14.02.2017 21:56:06
Okunma: 3367
1 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
Bu İşte Bir terslik Var (1)

 
Temiz İzmir ve Temiz Toplum adına verdiğimiz hukuki mücadeleyi kimse anlayamadığı için bu yazıyı yazma gereği duydum.
 
Bizler inançlarımızla yürüyoruz.
 
İmar yolsuzluğu yapanları mahkemeye vermekle, bu işin olmayacağını ne yazık ki anladım.
 
Arkamıza baktığımızda koskoca İzmir’de on bin, yüz bin kişi mi var?
 
Kocaman bir YOK (!)
 
Sizler hiç kalabalıkta yalnız olduğunuzu hissettiniz mi?
 
Niye on binleri yüz binleri arkamıza alamadığımızı ben size anlatayım.
 
Yaptığımız işin konsepti yanlış, kimse karşılığı olmayan bir iş için savaşmaz diyorlar, anlamıyorlar daha doğrusu anlamak istemiyorlar!
 
Bize gelmeye çalışan kişilerin anaları, eşleri çevresi engel oluyor. “Dur Allah aşkına ya, sen karışma bu işlere, neyine gerek, başına iş alırsın” diyen bir toplum oluştu.
 
O zaman ne oluyor, bu mücadeleyi verenler İYOT gibi ortaya çıkıyor!
 
Biz en azından deniyoruz dediğimde ise, “NE GEREK VAR” sorusu ile karşılaşıyorum.
 
Herkes boyoz sever gibi, ben İzmir’i çok seviyorum diyor!
 
Ranta karşı vahşi düzene karşı çıkarken, hükümet, belediye başkanları “evet siz haklısınız burada usulsüzlük hatta yolsuzluk var” der usulsüzlük yapanların binalarını başlarına yıkmıyorsa?
 
Biz neyin savaşını veriyoruz?
 
Bu ülkede böylesi bir düzen var mı?
 
Halkta böylesi bir yürek var mı?
 
Bu ülkede 1. Derece Sit Alanları kademeli olarak önce 2’ye sonra 3’e inmiyor mu? Niye iniyor sanıyorsunuz,  yatırımcı otel yapacak.
 
Tarihi değerlerimizin üzerine, AVM’ler konuyor kim sesini çıkarıyor, ilgililer mi?
 
Ya sizler tarihi değerlerin üzerine kurulan AVM’lere koştur koştur gidiyorsunuz değil mi?
 
Kim karşı çıkıyor?
 
İşte bunlar karşısında oturup düşünme zamanı diyorum!
 
Bilirkişi raporları neticesinde davaları kazanıyoruz, Danıştay’da bilirkişi raporları hiç sayılıyor ve davaları masa başında kaybediyoruz.
 
Bilirkişi masrafları 300 TL değil, 500 TL değil, 3 Bin TL. Bu paraları kim veriyor bir avuç dernek üyeleri.
 
Kimin için veriyor?  Daha temiz bir toplum adına veriyoruz.
 
Ya sizler ne yapıyorsunuz?
 
Dahil olmuyorsanız bari takdir edin!
 
Bu ülkenin halkı yaşadığı şehre sahip çıkmıyorsa, biz burada onlar adına kendimizi ortaya atıp her türlü hakareti, iftirayı işitiyoruz.
 
Bu alanlara bu inşaatı yapamazsınız dediğimizde, dönüp arkamıza bakıyoruz kimse yok. Bu işte bir terslik var değil mi?
 
İzmir değerinin farkında değil!
 
Bir örnek vereyim cebinizde 1.000 Dolar var. Biri çıkıp ver o parayı 200 TL’ye bozayım diyorsa, bozdurmazsınız değil mi?
 
O halde neden yaşadığınız şehre ihanet ediyorsunuz?
 
İzmirli aslında her şeyin farkında, peki NEDEN SUSKUNSUNUZ hatta NEDEN KORKUYORSUNUZ? 
 
Nasıl 1.000 Dolarınızı 200 TL’ye almaya kalkan insana kötü kötü bakıp oradan ayrılırsanız, İzmir’in bozulmasına da müsaade etmemeniz lazım değil mi?
 
Yarın çocuklarınız, torunlarınız arşivlere baktığında İzmir’in siluetinin nasıl bozulduğunun rantiyeye nasıl teslim edildiğinin sorusunu sizlere sorduğunda ne cevap vereceksiniz ?
 
Neden biz zamanımızı sizler adına İzmir adına adliyelerde geçiriyoruz?
 
Ya sizler ne yapıyorsunuz?
 
Devam edeceğim.
 

 

Etiketler:

Misafir - 15.02.2017 12:57:29

  • Cesamin Özkan
  • Doğru söze ne denir ki ?. Bir iki cümle söyleyeceğim ama Nivent Kurtuluş davulun sesi uzaktan iyi geliyor diyeceğini duyuyorum. E Nivent Kurtuluş peki ya bu imar vurgunu içinde olanların kimyasını bozuyorsun ona ne demeli. uykularını kaçırıyorsun ona ne demeli, ve öyle bir arşivin sahibisinki ona ne demeli. Yarın bu işlerin içinde olanlara birileri '' Pişt hele bir gelin bakalım şu yediğiniz haltları anlatın'' diyenler hangi kaynektan hangi kişilerden destek alacak ?. Buna ne diyorsun. Ve ''Ya bu kız varya bir belediye başkanını imar usulsüzlüğünden dolayı koltuğundan 45 gün uzaklaştırdı '' diyeceklere ne diyorsun. Gereğinden fazla zengin olmayı hiç düşünmedim, ama senin gibi bir kişinin verdiği mücadeleye maddi olanak sağlama gibi bir gerekliliğin olması keşkeşlere itti beni. Nivent Kurtuluş ister inan ister inanma sen çarpan katsayısı büyük işlerin adresisin. İzmir de farklı durum var, CHP nin kalesi olma fantazisi ne sahip bir baş ile muhatapsın, o muhatap dört ayak üstüne düşmüş durumda partisi içinde ve İzmir'de . Ama o dört ayağın neredeyse üçü kırıldı artık zıplama yeteneği de yok. İşte bu en başta senin sayende oldu. Şunu unutma bu fedakarca çalışmanın karşılığı olmaz diye bir şey yoktur, sende göreceksin bunu.
  • Yazarın Diğer Yazıları