05.02.2018 17:11:11
Okunma: 957
1 Yorum

Dr.Mustafa Yuluğ
YERYÜZÜNÜ KAPLAYAN ÖLDÜRÜCÜ KARA BULUTLAR:

 
YOLSUZLUK VE DOLANDIRICILIK
 
Çin’in yolsuzlukla savaşımında en yetkili kişi olan Yang Xiaodu, Sovyet tarzı bir çöküşe karşı ülkeyi korumaya dönük çabaların hızlandırılmasını istedi. Önceki yönetimleri eleştiren Yang, yolsuzluğa tanınan olanaklar yüzünden liderlik, yönetim ve ideolojinin etkisiz hale geldiğini, durum böyle giderse Parti ve halkın geleceğinin Sovyetler Birliği (Doğu Bloku) ile aynı olabileceğini ileri sürdü.
 
Yolsuzlukla savaşan sosyalist ülkeler arasına Vietnam da katıldı. Bu ülkenin yoksul halkının sömürgeci cellatlar elinden kurtarılması için dünya 68 kuşağı çok ter döktü…
 
İşte böyle, insan esaslı devrimler bile nur topu gibi ahlaksızlar, dolandırıcılar doğurabiliyor.
 
Bir de şu habere bakalım… "İngiliz yardım kuruluşu OXFAM 2017 yılında yaratılan küresel servetin yüzde 82’sinin dünya nüfusunun yüzde 1’lik bölümünün cebine aktığını, buna karşılık, nüfusun yoksul yüzde 50’lik kesiminde herhangi bir servet artışı gözlenmediğini vurguladı."
 
Sorun şu… Küresel egemenliğin hüküm ve tasarrufu altındaki bölgelerde, yolsuzluk, yapısal biçimde sistemin içine yerleştirildiği ve ayrıca da ezilen halkların, sınıfların ‘bir şeyden haberleri olmaması ve hatta haberleri olmadığından da haberleri olmamasına yönelik’ taşeronlar, CEO ve CFO’lar, beslemeler, koşuntular, korumalar her türlü özverili önlemi aldıkları için, tek tük çıkışlar dışında, fazla bir yakınma söz konusu olamıyor (Beslemelerin birbirinin ayağını kaydırmak amacıyla başvurduklarının dışında, doğal olarak).
 
Eğitim/öğretim alanındaki dolandırıcılıklar da yaşamsal önemde sistemin işleyişi yönünden. İktisadi, sosyal ve kültürel planlama, küresel üretimi insana karşı unsurlardan (Silah, uyuşturucu, sahte para, sahte ilaç, çevre yıkımı, savaş… gibi) arındırma ve ürünlerden yararlanmada yoksula mutlak öncelik verme konuları ‘yoklarmış gibi’ devinen bütün eğitim/öğretimler, ancak, yolsuzluk ve dolandırıcılık başlığı altında toplanabilirler.
 
Aslında, bütün sosyal ve pozitif bilimlerin temel çabasının, dünyamızda, yolsuzluk ve dolandırıcılığın ve böylece de yoksulluğun, yokluğun, insansal acıların nasıl sıfırlanacağına yönelik olması gerekmez mi… 
 
Yolsuzluk ve dolandırıcılıkla savaşımın esası da ezilen halklardan yana aydınların, iktisadi, sosyal ve kültürel planlama, ödünsüz uygulama ve sıkı denetim araçlarıyla, ahlak yoksunu odakların yeryüzüne saçtığı küresel ve yerel yolsuzlukları, dolandırıcılıkları, rüşvetleri, savaşları, bölünmeleri, cinayetleri, çevre mahvını, mafya ve derin devlet faaliyetlerini sıfırlamalarından başka bir şey değil… 
 
Nazım Hikmet’in bir şiirindeki deyişine benzeterek ‘Artık çalınmalı doğrudan insan için sosyal ve pozitif bilimlerin marşı/Yeter halklara, özellikle de genç kuşaklara dayatılan akademi tıraşı, yeter/Ayağa kalkın hanımefendiler, beyefendiler ve en önemlisi, öğretmenler’ çağrısını yapalım.
 

 

Etiketler: