10.11.2015 00:20:17
Okunma: 3115
2 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
DEMAGOJİ !!!

 

Bugün Kasım meclis toplantısı için mecliste yerimizi aldık. Toplantı gündem maddeleri okunmaya başlandı. Pardon numaraları okundu,  kabul edenler etmeyenler genelinde oybirliği kabul, ya da komisyonlara gönderilmesi kararı çıktı.

 
Oysaki 2010 yılında, meclis önergelerinin tamamının okunmadan oylama yapıldığı için İçişleri Bakanlığına şikayette bulunmuştum. Şikayetimi dikkate alan, İçişleri Bakanlığı Başmüfettişi İhsan Yiğit’i inceleme yapması için görevlendirdi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Çalışma Yönetmeliği’ne aykırı olduğu rapor edilmişti.
 
Müfettişin uyarısı üzerine 2010 yılının mayıs ayı toplantısında 70 adet komisyon raporu ve 64 adet başkanlık önergesi tek tek okunup oylandı.
 
O tarihte, meclis üyeleri teker teker okunmasından rahatsızlılıklarını dile getirdiklerinde ise, Aziz Başkan aynen şu ifadeleri kullanmıştı, “Birkaç meclis toplantısı sonrası herkes hizaya gelecektir. Önergeler hem okunsun hem de meclis üyesi arkadaşlar gündem maddeleri hakkında bilgi sahibi olsun. Herkes neye oy verdiğini bilsin, şeffaf şekilde oylayalım” demişti.
 
Şimdi ne oldu da teker teker okunmuyor, meclis toplantısına katılan meclis üyeleri dağıtılan meclis gündemlerini okumadan nasıl oyluyorlar?
 
Hiçbir zeka seksenin üzerindeki meclis gündemlerini ezberleyemez değil mi?
 
Bugün meclis gündemine gelen madde; “İzmir ili, Bornova ilçesi, Beşyol Mahallesi, K18c 21b paftada yer alan 129 ada, 26 ve 28 no’lu parsellerin bir kısmının Akaryakıt + LPG Satış Tesisi Alanı olarak belirlenmesine yönelik, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı önerisinin oybirliği ile uygun bulunduğuna ilişkin İmar ve Bayındırlık – Hukuk – Esnaf ve Meslek Odaları – Çevre ve Sağlık – Ulaşım Komisyonu Raporu.” Oybirliği ile kabul edildi.
 
129 Ada 26 Parsel Bağ ve Zeytinlik Alanı olarak görülmekte, 129 Ada 28 Parsel ise, Tarla olarak görülmekteyken nasıl kabul edildiğini ben anlayamadım. Elbet bir açıklaması vardır da, meclis üyeleri biliyor muydu neyi oyladıklarını bilemiyorum.
 
Ben işin içinden çıkamadığımdan, ilgili yerlere sordum, belki ben yanılıyorum.
 
Geçtiğimiz meclis toplantısında, Aziz Başkana hitaben meclis üyesi Çağlar Haspolat bir soru yöneltti, "Yeni Fuar Alanının imar planına esas jeolojik etütleri var mı" diye, Aziz Kocaoğlu kamulaştırmalardan söz etti ve bir türlü soruyu yanıtlamamasının üzerine, AKP Meclis Üyesi Ali Kökoğuz da,“Açıklamanız eksik oldu, yanlış oldu. Jeolojik etüt raporları yasa gereği 2 şekilde yapılır. Birincisi imar planı yapılırken alınır, İkincisi ruhsat işlemleri yapılırken alınır. Çağlar beyin sorduğu imar planları yapılırken jeolojik etüt raporlarının alınmadığını sordu. Siz ise ruhsat işlemleri sırasında alınan jeolojik etüt raporlarını anlatıyorsunuz. A şıkkı alındımı yoksa  B şıkkı alınmadı mı?” Diye sordu, Aziz Kocaoğlu acı acı gülümseyerek"C şıkkı da var" dedi.
 
Bu meclise bir saygısızlık değil mi, C şıkkı ne demek?
 
Bu kelimenin tam anlamıyla demagoji yapmak değil midir?
 
Bugün yapılan meclis toplantısında su faturalarında atık su bedellerinin ve faturalarının yüksek geldiği yönündeki çıkışa “Bizim başımız kel... Yasalara uyuyoruz. Başında saçı olanlar uygulamıyor” yanıtını verdi.
 
Böyle bir cevap olabilir mi, sizin başınız kel mi değil mi bize ilgilendirmez lakin su fatura bedelleri çok yüksek be başkan. Herkes sizin gibi gayrimenkul zengini değil. 
 
Sonuç olarak meclis toplantısında oylamalar yönetmeliğe uygun yapılmıyor, bari dilek ve temenniler bölümünün de sorulan sorulara doğru cevap verin diyorum.
 
 “Sarıkız Arsenik Arıtma Tesisi’nde A’dan Z’ye temiz su arıtması var. Arıtma da çalışıyor. Tüm yerlerimizde ve kuyularımızda arıtmadan geçmeden şebekeye su vermiyoruz. Sular dünya standartlarında içilecek sulardır. Siz suyu beğenirsiniz veya beğenmezsiniz. Bütün abonelerimize içilebilir su veriyoruz” dediniz bu konuda ileriki günlerde belgeleriyle çok yazacağım var.
 
 
 

Etiketler:

Misafir - 10.11.2015 21:17:19

  • Cesamin ÖZKAN
  • Ben daha önce söylemiştim, Büyük Şehir meclisinin demokratik iradesinin Aziz Kocaoğlu tarafından yok sayıldığını. Bir belediye başkanının en çok önem vermesi gereken yer işte halkın iradesinin yer aldığı meclistir. Anca Aziz Kocaoğlu bu meclisin oluşumunun anti demokratik yöntemlerle belirlenmesini sağlayan kişilerin en başında gelenidir. Kendi kafalarına göre il ve ilçelerde liste yaparak sözde seçim sürecine sokulup seçilmiş olanların oluşturacağı meclis ne kadar o ilin yaşayanlarını temsil edebilme niteliğini sağlar. Allahtan Sayın Gökhan Günaydın o aralar ön seçimi inançla direterek seçim sürecine dahil ettide kısmende olsa meclisin oluşumu halkın iradesini yansıtma adına tecelli etti. Yani elinde liste ile çok başarılı bir beleddiye başkanı ve bir politikacı değilken parti meclisine dalıpta başkan adayları listesini direterek anti demokratik bir biçimde, üstelik partinin genel merkezinin en etkili ve yetkili organında davranış sergileyen bir kişilik ne kadar demokratça belediye meclisinin işlevini yerine getirmesi için çaba gösterir. İşte bu haberdeki durumda bunun kanıtı değilmidir. Kenti yönetme adına demokratik metodla gelip antidemokratik yollarla meclisi yönetmeye kalkan bir kişinin belediyecilik adına yapacağı işlerde işte yaşadığımız gibi beceriksizlikler demetinden başka bir şekilde oluşmaz. Metrodan başlayın teleferiğe kadar, alınan teknelerin rezilliğinden bakın, fuar ile ilgili devasa hatalara kadar yapılan işler ellerine yüzlerine bulaşan ve İzmire kaybettiren işlerin ötesin olamaz. Yazık, CHP ye İzmire ve Türkiye'ye. Kimseye bu saçmalama lüksü verilmemeliydi.
  • Misafir - 10.11.2015 18:04:33

  • edibe senturk hoscanoglu
  • Meraba Nivent hanim;;Pazar gunku dernek toplantinizda yeni uyeniz ve kardes derneginiz;;olarak katilmistim,Alacati cennetini,cehennem koyuna nasil cevirebiliriz diye ugrasan okadar cok sorun varki;Halbuki bu cennet koyunu yarinki genc kusaklarimiz daha cok surf sporunu gelistirsinler dunya capinda cok sporcular yetistirsinler diye daha cok surf okullarini,derneklerin klupleri desteklemeleri gereken makamlar,,Yat turizmini ve alacatiport evlerini desteklemektedirler,,Bu koy dunyanin enguzel surf yapilabilen henuz dokusu bozulmayan,,ama yavas yavas bertaraf edilmeye baslanilmis bir koy ,,imara acilmis ,evlerin onune kadar giren yatlar,oteller yukselmekte,gece kulupleri ve barlar alacati marinada sabahlara kadar bangir bangir bagirmakta,,daha neler neler,,Gonul isterki bu alacati yumru koyunda dokuyu bozmadan mevcut olan surf kluplerine sahip cikip,,bu cennet koyunu genclerin enerjisiyle yarinlara dunya capinda surfculer yetistirip ileriye tasimak,,Bir avuc insanin yatlari ve katlariyla o koyu,,kirletip cehenneme cevirmeyelim,,Hepimiz klupler dernekler birlik olup koyumuza saglikli gelecek gencligimize sahip cikalim,,Zararin neresinden donulurse kardir deyip,,mucadelemizi omuz omuza temiz izmir,,temizmirimize alacati cesmemizin nadir guzelliklerinden birini kaybetmeyelim,,,
  • Yazarın Diğer Yazıları