28.11.2016 17:39:57
Okunma: 1204
0 Yorum

Mete Gönenç gonencmete@yahoo.com
BİR ZAMANLARIN RÜYASI! ŞİMDİNİN????

 
Bu yazı 26,12.2012 de SOL Gazetesinde yayınlanmıştır.    
                                                           
AB RÜYASI! 
 
Brüksel’in merkezindeki çok yıldızlı otelin lobisindeki kokteyle 3 özel uçakla gelmişlerdi! Salonda 600 ü aşkın insan vardı. Bakanlarımız, belediye başkanlarımız, meslek odalarımızın, STK’larımızın yöneticileri, basın mensuplarımız hepsi oradaydı.’Meme Derneği! Yöneticileri ile de orada tanıştım. Onlarda diğerleri gibi görevlerini! Yapıyor, AB ye katılım için var güçleriyle çalışıyorlardı.
 
Tahmin ettiğiniz gibi, bu sahneler 17 Aralık 2004 günü, benim de geçici görevli olarak katılma şansı bulduğum AB’nin başkentinde yaşanmıştı. İktidara gelir gelmez, her konuda olduğu gibi AB ye giriş konusunda da atak yapan anlı, şanlı AKP iktidarının çabaları ile 1959 yılından beri kapısında beklediğimiz AB ile müzakereler tekrar başlamıştı. Tam üyeliğe çeyrek kalmıştı. O günden bu yana geçen 8 yıl içinde ise hepinizin bildiği gibi sonuç tam bir fiyaskodur.
 
Bir taraftan küresel finans kuruluşlarından, sürekli aferin alan, borsası coşan, dünyanın en büyük 18 ekonomisi arasına giren ülkemiz ekonomisinin gelişmesi, iş AB’ye girmeye gelince, kriz içinde yüzen bu kuruluş tarafından nedense yeterli görülmemekte,’daha çok çalışmanız lazım ‘denmektedir. Ekonomiyi düzenleyen diğer  yasalarda olduğu gibi,en son AB ye uyum için çıkarılan Ticaret Yasasında da,en önemli bir çok değişiklik  maddesinin geri alınması ,yasanın kuşa çevrilmesi  ise hala belleklerde tazeliğini korumaktadır.., 800 bin sermaye şirketinden yarıya yakını uyuyan! ortada gözükmeyen, kayıt dışılığı çok seven ama yine de yakında dünyanın ilk 10 ekonomisinden bir olacak! Ülkemizde, emekçilerimiz ‘acaba yarın şirketimiz kapanır mı, işten atılır mıyız?’ korkusundan  nedense hala uyuyamamaktadırlar.
 
Demokrasi konusu ise daha da ilginçtir. Bu konuda baştan bu yana ülkemize çifte standart uygulayıp, demokrasiyi, kendi çıkarları doğrultusunda belirlediği, Kürt, Ermeni ve TÜRBAN haklarına! İndirgeyen AB yönetimi bile, çıkarılan demokratik!  AB’ye uyum!  Yasalarını yetersiz bulmaktadır. İnsan hakları açısından bizi,12 Eylül den bile geri götüren, Anayasa değişiklikleri, kısıtlanan işçi hakları, yargılanma sürecini bile hapiste geçiren insanlar, basına yapılan baskılar bunlarla pek ilgilenmeyen AB de bile hoşnutsuzluk yaratmaya başlamıştır.
 
Küresel finans düzeninin bir dişlisi haline gelip, kirli sanayiden kurtulma gerekçesiyle, yatırımlarını Güney Doğu Asya’daki ucuz işçilik cennetlerine ve faize kaydıran AB’nin en gelişmiş ülkelerinde bile bu gün işsizlik oranı %20’lerde seyrederken, genç nüfusta bu oran %50’lere çıkmaktadır. Kapitalizmin gelişme dönemlerinde yaptıkları muhteşem alt yapıya rağmen bu yemyeşil ülkelerin eskisi kadar temiz olmadığı,insani ilişkilerin bile eskiye göre bozulduğu,küresel sermayenin girmesiyle,sosyal güvenlik sisteminin çatırdadığı,Casİno, sex shopların çoğaldığı, özellikle, barınma ve ulaşımda ciddi fiyat artışlarının olduğu çok net görülmektedir
 
Artık, AB’nin geleceği tartışma konusu iken,18 yıl önce, Belçikalı bir sosyalist arkadaşıma, biz AB ye girermiyiz? Diye sorduğumda aynen ‘Biz AB’yi 2. Dünya savaşından ders alarak bir daha savaş olmasın diye kurduk. Bu konuda başarılıyız. Ancak ekonomide çok sorun var. Belçika, çalışan sayısının %75i ile sendikalı sayısının en çok olduğu ülke, bu yüzden çok hak elde ettik. Ama şimdi bunları geri alıyorlar Siz çok büyük ve kalabalık bir ülkesiniz. Girmeniz söz konusu olursa bizim hakları tekrar masaya yatırırlar. Daha da önemlisi bu gerekçelerle Avrupa da ırkçılık giderek yükseliyor.’dediğin de, barış konusunda bu kadar başarılıyken, Doğu Avrupa, Balkanlar henüz böylesine parçalanmamıştı. ama,diğer konularda gördüğünüz gibi oldukça ön görülü çıktı.
 
Liberal solcularımızın! Bize demokrasi getirecek diye bekledikleri AB, henüz kendi Anayasasını bile oluşturamamıştır. Tam üye olmak uğruna, başta Gümrük Birliği olmak üzere, ekonomimizi felç eden birçok antlaşmasını gözü kapalı imzaladığımız AB üyeliği artık rüyalar da bile pek görülmemektedir. Belki ders olur da demokrasiyi, gelişmiş batı standartlarını getirmenin zor ve zahmetli ama bizim tarafımızdan verilecek bir mücadele sonunda mümkün olabileceğini anlarız! Ne dersiniz?
 

 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları