18.9.2018 12:42:14
Okunma: 291
0 Yorum

Dr.Mustafa Yuluğ
Aldatılan Halklar

 

DÜNYA HALKLARININ EZİCİ ÇOĞUNLUĞU OLARAK SÜREKLİ ALDATILAN ZAVALLI APTALLAR MIYIZ
 
Bir araştırma kurumu bildiriyor: 'Akıllı telefonlar ve öteki radyasyon saçıcılar sigaradan sonra en öldürücü alışkanlık olabilirler mi...'. Böyle bir sav varsa, sorumlu yönetimler ile bilim insanlarının derhal incelemelere girişip sonuçtan hepimizi bilgilendirmeleri, ürünlerin üzerine de, sigarada olduğu gibi, uyarıcı bir not konulması gerekmez mi. Hemen yanıtlayalım: Gerekmez...
 
Dünya, halkların güvenliğini sağlamak için mi silaha boğuluyor... Sen öyle zannet. Hiç ilgisi yok. İşin esası, silah üreticileri, öteki paralel dolandırıcılar, beslemeleri ve uygulamacıları avantalarını sürekli artırsınlar diye bu yola gidiliyor. Silah, uyuşturucu, dolandırıcılık ve dijital kalpazanlık ile birlikte, süper avanta devşirme alanı çünkü…
 
Savaşlar, bölünmeler, toplu cinayetler de, bütün tarih boyunca olduğu gibi, toplulukların başındaki egemen sınıf (Grup, klan, çete) ile bütünleşik eşkıya gruplarının gönenci için sahneye konuluyor (Dünyaya yüzyılda bir gelen birkaç büyük önderin doğrudan halklar için gerçekleştirdikleri savaşımlar dışında).
 
Sağlık alanındaki dolandırıcılıkları bir araya getirsen uzaya ulaşır. Kolesterol yüksekliği diye olmayan bir hastalıktan milyarlarca dolar 'voli' vurmak gibisinden yüzlerce uygulama çevremizde dönüp duruyor.
 
Yiyecek/içecek, barınma, üretim, imar, iletişim, ulaşım, enerji, dijital kalpazanlık, vergi, mafya, derin devlet, özellikle de eğitim/öğretim ve hatta inanç numaralı da başlıca aldatma alanları. Üstelik bunların bir bölümü  dünyanın sonunu getirmekte olan devinimler.
 
Futbol, basketbol, boks, tenis, at yarışları gibi 'sözde' spor faaliyetleri havadan kazançlar yaratılsın, halklar oyalansın ve ayrıca da toplumsal kumar düzenekleri devreye sokulsun diye yineleniyorlar. Halkların spor yapıp yapmaması kimsenin umurunda değil.
 
Kültür de öyle. Hele son zamanlarda, özellikle mimarlık, edebiyat, sinema ve müzik gibi alanlar, geri zekalıların, süper cahillerin daha bir ün ve trink para kazanma seçenekleri haline getirildi sanki.
 
Bugünlerde küresel para haydutları, dolar üzerinden, doymak bilmeyen obez tosuncuklarla işbirliği halinde yoksul halkları ‘kazıklamayı’ sürdürüyorlar. Hem de herkesin gözünün içine baka baka…
 
Bence, hiç olmazsa, aptallığın tadını çıkarmak için daha sıkı işbirliğine gidelim. Örneğin, bir aptallar günü (Haftası, ayı, yılı) yaratalım. Dayanıklı kronik aptallar olarak çılgınca eğlenelim. 
 
Mustafa Yuluğ

Etiketler: