16.06.2017 22:23:15
Okunma: 1429
1 Yorum

Mete Gönenç gonencmete@yahoo.com
GÖZÜN ÇIKMASIN GÖZTEPE!

 

Sanılanın aksine ben futbolu çok severim. Gençliğimde uzun bir zaman da amatör olarak oynadım. Lisansım da SBF yi kazanınca ayrıldığım o zaman 2.ligdeki Karagümrük'te kaldı. İstanbul da Selimiye de oynarken(sol açık) 2.Amatör ligde namaglûp şampiyon olduğumuzu hiç unutamam. İdman bile yapamadan oynadığımız maçlardan sadece kazandığımızda 2,5 lira prim alırdık. Biz futbolu oynarken her şeyi unutur, korkunç zevk alırdık. Şimdiki trilyoner, sözde futbolcular gibi prim kavgası ile Takımı terke etmezdik!

 

 Zamanla futbol da dönen para çoğaldı. Amatörlük bitti. Doğal olarak da kulüplerin yönetimleri ufak veya büyük mafya özentilerinin eline geçti. Futbolculara verilen büyük paralar, kumar, kadın v.s metotlarla bir şekilde birilerine geri dönemeye başladı. Nazikleşen futbolcular haftada 2 maç yapınca sızlanmaya başladılar?
 
 Futbolu bıraktıktan sonra ise fırsat buldukça oynamanın yanında bu zevkimi sadece seyirci olarak sürdürmeye başladım. Ama o dönem rakip takımların taraftarlarıyla şakalaşıp birbirimizi kızdırarak, keyifle maç seyrederdik. Bu süreçte en büyük değişim ise seyircilerde yaşandı. Nerdeyse tüm kulüplerde çok büyük olasılıkla, yöneticilerin beslediği güya holigan sürüleri ortaya çıktı. Birbirleri ile taşlı sopalı, bıçaklı, palalı kavgalar etmeye, sahaya patlayıcılar atmaya başladılar! Birçok takımın seyircisinin rakip sahalarda maç seyretmesi yasaklandı. Saha kapatma ve benzeri cezalar sıradan hale geldi.
 
 Bana kendi ülkemde maç seyretmeyi bıraktıran olay ise 1980 li yılların sonunda bir BJK-KSK maçından sonra yaşandı. Maçın 2.yarısında 3-0 Mağlup iken KSK seyircisinin bir kısmı maç seyretmeyi bırakıp, rakip seyircilerden dövecek adamları seçmeye başladılar. Maç sonunda da, babası arabayı kullanan BJK bayraklı bir arabadaki çocuğa öyle bir tokat attılar ki! o küfürleri ve kavgaları görmemek için bir daha ülkemde maç seyretmeye gitmedim.
 
 İzmir Beşiktaşlılar Derneği yönetici ve üyeleri ise yurt dışında maç seyretme zevkimi bitirdiler. Daha önce paylaşıp anlattığım gibi sarhoş bindikleri uçakta, telefonla konuşup, sigara içtiler. Uçağın içinde birçok yeri kırdılar, uçuşu tehlikeye soktular, yaptıkları iğrençliğin Kiev’deki devamında ise bir güzel dayak yediler!
 
 Maçlarda atılan patlayıcılar, tezahürat yapmayan kendi seyircilerine bile saldırmalarda işin cabası? Yurt dışındaki birkaç maçtan sonra ise, biz donumuza kadar aranıp, çakmaklarımız bile alınırken, bu lisan da bilmeyen magandaların bu kadar patlayıcıyı nasıl sahaya soktukları ise aklımızı yöneticilere getiriyor? Çünkü bu patlayıcıların dışarıdan sokulması pek mümkün gözükmüyor?
 
Gelelim GÖZTEPE’MİZE, genç-çocuk yaşlarımda o semtte otururken büyük futbol insanı ADNAN SÜVARİ yönetimindeki takımın tüm idmanlarını bile izlerdik. Nihat-Ertan-Feyzi-Gürsel-Halil forvetini, Kaleci Ali ile başlayan tüm takımı hala ezbere sayabilirim. Ama o zamanı seyircisi de centilmendi ve gerçek İzmirliydi. Maçları keyifle izlerdik.
 
Geçenlerde Göztepe nin final maçını izlediğimde ise dehşete düştüm. Eğer hakem uzaktan kumandalı bir kukla olmasaydı, futbolcular ve seyirciler için hayati tehlike arz eden bu ortamda maçı erteler, oynatmazdı. Top futbolcuların ayağında kaç dakika kaldı? Bilmiyorum ama oynananın futbol olmadığı açıkça ortadaydı. Eğer yaşlı Eskişehir’in başındaki M. Denizlinin açık hataları olmasa, Göztepe’nin bu maçı alması da biraz zor olurdu? Böyle bir şampiyonluk, gerçek bir futbol seyircisinin içine sinmişimidir? Onu da bilemem?
 
Maç sonrasında ve geçen gün kuruluş kutlamasında! Semtimizde yaşananlar ise kesinlikle İzmirliliğe, sportmenliğe, taraftarlığa hatta insanlığa yakışmayan şeylerdir. Neredeyse sabaha kadar, tüm cadde trafiği kilitlendi, birçok ambulans yerine varamadı? Hasta, çocuk, yaşlı var demeden, medeni tüm ülkelerde yasaklanan kornalar hiç susmadı. Parası kimden çıkıyorsa, atılan patlayıcılar, sesleri ve dumanlarıyla semti yaşanmaz hale getirdi. Trafiğin tüm kuralları çöpe atıldı. Ufacık sosyal bir olayda, ilerici insanların canına okuyan polis ise sanırım! Potansiyel boşalıyor?’ diyerek durumdan çok hoşnut oldu.
 
Sevgili Göztepeliler, bir başarı sonrasında tabii ki kutlama yapılacaktır. İnsanları en az rahatsız ederek, medenice, ülkenin en medeni şehri dediğimiz İzmir’imize, Göztepe’nin şanlı tarihine yakışır şekilde kutlama yapmak hakkınız ve hatta görevinizdir.
 
Takımın süper ligde maç yapacak doğru dürüst sahası bile yoktur? Final maçında görüldüğü kadarıyla birçok eksiği vardır. Tüm İzmir süper ligdeki tek temsilcimize sahip çıkmalıdır. Gelin hep beraber parayla yönetilen bir avuç holiganın eline bırakmayalım! Lütfen bize GÖZÜN ÇIKSIN GÖZTEPE dedirtmeyin! Gelin hep beraber haykıralım GÖZ GÖZ GÖZTEPE

Etiketler:

Misafir - 19.06.2017 01:00:58

  • Cesamin Özkan
  • Futbolun lezzetli, milli olduğu, ama bir avuç art niyetli yapıların aleti olmadığı yılları güzel anlatmış Mete Gönenç. Ancak Göztepe'nin şampiyonluğunun rant avcılığını yapan Aziz Kocaoğlu'na değinmemiş noksan bu. Bilmem kaç yıldır kaç dönemdir Türkiye'nin üçüncü büyük güzide kentinde büyük şehir belediye başkanı bu ilden bu güne kadar süper lige bir takımı gönderememiş ise yüzü kızarmalıdır. Bırakın bu Azizin yüzünün kızarmasını Göztepe'nin şampiyonluğunu hemen fırsata çevirip sahne almış. Ya insan utanır ve utanç duygusunun hala kendinde olduğunu hissettirerek tutunma şansını dener. Ama nerede. Göztepe'nin yöneticileri ve taraftarı öyle sanıyorum ki kendileri üzerinden siyasal rant elde etmeye kalkışan Aziz Kocaoğlu'na gereken tepkiyi ve muameleyi gösterirler. Kendilerinin ter dökerek başardıklarına birilerinin bedavadan ortak olmasına fırsat vermezler.
  • Yazarın Diğer Yazıları