31.7.2018 16:53:20
Okunma: 1233
0 Yorum

Mete Gönenç gonencmete@yahoo.com
RAKI, ROKA, BALIK!


YAN GEL YAT KEYFİNE BAK?
 
Aslında bu şarkıyı severim. İzmirlinin ve benim de yaşam tarzıma oldukça uyar? 
 
Ama, İzmirlinin ’bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ şeklindeki rezil ve güya ata sözümüzün başka bir ifadesi olan  AXYZ?..in BANA NE ZARARI VAR ,
 
Düşünce tarzıyla birleşince sonuç felaket?
 
Dünyanın en güzel şehirlerinden biri iken,  “denizi kız, kızı deniz kokan” şehrimizin bu günkü ‘MOK KOKAN,PİSLİK KOKAN’ hale gelmesinde bu zihniyet  önemli rol oynamıştır?
 
1960 Osman Kibar felaketinden, özelikle de 1990 ardan sonra pislik yöneticiler tarafından şehrimiz bu günkü hale getirilmiştir. 
 
Gelelim esasa,
 
Dün saat 19.10 da, km’lerce yol yaptıktan sonra, Bostanlı iskelesine vardım.
 
Tabelada vapur saatinin 19.20 yazdığını görünce çok sevindim! 
 
Arabalı da yeni gelmiş ve içindeki arabaları boşaltıyordu? 
 
Birazdan 2.vapur da geldi!
 
Ama o da ne!
 
19.45’ e kadar bizi vapura almalıdır.
 
Tabii ki ben çıldırdım!
 
Korna çalmaya ,arabadan çıkıp bağırmaya,bekleyen yüzlerce kişiyi provoke edip, hak aramaya çalıştım.
 
İnanın bana katılan sadece birkaç kişi oldu?
 
Vapura bindik, su makinesi yeni temizlenmeye başlamış su alamıyorsun kimsede ÇIT YOK?
 
Peki neden? 
 
Hani, İZMİR İLERİCİYDİ?
 
ÖYLEMİ ACABA?
 
 İzmir, Rum’u, Musevi’si, Sabetay’ı, Türk’ü, Kürdü, Laz’ıyla zengin mozaiğe sahip bir şehirdir.
 
Muhalif veya solcu ise hiç değildir. 
 
Özellikle DP ve ANAP ilk patlamalarını İzmir’de yaptığı gibi, 1950’den bu yana CHP, SHP, DSP’li belediye başkanlarının görev yaptığı süre yaklaşık 23 yıldır.
 
Hatta 1930’larda, CHP’ye muhalif olsun diye Atatürk tarafından kurdurulan, Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın bile ilk örgütlendiği yer İzmir’dir. 
 
Övünülenin aksine Hasan Tahsin’den sonra 2.bir kurşun atılmayan, Menemen’de Kubilay’ımız katledilirken, kimsenin korumadığı şehir de bizim İzmir’dir.
 
Yunanlılar İzmir’e girdiğinde ‘KAHRAMAN YUNAN ORDUSU İZMİRDE’ manşeti atan gazete hala şehrin en büyük gazetesidir?
 
Sanırım ANAP’lı Burhan Özfatura’nın özelikle fuarımız hakkındaki gerici ama düşünce halindeki uygulamalarından ürken ..,
 
Sonrasında da AKP’nin iktidara gelmesiyle, yaşam tarzlarının değişmesinden korkan hemşerilerimiz oylarıyla, 3 şehir yönetimine 3 adet CHP’ li seçmişlerdir.
 
İşte, Burhan başkanın arakasını getirip getirmeyeceğini bilmediğimiz, fikirlerini gerçekleştiren o günden bu güne gelen CHP’li 3 başkandır. 
 
Bunların döneminde, birçok şirket kurularak tüm yerel vatandaşlık hizmetleri özelleştirilmiştir.
 
Tüm belediyelerin kurduğu bu şirketlerin birçoğu da TAM BİR ARPALIKDIR. 
 
İstanbullu şişman komedyenin komisyonculuğu ile getirilen, İstanbullu firmalarla İzmirliler soyulmuştur? 
 
Şehrin, otopark, çocuk bahçesi, öğrenci yurdu v.s olması gereken v.s. yerleri, AVM ler, süpermarketler v.s tarafından gaslpedilmiş, caddeler 2 sıra otopark haline getirilmiştir. 
 
Şehrin ÖVÜNCESİ FUARIMIZ daki, tiyatrolar, yabancı pavyonlar, tüm güzel binalar yıkılarak tüm güzellikleri bitirilmiştir.
 
Fuar artık el değiştirmeyi bekleyen bir panayır haline getirilmiştir. 
 
İzmir’i arpalık olarak gören yandaş firmalar, çirkin gökdelenlerle şehre 2.OSMAN KİBAR DÖNEMİNİ YAŞATMAKTADIR! 
 
Şehrin trafiği felç edilmiş, rantiyelerin tavsiyeleriyle yapılan yeraltı treni ve tramvay trafiği daha da çekilmez hale getirmiştir. Bu dönemde İzmir ülkenin en önemli ihracat merkezi ve bölgenin ekonomik merkezi olma özelliklerini kaybetmiştir. 
 
AKP politikalarına özenen AZİZ, yandaş firmalar adına medyaya paralı ilanlar vererek hala İzmir’e insanları davet etmekte, ekonomiyi yandaş firmaların inşaatlarıyla! Canlı tutmaya çalışmaktadır.
 
20 yılı aşkın bir zamandır, zaten iktidar partisinin yandaşı olan medya, meşhur akşam yemekleriyle, ballı komisyonlarla, işe almalarla, yerel iktidarında yandaşı haline getirilmiştir. 
 
Eski güzel zamanlarda bu medyanın, İZMİR DÜŞMANI ilan ettiği Meslek Odaları ve STK’larda aynı politikalarla ses çıkarmayan hale getirilmişlerdir. 
 
Ama Kemalist, şu veya bu şekilde ulusalcı hatta bir kısmı solcudurlar.
 
Yani şehir teslim alınmış durumdadır.
 
Peki, İzmirli ne yapmalıydı diyeceksiniz
 
Bu dönemdeki yöneticiler, genel merkezlerini de büyük şaibe altında bırakacak şekilde merkezden seçilmiş veya hiç fark etmeyecek şekilde ön seçimle gelmişlerdir. Önemli kısmı da İzmirli olmayan, etkin!
 
Partililer arasında önemli çıkar ilişkilerinin mevcut olduğu açıkça görülmektedir?

Bir kaç yüz lira geliri olan belediye meclisi üyelikleri için bile ön seçim büroları açılıp tonlarca para harcanması bunun en büyük kanıtıdır!

Bunlar için, İzmirli ise yaşam tarzları dolayısıyla ODUNA BİLE OY VERECEK BİR KİTLEDİR! 

NE DERSİNİZ EYY İZMİRLİLER? 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları