27.11.2017 19:02:51
Okunma: 1605
0 Yorum

Mete Gönenç gonencmete@yahoo.com
İZMİR PARTİSİ-2

 
Başlıktan da anlaşılacağı üzere bu başlığı 2.defa kullanıyorum. İlki 01.02.2003 de Haber Ekspres gazetesindeki yazımdaki kullanmışım. Kamu görevlisi olduğum o dönemde bile üslubuma dikkat ederek, böyle bir yazı yazmak zorunda bırakılmışım.
 
O dönemki sorun, deniz üstündeki AVM KONAK PİER ve EÜ bahçesinde öğrencilere tahsisli arazi üzerindeki KİPA, Üstelik de EÜ. VAKFI tarafından usulsüz kiraya verilmiş! İşte bu dönem ben aslında eskiden beri var olan bu parti tekrar ortaya çıkmış! Sonuçta da ben AKP tarafından ilk görevden alınana bürokratlardan biri olma onurunu yaşarken, dönemin Maliye Bakanı hızla İzmir’e gelerek devlet kasasından usulsüz olarak bu sorunları çözmüş? Kimsenin özelikle de muhalefetin gıkı çıkmamış?
 
Geçmiş baktığımızda dünya şehrimizin bu hale gelmesinden bunlar sorumlu! Soner Yalçın,’’EFENDİ’’ adlı kitabında bunlar güzel anlatıyor. O komplo teorilerine giriyor bunlara SABETAYİST diyor! Bence ise! bunlar şehrin güzelliklerini yok ederek bu güzelim şehrin sırtından rant elde eden bir çevre. Yani RANTİYE!
 
Peki, kim bunlar? Üretimi unutmuş, genel ve yerel iktidardaki politikacılarla iyi! İlişkiler kuran bir takım iş adamları, yerel yöneticilerin birçoğu ve tabii ki medyamızın neredeyse tamamı! Bürokrasi ve Üniversitelerdeki bazı yöneticilerde yetkili oldukları dönemlerde bunlara katılmış! Önemli meslek odaları, neredeyse babadan oğula geçecek şekilde bunların elinde! Medyadakiler ise genelde, İzmir’in işgalinde ‘KAHRAMAN YUNAN ORDUSU İZMİRDE’ manşeti atan en büyük gazetemiz kaynaklı! Basın emekçileri ise üç kuruş ücretle yaşamaya çalışıyor.?Özellikle medya ile yerel yöneticiler arasında ki ilişkiler 20 yıl kadar önce meşhur şişman komedyenimizin çabalarıyla pekişmiş,İstanbul sermayesi de pazar yeri falan demeden talana katılmış? Son dönemde ise şehrimize ithal edilen yandaş sermaye de derhal bunlara katılmış, söylentiye göre liderliği bile ele geçirmiştir.
 
Şehrimizin açık alanlarına AVM, süpermarket yapılmasında, gökdelenlerle çirkinleştirilmesinde, yeşil alanların yok edilmesinde, kıyıların yağmalanmasında, fuarımızın peşkeş çekilmesinde bu daha birçok pislik iş de bunlar başroldedir. Nerede avanta iş varsa bunlar ordadırlar. Genelde 100 kişi bir araya gelip şirket kurabilirler? Karşı çıkanlar ise derhal " İZMİR DÜŞMANI’’ilan edilirler!
 
Bunların son marifeti ise, Sn.RTE’ nin ‘’yerli otomobil imali’’ konusunda ki çağrısıdır. Başta halkımızın hangi partiden olduğunu unuttuğu kocaman belediye başkanımız, sonra da bu partinin değerli! Mensupları, toplantılar düzenlediler, yazılar yazdılar ve bizim adımıza bu üretime talip oldular!
 
Birçoğu da konumları, en azından danışmanları dolayısıyla ekonomi bilmesi gereken bu zatlar, sanırım SN. RTE’nın bile gözlerini yaşartacak kadar bu işe angaje oldular? Aslında bu konuda çok da ekonomi bilmeye bile gerek yoktur! Dünyamızda otomobil üretimi, en yüksek teknolojiyle çalışan milyarlarca dolar sermayeli dev firmalardır. Yıllık üretimleri, satışları milyonlarla ölçülmektedir. Ülkemizdeki otomobil firmalarının hemen hepsinin montajcı olduğunu,%80 den fazla yabancı girdiye ihtiyaç duyduklarını düşünürsek, ülkemizin uluslararası dev firmalarla rekabet edeceği böyle bir üretime girmesinin sonu belli bir macera olduğu açıktır. En güçlü sektörlerimizde bile ithalata başladığımızı düşünürsek gerek de yoktur. Ekonominin kendi kanunları vardır. Faizler emirle düşmediği gibi arabada emirle üretilmez!
 
Kanımca, otomobil üretimi söyleminde amaçlanan gündem değişikliği ve propagandadır.  Bizim partilerin amacı ise yağ çekmek ve yaranmaktır. İzmirlilerin ise, ilerici özelliklerini, hatta yaşam biçimlerini ve tabii ki şehrimizi koruyabilmek için bu ‘İZMİR PARTİSİ’ ni her fırsatta teşhir ederek, bunlardan derhal kurtulması gereği açıkça gözükmektedir.
 
 
 

 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları