21.11.2016 20:44:03
Okunma: 1210
1 Yorum

Mete Gönenç gonencmete@yahoo.com
POLİTİKA VE ETİK DEĞERLER

 

 
Mütevazı sitemizde senelerdir yapamadığım uzun bir tatilin keyfini çıkartmaya çalışırken politikada gelişen olaylar dolayısıyla bu yazıyı yazmak zorunda kaldığımı belirtmek isterim.
Politika yaşamın her alanında vardır. 
 
Ancak özellikle belirtmek isterim ki;bu yazı özel bir politik amaç için yazılmamıştır.Sadece; bir vatandaş olarak, yıllardır insanları politikadan soğutan tipik davranışlardan biri karşısında “Artık yeter!” demek zorunda olan tüm vatandaşlar ve demokratlar için bu yazıyı yazıyorum.
Tabii ki şu andan İzmir’in gündemini meşgul eden en önemli konu; çok eskiden, daha Tip’li olduğu yıllardan beri tanıdığım, çok sevdiğim ve saydığım, Defterdarlık dönemimde uyumlu bir çalışma gösterdiğimiz Sn. Piriştina’nın parti değiştirmesidir.
 
Yakın tarihimiz; bu şekildeki politik transferlerin, gerek o kişilere, gerekse  bunu yapan partilere  nelere mal olduğunu gösteren zengin örneklerle doludur.Böylesi transferlere halkımızın büyük bir bölümünün, özellikle demokrat kesimin, hiç de hoş bakmadığı ise artık bilinen bir gerçektir.Hatta vatandaşların politikadan soğuyup uzaklaşmasının nedenlerinden biri de budur.
 
Bildiğimiz kadarıyla transferler profesyonel spor kulüplerinin olayıdır. Orada bile takım oyununun ve özellikle antrenörün ne kadar önemli olduğunu gösteren en iyi örnek bu seneki Lucescu yönetimindeki Beşiktaş’ın şampiyonluğudur.
 
DSP; ülkemiz demokrasi geleneğine çok şeyler katmış partilerden bir tanesidir. Özellikle ülkemizin en ağır ekonomik bunalımını yaşadığı son yıllarda; 3+1(Kemal Derviş) ‘li koalisyonlar, kemer sıkma politikaları yüzünden, koalisyonun diğer partileri gibi önemli ölçüde oy kaybına uğramıştır. 
 
Ancak yolsuzluklara büyük ölçüde bulaşmamış, hizipleşmemiş, büyük ölçüde iyi niyetli ve kültürlü yapısıyla; çok yakında; mutlaka; ülkemiz sorunlarını çözecek bir programla, büyük ölçüde atılım yapması belki de; başa güreşmesi beklenen partilerden birisidir.
 
Yerel seçimlere 7 ay kala; Sn. Piriştina’dan ve tüm partilerdeki ilkeli insanlardan beklenen davranış; kendi partilerinde; halkımızın özlemle beklediği; tertemiz insanlardan oluşan, programıyla, tüzüğüyle vatandaşın sorunlarını çözmeye yönelik bir örgütlenme için çalışmalarıdır. 
 
Bu güne kadar böylesi bir politikanın oluşturulamamasından kimlerin çıkar sağladığını ve toplumun neler kaybettiğini düşünürsek; bunu gerçekleştirmenin çok da zor olmadığını görürüz.
 
Hal böyle iken Sn. Piriştina; kimsenin(başta kendisinin) inanmadığı bir gerekçeyle; bu güne kadar kendisine çok şey; en azından milletvekilliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı kazandıran partisinden ayrılmış; Genel Başkanından en yeni üyesine kadar sırtını dönüvermiştir. 
 
Aksine bir açıklama yapıp çok inandırıcı bir gerekçe öne süremediği sürece; amacının, hangi partide olursa olsun, koltuğunu korumak olduğu tüm kamuoyunca düşünülmeye devam edilecektir.
Bu durum; bugün ana muhalefet görevini son derece başarısızlıkla sürdüren CHP için de son derece düşündürücüdür. Cumhuriyetin kurucusu, içinde birçok kurt! Politikacıyı barındıran bu partinin kamuoyunun desteğini alabilecek bir adayı kendi içinden çıkaramaması son derece vahimdir. 
 
Zaten bu günkü yapısı ve toplumun sorunları karşısındaki ilgisizliği ve çözümsüzlüğü ile CHP yönetiminin kendi üyelerinin bile büyük ölçüde güvenini bile kaybettiğini söylemek için kâhin olmaya gerek yoktur.
 
Sonuç olarak vatandaşımız artık ilkesizlikten, politik oyunlardan, çözümsüzlükten, demagojilerden bıkmıştır. Artık herkes; Devletlerin insanlar tarafından daha iyi yönetilmek için kurulduğunu, siyasi partilerin de bunu için var olduğunu bir kere daha hatırlamalıdır.
 
İnsanlarımız partilerden ve politikacılardan dürüstlük, çalışma, program üretme ve dolayısıyla da sorunlarına çözüm istemektedirler. Ülkemiz halkının buna fazlasıyla hakkı vardır.
Bu böyle biline!

Mete GÖNENÇ
15.08.2003 de Haber Ekspres gazetesinde yayınlamıştır.
 

Etiketler:

Misafir - 23.11.2016 17:06:45

  • Cesamin Özkan
  • Yazılanların tespitlerin çoğu doğru. Ancak CHP siyasal gerçeklerin onayladığı muhalefet partisidir. Onun yerini alacak ve hızla iktidar olma gücüne kavuşacak bir parti yapılanmasının olanağı bence yoktur. Onun yerine parti üyelerinin çoğalması niteliğinin hızla artırılması, dolayısı ile parti üst yapısının etkin vede hızlı değişiminin saplanması daha rasyonel bir stratejidir. Bana göre bu tarzın meyveleri İzmir de alınacaktır. Aziz Kocaoğlu ve etrafındaki CHP zararına çalışanlar parti tarafından paketlenme sürecindedir. Bunun için çokta fazla olmayan ama nitelikli bir grup bu başarıyı gösterebilmiştir. Kılıçdaroğlunun yetersizliği söz konusu ise bununda yolu ve metodu budur. Parti içerisini doldurmak ve çapsız düzeysiz ve CHP ilkeleri ile ilgisi olmayan parti zararlılarına alan bırakmamak gerekir. Yoksa başka alanları oluşturma çabaları hem zaman hem güç kaybına neden olurken, Aziz Kocaoğlu ve etrafındakilere hala yaşam alanları sunmaya devam etme adına davranmak olur. Gelin nitelikli kişiler hep beraber CHP içerisinde güç birliği içinde olalım ve bu zararlıları siyasetin dışına atalım.
  • Yazarın Diğer Yazıları