09.03.2018 18:50:36
Okunma: 641
0 Yorum

Dr.Mustafa Yuluğ
EĞİTİM ÖĞRETİM

 

Küresel eğitim/öğretim dolandırıcılığı (yineleme)
 
Dünyamızın önemli bölümünün çok uluslu şirketler, mafya babaları ve derin devlet komutanlıklarından oluşan egemenliğin, yöreden yöreye farklı yoğunluklu olarak da olsa, hüküm ve tasarrufu altında 'nefes alıp verdiği' malum. 
İyi de, bir öğrencimizin tam bursla Harvard’a kabul edilmesi ile orada ekonomi okuyacak olması taşeron basını niçin havalara uçacak kadar mutlu ediverdi (16 Mayıs günlü gazeteler)... işte nedenler…
 
Egemenliğin egemenliğini sürdürmesi, esasta, silah imal ve lojistiği ile mümkün olabiliyor. Silahlar üzerinden gerçekleşen örgütlenmeler ve en başta da askeri ittifaklar yaşamsal önem taşıyor. Bunlara para haydutlukları (hesaplar, belgeler üzerinden yürütülen çağdaş kalpazanlıklar, dünyada en fazla para aklayan ülkenin İngiltere olduğu falan) uyuşturucu hareketleri ve öteki dolandırıcılıklar ekleniyor. 
 
Bir de beyinlerin biçimlendirilmesi gerek. İşte bunu da üniversiteler yapıyor.
 
Dünyaca ünlü egemenlik üniversitelerinde 
 
a) Çin ile Hindistan arasındaki kalkınma uçurumunun temelleri, 
b) Silah üretim ve satışları, silah kaçakçılığının anatomisi, savaşları kimlerin çıkardığı, akıl hastası savaşçı gençlerin kimlerce asker yazılarak ücret ve silaha bağlandığı, zavallı halkların durmadan parçalanması, 
c) Mafya, özellikle uyuşturucu kaynaklı gelirler ve dağılımları, paylaşımları, 
d) Para üzerinden yürütülen dolandırıcılıkların, ‘faizciliğin’ röntgeni, 
e) Rüşvet ve yolsuzluk, vergi kaçakçılığı ve cennetleri, zula hesaplar, 
f) Besin, ilaç, enerji, iletişim, ulaşım, yatırım gibi alanlardaki dolandırıcılıklar, 
g) Silah stoku ile kirlenmeler ve atmosferik ısınmaların bütün inanlığın sonunu getirmekte olduğu gibi konuların ya üzerlerinden atlanır, ya da teoriyle (laf ebeliğiyle) iyice sislendirilmesi yoluna gidilir.
 
Geriye, bu kurumların alalanması yoluyla, halklarda, özellikle gençlerde, bilimsel ve teknolojik aşağılık duygularının geliştirilmesi kalır. 
 
İşte bunu da taşeron medya başarıyla gerçekleştirir. Doğal olarak, yetişmiş öz insanların payına yalnızları oynamak düşer bütün bunların sonucunda...
 
Mustafa Yuluğ
 
Not: Değerlendirmeler sosyal bilimler ile ilgilidir. 
 
Not: bundan 48 yıl önce, bütçe ve mali kontrol genel müdür yardımcısı iken, hiç istemememe karşın, Harvard üniversitesindeki bir programa katılmamı dayatan (o zamanki) hazine genel müdürü Erhan Işıl, 6 yıl birlikte savaştığımız bütçe ve mali kontrol genel müdürü Necdet Taner ve maliye bakanı Mesut Erez üstatlarımı saygıyla anıyorum. Onlar çok büyük ve sonsuzca yurtsever insanlardı. Maliye Teftiş Kurulu'nun insan yetiştirmedeki önemini (bazen bu tek bir insan olabilir) kavrama yetersizliğinden dolayı kurula kilit vuranları kınıyorum. Maliye Teftiş Kurulunun ülkeye yeni hizmetler sunacağı günlere yeniden ulaşılacağına da inanıyorum.
 

Etiketler: