02.06.2016 10:03:33
Okunma: 1845
2 Yorum

H.Emre Özer
Swiss Otel'in Aymazlığı

 
İzmir’de her sene olduğu gibi havaların ısınmasıyla birlikte, müzik ve eğlence etkinlikleri kapalı mekanlardan açık hava mekanlarında yapılmaya başlandı.
 
Buraya kadar bir sorun yok, tabi ki insanların müzik dinleme, mezuniyetlerini, yaş günlerini veya evlilik kutlamalarını dostlarıyla birlikte yapmaları, eğlenmeleri en doğal hakları.
 
Ne zaman ki söz konusu eğlenceler diğer insanları rahatsız eder hale gelir, o zaman diğerlerinin özgürlükleri başlar.
 
Swiss Otel, İzmir’in tam ortasında, yıllardır İzmir’imizin sembolü, hatta adres verirken işaret noktası konumuna gelmiş, hemen herkesin bildiği bir kuruluş.
 
Keşke böyle bir kuruluşu saygın başka bir konuda dile getirebilseydik.
 
Maalesef günlerdir otelin bahçesinde yapılan müzikli eğlenceler çevrede oturanları önce rahatsız sonra isyan eder duruma getirmiştir.
 
Neredeyse sonuna kadar açılan müzik, barım barım bağıran üçüncü sınıf şantörlerin şarkı şeklindeki feryatları, otel çevresinde yaşayanların evlerinde uyuyamamasına, dinlenememesine, kendi aralarında konuşamamasına kadar varacak rahatsızlığa neden olmaktadır.
 
Kiminle konuştuysak yapılan gürültüden şikayetçi.
 
Dün akşam, Swiss Otel’i aradık, telefona çıkan genç hanıma durumu söyledik, bu konuyla ilgili müdüre bağladı.
 
Deniz hanıma durumu anlattık, kibar bir hanım olduğu ve daha öncede aynı durumla karşılaştığı anlaşılan müdüre hanım, bu duruma üzüldüğünü ama desibel ölçümlerini yaptıklarını, yasal bir sıkıntı olmadığı şeklinde yanıt verdi. Kendisine bu kadar gürültünün çevreyi ziyadesiyle rahatsız ettiğini, vatandaş olarak hakkımızı ilgili mercilerde arayacağımızı, en acısının ise hemen bitişiğinde çocuk hastanesinin olduğunu, çeşitli hastalıklardan tedavi görmekte olan çocukları dikkate almak zorunda olduklarını hatırlatmak oldu. İyi akşamlar dileyerek telefonu kapattık.
 
Şimdi sormak istiyoruz,  Sayın Swiss otel yöneticileri;
 
Bu kadar gürültü çıkartarak, çevrede yaşayanları uykusuz bırakmaya, evinde sınavlara hazırlanan gençlerimizin dikkatlerini dağıtmaya, yaşlı insanları, ertesi gün işine gidecekleri, en önemlisi çocuk hastanesinde acı içinde yatan yavrularımıza ızdırap vermeye ne hakkınız var?
 
Acaba başka bir ülkede, örneğin İsviçre’de böyle bir gürültü yapmaya kalkışır mıydınız?
 
Biz söyleyelim, aklınızdan bile geçiremezdiniz.
 
Yasaların, siz yöneticileri ve kurumunuzu cezalandıracağını bilirdiniz.
 
Ama burası Türkiye, biz istediğimizi yaparız kafasındaysanız, hatırlatırız ki Türkiye’de de yasalar var, hakimler de var.
 
Buradan ilgili kurumlara, başta İzmir Valiliğini, İzmir Büyükşehir Belediyesini ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünü görevlerini yapmaya davet ediyoruz.
 
Çevreye gürültü kirliliği yapan Swiss Otel yöneticilerine Türkiye Cumhuriyeti’nin yasalarını uygulayınız, gerekli işlemleri yapınız.
 
Türkiye Cumhuriyeti, yabancı otel işletmelerinin, her istediklerini yapabildikleri sömürge ülkesi değildir.
 
Hatırlatırız.
 

 

Etiketler:

Misafir - 03.06.2016 22:06:04

  • Murat kalaycı
  • Sizi tebrik ederim. Yazdıklarınızın aynısını bizler de bostanlıda yaşıyoruz. Barlar ve meyhaneler hayatımızı kabusa çevirdi.
  • Misafir - 02.06.2016 10:33:39

  • Cesamin Özkan
  • Desibel ölçümleri yapmışlar sorun yokmuş. Zaten bu ülkenin çağdaş yaşam kriterlerini belirleyenlerin bir kere adamlık desibellerine bakmak lazım. Birde adının gelişmiş demokrasilerden olduğu iddia edilen, oradaki yaşayanlara ileri demokrasi sunan, ancak Türkiye gibi ülkelerden milleten çaldıkları paraların istiflendiği ülke konumunda olan İsviçre menşeili bir firmanın bu çifte standartlarıda şaşılacak bir durum değil. Bu çarplıklıkları anlamak bizim için güç değil. ancak bu kentte CHP çatısı altında yönetime gelmiş bir sosyal demokrat olduğunu iddia eden Aziz Kocaoğlu yönetimindeki belediyenin duyarsızlığını anlamakta güçlük çekiyoruz. Yani Aziz Kocaoğlunu tanımakta tanımlamakta güçlük çekmiyoruz aslındada CHP ni bu kişiyi içinde hala tutuyor olmasını anlamakta güçlük çekiyoruz. Aslında onuda artık anlamış durumdayız, bu defa bu ülkede cumhuriyet güçlerinin bu tahammül edilemez kişilerin iktidarlarına tahammüllerini artık anlamakta güçlük çekiyoruz.