12.05.2017 22:41:11
Okunma: 2173
1 Yorum

Mete Gönenç gonencmete@yahoo.com
İBB-EÜ YETKİLİLERİ SİZE ÖĞRENCİLER ADINA NE DİYECEĞİMİ BİLEMİYORUM!

 

Ülkemizde özellikle de üniversite de okuyan sayısı 6 Milyonun üstünde olan gençlerimizin en büyük sorunlarından biri de barınmadır. Ülke çapında geçen yıl 365 bin öğrencimiz yurtlara başvurmuş ve ancak 199 bin tanesi yurtlara yerleştirilmiştir. Bu yurtların büyük kısmının da gerici tarikat ve kuruluşlar tarafından işletilmekte veya kontrol edilmekte olduğu ise bir başka acı gerçektir.

 
Üzülerek de olsa öğrenci ve yurt sayısı ve yatak kapasitesi için tam rakamlara ulaşamadığımı belirterek İzmir de 200 bine yakın üniversite öğrencisinin öğrenim gördüğünü belirtmek isterim. Ege Üniversitesinde okuyan öğrenci sayısı ise 60 bin civarındadır. EÜ nin yurt kapasitesi ise yanlış bilmiyorsam 7000 civarındadır. Şehrimizde öğrenci sayısının yoğun olduğu Bornova-Buca semtlerinde ev kiraları 500-2000 TL dolayındadır.. Bu semtlerdeki ucuz bir evin kirası ve sınırlı bir kredi kartı karşılığında, bazı Varlıklı, çapkın! Erkeklerimizin yarattıkları çirkin piyasa ise çok üzücü ama bilinen bir gerçektir.
 
Aslında hep bildiğimiz gibi, Üniversitelerimiz geniş arazilere sahiptir. Bunlardan en başta da Ege Üniversitesi arazileri yerel yönetim ve üniversite yönetimi tarafından tam 30 yıldır yağmalanmaktadır. E.Ü bahçesinde, öğrencilere tahsisli 30 bin metrekarelik alana kurulu KİPA bunlardan biridir.1991 yılında birçok benzer olaylarda karşımıza çıkan İzmirli 100 iş adamı tarafından hem de EÜ. Vakfından kiralanan bu arazide kurulan şirket, sonradan büyük karlarla yabancı TESCO şirketine satılmıştır. E.Ü Vakfının aldığı kiraları nereye harcadığı ise ayrı bir sorudur.? Bu gün EÜ nin eğitim amaçlı birçok arazisi bilinen! Kişi ve kuruluşlara peşkeş çekilmiş amacı dışından kullanılmaktadır. Örneğin hastanesinin arkasında güya hasta yakınları için yapılan otelin hangi amaçla kullanıldığı konusunda bile ciddi söylentiler vardır? 
 
Bunlardan da önemli olarak,
 
EÜ. Hastanesi’nin arkasındaki gelişme bölgesindeki, özel mülke ait toplamda 45,000 m2  kıymetli alan eğitim amaçlı kullanılmak üzere 1960’lı yıllarda öğrenci ve eğitim tesisleri yapmak gerekçesiyle MEB tarafından  kamulaştırılmış ve  Ege Üniversitesine tahsis edilmiştir.. Kamulaştırma Yasasının (kamulaştırılan arazi, kamulaştırma amacı dışında kullanılamaz) şeklindeki açık hükmüne rağmen, EÜ, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan alınan 20.02.1998 tarihli yazı ve  ( söz konusu olan alanın öğrenciler için kültür merkezi yapılması isteniyor şeklinde yazılmış) İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 28.11.1997 tarih 05-320 sayılı kararı ile burayı ticari sahaya dönüştürterek imara açtırmıştır.
     
Bu arazi,49 yıllığına 1998 yılında Tepe İnşaat A.Ş.’ye yıllığı 300 bin TL’ye kiralanmış. Kira bedelinin de devletin belirlediği oranlarda artırması kararlaştırılmıştır. Sonradan üst hakkı da bu firmaya verilmiştir. Daha sonra Tepe İnşaat buradaki tüm haklarını Almanya menşeli Commerz Bank firmasına devretmiştir. Commerz Bank buradan çok ciddi kira gelirleri elde etmektedir, tahminlere göre ortalama aylık bu gölgeden gelir 5.000.000 Euro civarındadır. Bu rakamlar ise talanı çok açık göstermektedir.
     
Bu dönemde EÜ Rektörü Rafet Saygılıdır. Tarihler beni yanıltmıyorsa eğitim sahasını ticariye çeviren İBB ise CHP’nin elindedir.Son dönemde arazileri istimlak yoluyla kendilerinden alınan arazi sahipleri,istimlak amacına uyulmadığı gerekçesiyle geri alım davası açmışlardır. Burada bizim için en önemli olay ise EÜ yetkililerinin en son arazi sahiplerine cevaben 16.03.2017 günlü ,E.22602 sayılı Genel Sekreter Z. G imzalı  ve zımni de olsa suçlarını kabul eden ‘….dava zamanaşımı dolaysıyla ….bir şey yapamazsınız..’anlamına gelen  (suç ikrarı)yazıdır.
 
Şehrimizin eğitim kurumlarına, gençlerimize, halkın ortak kullanımına tahsis edilmesi gereken yerleri AVM’lerin süpermarketlerin, yandaş firmaların işgali altındadır. Merkezi ve yerel yönetimler tarafından, İzmir’in tüm ortak alanları yağmalanmakta, ticari kuruluşlara, yandaş firmalara peşkeş çekilmektedir. 
 
Sıra fuarımıza, kalan kıyılarımıza gelmiştir. 2.Osman Kibar’döneminde, kıyılarımızdaki çirkin apartmanlardan sonra yandaş firmaların gökdelenleri iğrenç bir görüntü arz etmektedir. İZMİRLİLER GÖREVE! Derken, CHP’lilere de tüm teşkilatı, çıkar ilişkileri ile sarılmış bu partiden artık umut keserek, tüm ilerici ve dürüst insanlarla beraber yeni arayışlara girmek gerektiğini tekrar hatırlatmak isterim.
 
 

Etiketler:

Misafir - 18.05.2017 23:08:14

  • Cesamin Özkan
  • Üniversiteler ülkelerin gelişmelerini sağlayan yerler olarak değilde, gençliğin 4 yıl daha oyalandığı, o ara birer gelir unsuru olarak görüldüğü kullanıldığı alanlar olarak görülmeye başlandığından bu yana bilim yuvası olma niteliklerini hızla yitirmeye başlamışlardır. Başta hastaneleri olmak üzere diğer bir çok yapıları gelir sağlamaya odaklanmış,özel üniversitelerinde eklenmesi ile ticari motifleri ön plana çıkmıştır. Bunun sonucudur ki bulundukları araziler rant çarkına hızla entegre olmuş, eğitim bilim ve ülke kalkınması geri plana atılmıştır. İşin acı olan yanı, halkçı ve sosyal demokrat ilkeleri olan CHP çatısı altında kazanılan İzmir Büyük Şehir Belediyesi, bu tür rant üretme alanlarındaki çalışmalara çanak tutmaktadır. cumhuriyet dört bir yandan saldırıya uğramış ve bu saldırı devam ederken alınan yaralar büyük olmuştur. Daha fazla tahribatlara fırsat vermemek adına ulusun yurtsever güçlerinin bir an önce çözüm adına iktidarı ele geçirmeleri zorunluluk haline gelmiştir. Mete Gönenç'e değerli birikimleri ile önemli olan bu konuda da daha fazla aydınlanmamıza katkısından dolayı teşekkürler.
  • Yazarın Diğer Yazıları