21.08.2017 21:00:26
Okunma: 1103
0 Yorum

Mete Gönenç gonencmete@yahoo.com
KÜRESEL KAPİTALİZMLE MÜCADELE-2

 
Geçen yazımda belirttiğim gibi, 1970 erden beri güçlenerek süren küreselleşme döneminde başta işçi sınıfı olmak üzere tüm emekçiler üzerindeki sömürü miktarı katlanarak artmıştır. İşçi sınıfının dışındaki emekçilerinde tamamına yakın kısmı sözleşmeli yapılarak iş güvenceleri yok edilmiştir. 
       
Kamu hizmetlerinin eğitim, sağlık gibi en yaşamsalları başta olmak üzere neredeyse tamamı özelleştirilmiştir. Vatandaş kavramı yerine kamuda da ‘’müşteri’’ kavramı yerleştirilerek tüm kamu hizmetleri paralı hale getirilmiştir. T.Telekom da açıkça görüleceği üzere, iddiaların aksine özelleşen firmalarda hizmet kalitesi ve karlar! Düşmüş, fiyatlar yükselmiş, tüketici hakları unutulmuştur.
       
Özellikle de küresel büyük firmalar karlarını artırmak için az gelişmiş ülkeler başta olmak üzere tüketici haklarını büyük ölçüde unutmuşlardır. Şirket çalışanları sürekli azaltılarak yerlerine bilgisayarlarla hizmet verilmeye başlanmıştır. Bu firmaların müşteri hizmetlerini aramak bile ücretli ve paralıdır. Faturalar ise can yakmaktadır. Bankalar başta olmak üzere büyük holdingler, hizmet kalitesini de sürekli düşürmektedirler. Yakın gelecekte, maliyetleri daha da düşürmek için sivil, askeri birçok alanda robot istihdamının gündeme gelmesi ise insanlık adına ürkütücü sonuçlara yol açabilecektir.
           
Bu dönemde en çok tahrip edilen ise doğadır. Milyarlarca yoksul insana hiç faydası olmayan her gün hesaplama şekli değiştirilen,’tam istihdam’ hedefinden kopan ekonomik büyüme adına, doğa yok edilmekte, hava kirliliği, küresel ısınma, doğal afetler insanlığı sonuna yaklaştırmaktadır. Ekonomik büyüme uğruna özelilikle artan enerji ihtiyacını karşılamak için nükleer santraller, büyük barajlar az gelişmiş ülkelerde inşa edilerek, doğa katledilmekte, insanlar yerlerinden edilmektedir. Madencilik faaliyetleri gibi kirli sanayiler büyük ölçüde az gelişmiş ülkelere kaydırılmıştır. Altın başta kıymetli madenler bu ülkelerden çıkarılmakta, Bergama, Artvin örneğinden bileceğimiz gibi, şehirler, doğası ve zengin kaynakları yok edilirken, insanlar kitle halinde zehirlenmektedir.
      
Tam anlamıyla bir devrim geçiren teknoloji ve bilim küresel sermaye iktidarında, insanlığın başta sağlık olmak üzere temel sorunlarını çözmek yerine karlılığı arttırmak, yeni silahlar üretmek için kullanılmaktadır. Yanlış sağlık politikaları sonucu etkilerini kaybeden antibiyotikler için bile çözüm aranmamaktadır.
       
Büyük bilim ve politika insanı Behice Boranın 1970 lerin sonunda görerek söylediği gibi, küresel sermayenin yükselişine paralele olarak ‘TOPLUMLAR GERİ GİTMEKTEDİR’ Bu dönemde, birçok ülke milliyetçilik, dincilik, mezhepçilik akımları kışkırtılarak ufak parçalara bölünmüştür. Milyonlarca insan bu saçmalıklar yüzünden ölmüş ve ölmektedir. Yine büyük ölçüde küresel sermayenin yarattığı ve her zaman kontrol edemediği terör dünyayı yaşanmaz hale getirirken silah sermayedarları ellerini ovuşturmaktadır.
        
Küresel sermayenin insanlığın başına nasıl bir bela haline geldiği konusunda örnekleri fazlasıyla çoğaltmak mümkündür. Ancak bizim cevabını aradığımız soru, çok ufak bir azınlığın dışında milyarlarca insanın hayatını cehenneme çeviren, kıyamet beklentisine sokan bu sistemin nasıl olup da üstelik de her gün biraz daha güçlenerek sürebildiğidir. Küresel sermaye ile mücadeleyi etkinleştirmenin tek yolu da bu konuda hepimizin ortak akıl yaratmasıdır. Gelecek yazımda bu konuyu tartışmaya çalışacağım.

 

DEVAM EDECEK 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları