13.8.2018 17:14:56
Okunma: 469
0 Yorum

Dr.Mustafa Yuluğ
ÇOCUKLARLA KONUŞULMAYAN KONULAR

 

Eskiden büyüklerimiz bazı konuları biz çocuklarla konuşmazlardı. Israrcı olursan 'Sus, sen çocuksun, anlamazsın' denirdi. Ne tür konuların başı çektiği, malum. Şimdi de egemen büyüklerimiz ile taşeronları, yine 'Siz çocuksunuz' gibisinden bazı konular hakkında bizlere pek bilgi vermiyorlar, açıklama yapmıyorlar. 

Sayalım:
 
1)Silah üretimi ve kaçakçılığına ilişkin siyasal ve mali paylaşımlar, 
 
2) Silahları üreten ve kullananlara ilişkin 'mali, hukuki ve siyasal düzenlemeler', 
 
3) Trilyonlarca dolara hükmeden uyuşturucu ve fahişelik 'sektörleri', 
 
4) Sonsuz avantalı dijital kalpazanlık, 'off shore'lar, zula hesaplar, kripto paralar, cennetler, spekülatif türevler, borsalar, küresel kumar sistemleri,
 
5) İhalelerin, büyük avantaların küresel ve yerel dağıtım düzeneği, 
 
6) Dünya üretimi ile dağılımının temelini oluşturan dolandırıcılıklar, zararlı girdiler ve piyasa oyunları, 
 
7) Enerji gibi temel üretim alanları ile 'korrele' sıcak ve soğuk savaşlar, siyasal  dayatmalar ve düzenekler, 
 
8) Halkları bölüp karşı karşıya getirme ve/veya uslu tutma açısından ırkçılık, etnikçilik, ulusalcılık ve inançların (Dinler, cemaatler, tarikatlar, ruhani örgütler, görevliler) işlevleri, 
 
9) Rüşvet ve yolsuzluğun yaygınlığı ve siyasal belirleyiciliği, 
 
10) Derin devlet ve mafya nedir, nasıl çalışır, neye hükmeder, 
 
11) Sömürgeci egemenlerin taşeron yönetici, yasa yapıcı atamalarında küresel ve yerel etkileri nelerdir, 
 
12)  Çevrenin tahrip edilerek insanlığın sonunun getirilmekte oluşunu, bu bağlamda olumsuz iklim değişikliğini, havanın ve suların kirlenmesini, suyun tükenmesini, yoksulların hızlı üremesinin önlenememesini, ancak kıyısından, köşesinden ele almak, falan…
 
Tek tük de olsa böylesine temel konuların ele alındığı da olmuyor değil. Örneğin, bir yazarımız (Mine Söğüt) askerlik ve silahlanma üzerinde makaleler yayımladı. Bir başka yazarımız da (Soner Yalçın) beslenme alanındaki dolandırıcılıkları içeren bir kitap çıkarttı. Ancak, bunlar büyük bir binadaki küçük aydınlatma pencereleri sayılır. Bütün tabloyu görmemize olanak olmayan, Mustafa Kemal’in de vurguladığı gibi, ‘Zavallı halklarız, ne olduğumuzu bilelim’ ve dedikodu üretmekle yetinelim. Her zaman olduğu gibi…
 
Mustafa Yuluğ 
 

Etiketler: