26.02.2018 10:33:55
Okunma: 672
0 Yorum

Dr.Mustafa Yuluğ
Cılız Sesler Dışında..,

 
Halklar açık açık dolandırılıyor da karşı çıkan pek yok
 
Zavallı halkların dövüştürülmesi en yaygın dolandırıcılık... Sürü başı olma meraklıları, kışkırtıcılar, bölücüler, toptancı ve perakendeci ‘şizofren’ katiller, istihbaratçılar, ajanlar ve 'bitirim' toplum mühendisleri uyduruktan sorunları ‘dövüşme’ nedenine dönüştürüyorlar. Ondan sonra gelsin 'gani gani' silah ve mühimmat pazarlamaları, yolsuzluklar, avantalar ve tabii ki cinayetler, kıyımlar, acılar falan…
 
Üretim süreçlerinin ezici çoğunluğu dolandırma illeti ile biçimleniyor. Soner Yalçın adlı gazetecinin ‘saklı seçilmişler’ başlıklı kitabı besin alanındaki vicdan yokluğuna karşı bir çığlık sanki. Peki de sorumlu yöneticiler, siyaset, bilim kurumları, ‘bilim insanları’ bu tablonun neresindeler…
 
Cılız sesler dışında dışarı vurum pek duyulmuyor…
 
Eğitim/öğretim ve özellikle de sosyal bilimler eğitim ve öğretimin dolandırıcılıkla ‘malul’ olduğu ileri sürülse de uygulamalar bir şey değişmeden sürüp gidiyor…  
 
Medyanın rolü önemli… Silah lojistiğini, dövüşmeleri büyük başlıklarla sunan medya denen sevgisiz topluluk, örneğin, Küba ve Suriye arasında bilimsel iş birliğine gidildiğini, bir araştırma enstitümüzün güneş panellerine dönük önemli bir gelişme yarattığını ‘önemsiz’ haberler gibisinden ‘lütfen’ duyuruyor. Kalkınma bağlamında ülkenin en büyük sorunu hızlı nüfus artışına da ucundan değinilip geçiliyor (televizyon aktörleri bari bu konuyu da ‘bilir bilmez’ görüşseler de, her zamanki gibi, aşabilsek).
 
Çocuklar ve gençler için daha bir üzülüp duruyoruz. Neyse ki gençlerin ‘kutsal görevi’ tanımlanmış durumda. Aslında devrimci Mustafa Kemal çok önceden belirlemiş bu görevi…
 
Mustafa Yuluğ
 

 

Etiketler: