01.03.2014 22:25:00
Okunma: 4826
0 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
Doğruyu seçmek bu kadar zor mu?

 

Bugün sizlerle paylaşmak istediğim o kadar çok şey var ki, hani bilirsiniz de konuşmak istersiniz, yazarsınız çizersiniz lakin sesinizi duyuramazsınız. 


Yazdıklarınız bir takım kişilere dokunursa eğer, aman canım dikkate almayın kuyruk acısı var yazıyor. 

Zaten kim okuyor ki!

Yazdıklarınız bir takım kişilerin ekmeğine yağ sürüyorsa, bak neler yazıyor, belgesiz kalem oynatmaz ben sürekli takip ediyorum, yazdıkları doğru.

Herkes onu okuyor!

Yarın ekmeğine yağ sürdüğünüz kişiler için, bir kalem oynattığınızda, ya bu kadın kime hizmet ediyor bilmiyor musunuz, hem kaç kişi okuyor?

Doğru yaşamak zordur, kolay olan yanlış yapmaktır. 

Bizler toplum olarak ne yazık ki hep ikinci şıktan medet umar haldeyiz. 

Doğru gerçekten zordur, birilerinin cebine para sıkıştırarak öncelik aldığımıza inanan bir milletiz.

En önemli özelliğimiz ise, UNUTMAKTIR her şeyi çarçabuk unuturuz.

17 Aralık depreminde, devletin bakanları çocukları, banka genel müdürü iş adamları birer birer ifadeleri alındı. Ortalığa akıl sınırlarını zorlayan tapeler saçıldı. Yetmedi ses kayıtları saçıldı.

Ne oldu, her olayı kanıksadığımız gibi olağan oldu.

Bakan oğulları, Barış Güler ile Kaan Çağlayan, "Rüşvet almaya ve vermeye aracılık etmek" gerekçesiyle tutuklandı.

Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Arslan ise "Rüşvet almak" gerekçesiyle tutuklandı.
 
Reza Zarrab "Rüşvet vermek ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçlarından tutuklandı.

İmar planlarını kendilerine göre değiştiren cebi şişkin müteahhitler, ifadelerinin ardından serbest bırakıldılar. 

Şimdi ise, “HAYIR KURULUŞLARINA BAĞIŞTA BULUNUYORUM” diye adeta milletle dalga geçen Azeri iş adamı da serbest. Bu gidişle hayır kurumları daha çoookkk bağış alacaklardır.

Bakan çocukları da serbest.

Bir bakan düşünün kolunda 700 Bin TL saat olacak, sormazlar mı adama ne kazanıyorsun da bu saati aldın diye.

Şimdi ne olacak, zamana yayılacak ve UNUTULUCAK.

AKP yolsuzluğa bulaştı. Ya CHP’ye pardon YCHP’ye ne demeli, İstanbul adayı olarak CHP’den 15 YDK üyesinin 'oybirliği' ile aldığı kararla ihraç edilmiş bir başkan adayı dayatması yapıldı.

Koskoca köklü parti, başka aday bulamadı mı?
 
Sadece CHP’den ihraçla kalsa iyi, “Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e okul alanında imar değişikliğine giderek City’s Alışveriş Merkezi’nin (AVM) yapımına izin verdiği gerekçesiyle soruşturma vizesi verdi.” Bunun gibi birçok davası olan kişinin özelliği nedir?
 
Ya Aziz Kocaoğlu, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun 1 numaralı sanık ve çete reisi iddiasıyla savunmasını alarak davayı başlattı.” Haberleri daha zihnimizden silinmediği gibi, henüz davadan da beraat kararı çıkmadı.
 
Başbakanın yakın arkadaşının sahibi olduğu, Urla Sit Alanında yapılan yapılar ne kadar usulsüzse, İzmir’de mahkemelere intikal eden planlar da bir o kadar usulsüz.
 
Onlar yapınca tuh kaka bizler yapınca sus pus olur mu?
 
Çeşme belediye başkanını seversiniz sevmezsiniz, hayatımda bir kez olsun görmedim kendilerini, lakin Çeşme’yi korudu. Şimdi ise Alaçatı belediye başkanını aday gösterdiniz.
 
Oysaki basına yansıyan; “Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Mehmet Sait Demiröz, Alaçatı Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç’ın da aralarında bulunduğu toplam 36 sanık hakkında dava açtı. İddianamede, Muhittin Dalgıç’ın ’tehdit, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, ihaleye fesat karıştırmak, görevi kötüye kullanmak, mala zarar vermek ve kıyı kanununa muhalefet etmek’ suçlarından ve bazı suçları birden fazla işlediği iddia edilerek, toplam 185 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.”
 
Neden ısrarla haklarında soruşturma olan belediye başkanları bizlere dayatılmakta.
 
Doğruyu seçmek bu kadar zor mu?
 
Gezi Direnişini bile doğru okuyamadınız, halk meydanlara indi, çünkü CHP, MHP muhalefetini yapamadı, gençlik onların görevlerini üstlerine aldı. Kıyasıya direndiler.
 
Notlarım;
Gelecek yazım da Bayraklı Belediyesi ve başkan adaylarını yazacağım.
 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları