NEDEN BAŞKAN OLUNUR...

3 Şubat 2021 Çarşamba , 19:21
Okunma: 11909
0 Yorum

ERTUĞRUL AKSOYDAN KALEMİNDEN!!!

 

Hep söylüyorum; siyaset bir iddia işidir. 

"Bu işin nasıl yapılacağını herkese göstereceğim." iddiasında olmaktır.
 
"Benden öncekilerin yapamadığını, ben başaracağım." iddiasıdır. 
 
Yerel siyaset çok daha farklı bir iştir. "Yönettiğim kenti Eskişehir yapacağım" iddiasıyla yola çıkmayı gerektirir.
 
Kentin her şeyine sahip olmayı gerektirir. Kent sokaklarında dolaşırken, evinin koridorunu, odalarını dolaşıyormuş gibi hissetmeyi gerektirir.
 
Deneyim ister, liderlik ister, ekip ister ekip...
 
Ve yerel yöneticilik, kentin önceliklerini bilmeyi, kaynakları ona göre harcamayı gerektirir.
 
Yani, Kocaoğlu'ndan kalan ekibin üzerine bir kaç BAL mezunu ekleyerek olmaz bu işler.
 
O yüzden, ben bu yeni modele BALLI İZMİR MODELİ adını koydum.
 
Kentimizle ilgili bilinen gerçekler şunlar;
 
1-İzmir 1.Derece deprem bölgesi. 7 veya üzeri bir deprem 100 bin konutu yok eder. Enkazı kaldırmak bir yıl sürer.
 
2-İzmir plansız yapılaşmış, gereksiz derecede büyümüş, altyapısı yetersiz bir kent. Mal bir tarafa, can kayıplarına yol açan sel baskınları oluyor.
 
Neden? Çünkü kentin derelerine bile yapılaşma verilmiş. En küçük bir toprak parçası yok. Tepeye düşen bir damla yağmur, doğrudan denize iniyor. 
 
Trafik, kirlilik vs. İzmir'in gerçekleri.
 
Yani İzmir eskiden yaşanacak bir şehirmiş, örneğin nüfus 500 bini geçmeden önce, ama artık YAŞANACAK ŞEHİR İZMİR değil.
 
İşin aslı, büyükşehirlerimizin hiç biri yaşanacak şehir değil. 
 
Korktuğumuzdan daha küçük bir deprem yaşadık, durumumuz ortada. 
 
Üstüne bir sel felaketi yaşadık, durum yine vahim.
 
Şimdi herkes diyor ki, "Efendim, şurda seçileli 2 yıl bile geçmemiş Tunç Soyer'in ne kabahati var?" 
 
Bence tek başına Soyer değil, daha önce seçilmiş herkesin kabahati var.
 
Kentin bu önemli sorunlarını görmezden gelip, yok sayıp, lay lay lom belediyeciliği yapan herkesin kabahati var.

-DEVAM EDECEK- 


Kaynak: