01.02.2016 12:09:14
Okunma: 1225
1 Yorum

H.Emre Özer
ZAHMET OLACAK AMA!

 

Yaşadığımız şehrin birçok sorunu var,kimisi halledilmesi kolay olamayan, geçmişten gelen,maliyeti yüksek,  kimisi  ise kolayca çözülebilecek,ilgilinin, görevini gerektirdiği gibi yapmasıyla yoluna girebilecek sorunlar.

Hergün hepimizin yaşadığı,keyfimizi kaçıran birkaç soruna değinmek istiyorum.

İnanıyorum ki; bu sorunlar dile getirildikçe ve çözüldükçe, güzel  İZMİR'İMİZ,  daha yaşanılır bir şehir olacaktır.

Zaten kötü şeyler sadece kötü insanların kötülüklerinden değil,iyi insanların ses çıkarmamasından da kaynaklanmıyor mu?

İlk değinmek istediğim,özellikle ticari taksi sürücüsü  ve  bazı vandalist  tiyniyetlerin, araçlarına sonradan taktırdıkları, tiz sesli,  insanı yerinden sıçratan klaksonlar.
 
Yolda yürüyorsunuz, yada eşinizle vitrinlere bakıyorsunuz  veya aracınızı kullanıyorsunuz. Bir anda yerinizden sıçratan tiz bir klakson sesiyle  neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz.
 
Bunu genellikle ticari taksi sürücüleri,  müşterinin dikkatini çekmek için yapıyor.
 
Vandallarsa ,bir insanı taciz etmenin verdiği  sapıkça zevk için.
 
Şimdi sormak istiyorum, bu  sonradan takılmış klaksonlarla insanları taciz etmeye ne hakları var.
 
Başka bir sorun, motorlu  sağlıksız-hazır yemek dağıtıcıları ve kuryeler.
 
Bunları günün her saatinde, caddelerde, sokak aralarında,yürüdüğünüz kaldırımlarda,  hiçbir yasa-kural  dinlemeksizin, üzerinize üzerinize sürdükleri  motorlarıyla  görebilisiniz.
 
Şimdi birde elektiklisi moda oldu, ehliyete de gerek olmadığı için rahatça her isteyen satın alabiliyor.
 
Bakın şehrin en yoğun olduğu yerlere, bu motorlu tiplerin ne yayalara saygısı var ne trafik kurallarına uymak gibi derdi var.
 
Hatta babalarının malıymış gibi kamuya ait kaldırımlar özellikle de yemek dükkanlarının önündekiler,sipariş motorları tarafından  adeta motor parkına çevirilmiş durumda.
 
Bunların, insanları yolda yürürken rahatsız etmeye, kamuya ait yerleri kafalarına göre işgal etmeye ne hakları var?
 
Bir diğer konu ise; ışıklardaki cam siliciler.
 
Işıklarda durduğunuzda, bir anda ellerinde ne olduğu belli olmayan sıvılarla ve pislikten rengi dönmüş bezlerle, aracınızın camını isteğiniz dışında silmeye ve sizi para vermeye zorlayan şehir eşkiyaları.
 
Yapma,dur ,bozuk param yok desenizde sizi dinlemiyerek  camınızı daha da kirleten, para veremediğinizde küfür eden, tehdit eden  bu eşkıya türünden artık kadın-erkek bütün sürücüler  muzdarip.
 
Duyarlı bir vatandaş olarak, defalarca gerek o anda gördüğüm  kolluk güçlerine gerekse 155’e adımı,soyadımı vererek önlem alınmasını  konusunda ricada bulundum.
 
O anda yolda gördüğüm kolluk güçlerinden  aldığım bazı yanıtları burada yazsam,mizah dergilerine konu olur da, geçelim.
 
Bir kez daha soruyorum, bizim gibi yasalara uyan, sıradan vatandaşları,  bu eşkiyaların gasp etmeye ne hakkı var?
 
Şehrimizin ilgili emliyet yetkilileri; yukarıdaki sorunları çözmek sizin göreviniz değil mi?
 
Bu konularda, mevcut yasalar size bu yetkiyi vermiyor mu?
 
İşiniz,vatandaşın huzurunu ve güvenliğini sağlamak değil mi?
 
Sizler,ihticacınız olduğunda gittiğiniz doktor, doğru teşhis koymadığında yada apartman görevliniz çöpünüzü almadığında ,görevini layıkıyla yapması konusunda uyarmıyormusunuz?
 
Eminim ki uyarıyorsunuz.
 
Unutmayın ki, bizlerde sizin gibi devletimize sadık, vergilerini ödeyen,yasalara uyan vatandaşlarız.
 
Zahmet olacak ama yasaları uygulasanız diyorum, kısacası…..

Etiketler: