22.04.2017 22:34:17
Okunma: 1168
0 Yorum

Mete Gönenç gonencmete@yahoo.com
KIYAMETE ÜÇ KALA

 
DÜNYA GÜNÜ!
 
22 Nisan Dünya Günü,  UNESCO nun önderliğinde 1970 de 20 milyon kişinin katılımıyla, dünyamızın yaşamı ve güzelliğine, karşı karşıya kaldığı çevresel tehditlere dikkat çekmek amacıyla kutlanmaya başlamıştır. Bu gün birçok ülkede özellikle de bilimsel toplantılar ve gösteriler düzenlenmektedir.
 
Dünya 4.54 yıl önce güneşten koparak oluşmuş bir gezegendir. İnsanlar ise yaklaşık iki yüz bin yıldır dünyada yaşamaktadırlar. Başlangıçta ancak kendi ihtiyaçları kadar üretebilen insanlar, her şeyin ortak olduğu( ilkel komünal toplum ) şekilde yaşamışlardır. Beş bin yıl kadar önce ise üretim araçlarının gelişmesi ile köleci toplumdan başlayarak sınıflı toplumlar doğmuştur. Yaklaşık yarım yüzyıl öncesine kadar ise insanların insan olmaktan doğan haklarını alabilmek eşit ve özgür bir toplumda yaşama mücadeleleri dünya tarihine yön vermiştir.
 
18.YY da, insanları köle olmaktan kurtarıp kâğıt üzerinde demokratik haklara kavuşturmak iddiasıyla ortaya çıkan kapitalizm ise 1970’li yıllardan başlayarak, emperyalizm döneminden küreselleşme dönemine geçmiştir. Küreselleşmeye paralel olarak 20. YY’ın başından itibaren dünyanın önemli bir kısmında eşitlik-özgürlük mücadeleleri geriye gitmeye gücünü kaybetmeye başlamış ve bu taleplerle kurulan sosyalist sistemler ancak 70 yıl civarında ayakta kalabilmişlerdir. Bu gün ne kadar dayanacağı bilinmeyen Küba dışında birkaç tartışmalı örnek hariç sosyalist sistemle yönetilen ülke bulunmamaktadır. Gelişen teknolojiyi, bilimi, iletişimi kontrolüne alan küreselleşme ile birlikte insanlık artık ileriye değil geriye doğru giderek sonuna yaklaşmaya başlamıştır.
 
Bu gün dünya nüfusunun yarısı, günde 2 dolardan az bir parayla geçinmeye çalışıyor. Günde 1 dolardan az bir parayla yaşamlarını sürdürmeye çalışanların sayısı ise 1.2 milyar. Bu insanlar açlık, hastalık, cehalet ve işsizlik gibi sorunların yanı sıra yeterli gıda, temiz içme suyu ile eğitim, sağlık ve çağdaş enerji hizmetlerinden yoksun yaşıyorlar.  Zenginlerle fakirler arasındaki gelir eşitsizliğinin giderek artması sonucu,2016 yılında dünyanın yüzde 1'lik nüfusu olan 70 milyon kişi dünyanın geri kalan yüzde 99'undan (Yaklaşık 7 milyar insan) daha fazla servete sahip durumda!. Dünyadaki 62 "süper zenginin" toplam serveti, dünyanın nüfusunun en fakir olan yarısından daha fazla!2010-2015 yıllarında dünyanın en yoksul yarısının nüfusu 400 milyon artmasına rağmen servetleri yüzde 41 oranında geriledi. 
 
Gelişmekte olan ülkelerde yaşayan yaklaşık 4.6 milyar insanın, 800 milyonu, normal, sağlıklı ve faal bir yaşam sürmeye yeterli gıda alamıyor. Bu kişilerin 850 milyonu okur-yazar değil, 1 milyarı temiz sudan yoksun olarak hayatını sürdürüyor, 2.4 milyarı ise temel sağlık hizmetlerinden yararlanamıyor. Gelişmekte olan ülkelerde her yıl, 5 yaşından küçük 11 milyon çocuk önlenebilir hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor.
 
Küresel ısınma sonucu hava sıcaklıkları en az 0,8 derece artmışken, Hava kirliliği yüzünden her sene 7 milyon kişi ölmekte. İnsanların yaşadığı bölgelerin yüzde 92'lik kısmının havası örgütün temiz hava standartlarına uymuyor. Başta su ve bitkiler olmak üzere kötü kullanım ve kar hırsı nedeniyle tüm doğal kaynaklarımız önemli derecede azalıyor. Nükleer kullanımı ve çevresel yıkım yüzünden dünyanın her tarafında yıkıcı doğal felaketler yaşanıyor. İnsanlar zararlı olmayan doğal yiyecekleri ancak ‘organik’ adı altında yüksek ücret ödeyerek alabiliyorlar.
 
İşte tamda bu noktada küresel sermeye,bu   düzeni devam ettirebilmek için terörü ve savaşları kışkırtıyor.,Dünyada son 50 yıldır küresel sermeyenin kışkırttığı çoğu etnik ve dini kökene dayalı 80 den fazla bölgede savaş var. Bu savaşlarda ve terörde ölen insan sayısı ise 1.Dünya savaşının 3 misli 2.Dünya savaşından ise biraz fazla olarak 60 milyon kişi!90 yıl dayanabilen biz de dâhil İslam ülkelerinin tamamı, eski sosyalist ülkeler başta olmak üzere neredeyse dünya ülkelerinin yarısından fazlası demokratik olmayan rejimlerle yönetiliyor.Artık patron ülke ABD den başlayarak,sistemin en büyükleri de giderek faşizme geçerken , Faşist ülkelerin sayısı da her gün artıyor!
 
Görüldüğü gibi dünyanın kaynaklarını tüketen, büyük teknolojik gelişmeleri sadece kendi yararına kullanan bir avuç küresel kapitalist,2 milyar yıl daha yaşaması beklenen dünyamızda yaşamın kalitesini her gün daha çok düşürürken sonunu da çabuklaştırmaktadırlar! Ne dersiniz? Her gün biraz daha etkisizleşen dünya ve Türkiye solu, Dünyanın yeni yaşında akıllanıp da KENDİ sorunlarını çözmeye başlar,!
 
İNSANLIĞI KURTARIRLARMI ACABA?
 

 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları