz insanı yönetime getirmişler, iş yapanları görevden almışlar.
  • Yazarın Diğer Yazıları