30.09.2016 18:53:59
Okunma: 1147
0 Yorum

Mete Gönenç gonencmete@yahoo.com
YAŞASIN! BÜYÜME ORANIMIZ DÜŞÜYORMUŞ

 

Kızım Defne'nin güzel yazısından sonra, bu meşhur BÜYÜME KONUSUNU ben de değişik yönleriyle ele almak istedim.

Son istatistiklere göre AKP’nin büyüme masalı mutlu sonla bitmemiş ve nedense son yıllarda büyüme oranımız azalmaya başlamış. Aslında en yüksek büyüme oranımız 1923-1950 döneminde gerçekleşen %8,1 sonra 1975-77 deki %7 çok kısa dönemler dışında en düşük ortalama 4,6 cumhuriyet döneminin genel ortalaması ise %5.Üstelik 2015 büyüme hızımız %4, 2016 ikinci çeyrek itibariyle ise %3,1 yani büyümemiz düşüyor. Peki, yükseldiği dönemlerde ne olmuş dersiniz? Dünyamızdan başlayarak bir de ona bakalım.
 
Dünya nüfusu 8 milyara yaklaşıyor. Nüfus artış hızı son dönemlerde %1,7 civarında ve altında, dünya ekonomisinin büyüme oranı ise 2000-2006 döneminde %4,1 2015 de ise %3,1 yani ekonomik büyüme, nüfus artışından hızlı, o halde insanların refahının artması lazım? Ama pek de öyle olmuyor! İstatistiklere göre, Dünya nüfusunun yaklaşık yarısı günlük 2,5 ABD dolarının altında bir gelirle yaşamakta ve Dünya genelinde insanların asgari %80’i günlük 10 ABD dolarının altında bir gelirle hayatlarına devam etmektedir. 
 
Dünyadaki insanların en zengin %20’si ise dünya gelirinin %75’ine sahiptir., 
 
Büyüyen lüks tüketimi yıllık 250 milyar dolara yükselirken BM verilerine göre 805 milyon aç insanın yıllık gıda masrafı 30 milyar dolar. Her 4 saniyede bir kişi ise açlıktan ölüyor. Diğer taraftan, Dünya’nın bir yılda savaşa harcadığı para ise 14,3 trilyon dolar!
 
Araştırma fonları büyümeyi arttırmak için başta lüks tüketim olmak üzere harcamaların nasıl arttırılacağına ayrılıyor. Sağlık başta insanlığın asıl ihtiyaçları için ayrılan kaynaklar çok sınırlı. Antibiyotikler artık hastalıkları tedavi etmiyor! Kanser ve diğer ölümcül hastalıklar her gün birçok can alıyor! Kimsenin umuru değil! Kanser aşısını bile ufacık bütçesiyle Küba buldu.
 
Ülkemizde ise durum daha da kötü! Son 5 yılda, banka hesaplarına göre milyoner sayımız,%105 artmış,2002 de 6 olan dolar milyarderi sayımız ise, 35’e çıkmış, yani AKP’nin övündüğü büyüme rekoru bu olsa gerek? Konut, araba satışları tırmanıyor 2015 cep telefonu satışlarında ve telefonla konuşmada ise Avrupa birincisiyiz
    
Büyümenin lokomotifi ise hep vatandaş?. Ancak tüketici de gıdaya, giyime değil otomotive, konutta, mobilyaya, sağlığa harcadı. Gıda harcamaları yüzde 0,98 giyim harcamaları yaklaşık yüzde 5 azaldı. Üstelik bu harcamalar hep borçlanarak oluyor. Toplumun en az yarısı borçlu vatandaşın borç miktarı 400 milyar liranın üstünde! Devlet büyüklerimiz!’ faizleri düşürün’ diye bankalara ricacı. Son olarak kredi kart borçları en az %75 faiz yüküyle 6 yıl yapılandırılıyor. Sahi İslam da faiz haramdı değil mi?
      
Bütün bunlar olurken, ülkemiz, OECD’ye üye 34 ülke arasında en zengin %10 ile en fakir %10 arasındaki gelir farkının en yüksek olduğu 31. ülke konumuna gelmiştir. Gelir dağılımında eşitsizliğin farklı bir göstergesi olan GİNİ Katsayısının Türkiye’de1987-2013 yılları arasındaki ortalama değeri 0,40’tır. Bu rakam GİNİ Katsayısı için ideal değer olarak kabul edilen 0,25 değerinden oldukça yüksektir. 
İşte dostlarım! Küresel patronların büyük başarısıyla biz durmadan büyüyen bir ülke olduk.12 Eylül bunun için yapıldı.28 Şubat ve iktidar değişimi, muhalefetin dizaynı hep bundan! 
 
Seviyesi her gün daha da düşen yöneticilere de bu yüzden mahkumuz! 
 
Ne dersiniz BÜYÜMEYE DEVAMMI?
 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları