10.09.2017 16:32:27
Okunma: 1341
0 Yorum

Mete Gönenç gonencmete@yahoo.com
KÜRESEL KAPİTALİZMLE MÜCADELE-3

 

Önceki yazılarımda hep anlatmaya çalıştığım gibi, 500 civarında küresel şirket ve bunun birkaç milyon kişiyi geçmeyen yönetici ve ortakları dışında tüm insanlığın çıkarları küresel sistemle çatışmakta ve dünya hızla kıyamete doğru ilerlemektedir. Hal böyle iken sorulması gereken soru, bu haksız ve insafsız sistemin nasıl olup da varlığını sürdürebildiğidir?

Kanımca, bu durumun 2 nedeni vardır. Birincisi, küresel sistemin geçmişteki devrimleri çok iyi inceleyerek aldığı tedbirlerdir. Daha da önemli olan ikinci neden ise, özellikle de 1970 erden beri dünya sosyalist sisteminin içinde bulunduğu durum ve aciz halidir.
        
Patlama yapan teknoloji ile donanmış sistemin emrinde neredeyse robota dönüştürülmüş istihbarat ve güvenlik güçleri, uyguladıkları teröre varan baskı klasik sol örgütlenmeyi büyük ölçüde önlemektedir. Özellikle 1960 ların sonundan beri uyguladıkları, kışkırtıcı ajan ve benzerleri ile sol hareketleri etkisizleştirmek sıkça uyguladıkları bir yöntem olarak varlığını sürdürmektedir. Hakim oldukları tüm iletişim araçları ile tüm anarşi ve terörün suçunu sola yüklemişler, kitlelerle sol arasında hala aşılamayan ciddi uçurum yaratmışlardır.
     
Ancak yine de egemen sınıfların en etkili ve başarılı politikası, sendikasızlaştırma ve varlığını sürdürebilen sendika ve emekçi örgütlerini etkisiz hale getirme politikalarıdır. Ülkemizde de açıkça görüleceği gibi,1960 larda TİP i kurabilen 17-18 Haziran mücadelesini verebilen sendikal hareketin yerinde yeller esmektedir. Bu örgütlerin neredeyse tamamı sarılaştırılmış, etkisiz hale getirilmiştir. Diğer emekçi örgütleri de ‘küçük olsun, benim olsun’ diyen kişilerin eline geçmiştir. Baro, TTB gibi örgütler kendi kitlelerinin ekonomik haklarını unutmuştur. Kendilerine siyasi birer yafta yakıştırmış vekillik veya yerel yöneticilik kapmaya uğraşan şovmenlerin elindedir. Böylece de düzeni değiştirmek isteyen insanların geçmişte olduğu gibi, bu örgütler içinde verecekleri mücadele ile güçlenmeleri neredeyse tamamen önlenmiştir.
       
Eğitim sistemi ve başta medya olmak üzere tüm iletişim araçları kontrol edilerek bu haksız sistemin varlığını sürdürebilmesi için kullanılmıştır. Birçok eğitim kurumunda bırakın Maks’ı, Keynes bile gündemden çıkarılmış unutturulmaya çalışılmaktadır. Neoliberalizmin  ‘olmazsa olmaz ’ tek sistem olduğu şeklinde insanların beyinleri yıkanmaktadır. SSCB ve diğer ülkelerdeki sosyalist sistemlerin çökmesi ise solun bu durumu açıklamadaki acizliği ile beraber ellerindeki en önemli propaganda araçlarından biridir. Tüm teknolojik ve bilimsel, ilerlemeler küresel sisteme mal edilmektedir. Bu sistemlere devamlı gerileyen sanat ve edebiyatı da kattığımızda insan kalitesi ve kapasitesi düşürülmekte, cep telefonundan gözünü ayıramayan, dünyanın sorunlarıyla pek de ilgilenmeyen, kültürsüz insan yapısı yaratılmaktadır.
      
Milliyetçilik, dincilik, mezhepçilik dünyanın başının belası haline getirilmiştir. Özellikle de 1970 erden sonra gazlanan bu akımlar uğruna milyonlarca insan ölmüş ve ölmektedir. Böylece insanların ekonomik çıkarları unutturulurken, devletler paramparça edilip kolay lokmalar haline getirilmiştir. Milyarlarca insanın sevdiği, takip ettiği spor dalları, büyük paralarla mafyanın eline devredilmiştir. Bunların beslediği fanatiklerle insanların öfkelerini buralarda boşaltması sağlanmaktadır.
 
Tamamı sistemin emrindeki küresel kuruluşların yaptırımları ve sağladıkları bazı avantajlar!,Yunanistan da olduğu gibi sistemde sorun yaratan!ülkelere karşı  kuralsız ve haksız bir baskı aracı  kullanılmaktadır.Daha söylenebilecek çok şey varsa da,amacım bu çok gerekli tartışmanın tüm ilgilenenlerce yapılması gereklidir diye düşünüyorum .Bir sonraki yazımda sol hareketten kaynaklanan sebepleri yazmaya çalışacağım.
                                                                                                                                                     SÜRECEK

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları