29.11.2018 20:35:36
Okunma: 236
0 Yorum

Dr.Mustafa Yuluğ
BİR HOCAMIZ (EROL MANİSALI) SORUYOR TRUMP POLİTİKACILARIN EN DÜRÜSTÜ MÜ

 

Açık açık söylüyor çünkü: 'Kim kimi öldürmüş, ben ona bakmam, benim için önemli olan Amerika’nın çıkarıdır'. 
 
Bir de 'Amerika’nın' lafının açılımını yapıp 'Benim sınıfımın, dolayısıyla benim çıkarım' diyebilse ‘en dürüst’ unvanını kesin kazanacak ‘Sayın Başkan’...
 
Obama, vaktiyle 'Politikaya girenlerin bir bölümü bunu avanta (business) için yapıyorlar' dememiş miydi...
 
Tony Blair de Irak işinde 'Bağdat dikta ile yönetiliyor, zehirli gaz kullanılıyor, kitle imha silahları var, saldırımız demokrasi için' gibisinden yalanlarını, sonradan, 'özür dilerim' diyerek geçiştiriverdi gitti. Kendisine bu yüzden tarizde bulunan kimsecikler de olmadı. 
 
Büyük önderlikler dışındaki sıradan politikacılığın en önemli bileşeni inandırıcı biçimde yalan söylemek midir...
 
Bir de şuradan yakalım: ABD (Yani, küresel sermaye egemenliği) Suriye’nin kuzeyinde bir gözlem noktası oluşturup ülkemizi Daeş’ten gelecek saldırılara karşı koruyacakmış (Bir ara, Daeş’i Obama’nın kurdurduğunu ileri sürmüştü Trump).
Orta Doğu halkını mahvetmeyi sürdürmek ile buna dayalı avantaları çoğaltmaktan bir türlü vazgeçilemiyor 
 
Sömürgeciler dünyanın her yöresi öncelikle kendilerinin mülkü diye düşünürler, malum.
 
Bir kısım ‘sözde’ okumuşlar, ABD’nin, küresel büyük şirketler, mafya çeteleri federasyonu (öncelikle uyuşturucu işinde) ve derin devlet komutanlığı (Öncelikle, silah üretim ve lojistiği alanında) tarafından yürütülmekte olan iktisadi, sosyal ve kültürel planlama ve uygulama faaliyetleri bağlamında çekip çevrildiğini bir türlü idrak edemeyerek ‘serbest piyasa ve rekabet, neo/liberalizm’ gibi başlıklara sığınmaktalar. Gerçekte, ABD dünyanın en planlı ülkesidir. Böyle kardeşlerimizi cehalet Tanrısının gazabına havale ediyoruz.
 
Güney Kore’nin hızlı kalkınması küresel şirketleşme ve bunun getirdiği planlama ile mümkün olmuştur. İslam ülkelerinin geri kalmışlığı da, sömürgeciler ile taşeronlarının dayatmasıyla, iktisadi, sosyal ve kültürel planlama faaliyetlerini başlatamamış olmalarından kaynaklanmaktadır (Örneğin, Mısır’ın sanayileşmesini tümüyle ithalatçıların engellediği belirtilir).
 
Mustafa Yuluğ
 

 

Etiketler: