25.09.2016 17:42:23
Okunma: 1687
0 Yorum

Defne Gönenç
Uluslararası Ceza Mahkemesi Çevre Suçlarını Yargılayabilecek

 
Geçtiğimiz Perşembe günü Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nden sevindirici bir açıklama yapıldı. Buna göre mahkemenin toprak gaspı ve çevresel tahribat suçlarını “özellikle dikkate almaya başlayacağı” belirtildi. Açıklamada toprak gaspına açıkça gönderme yapıldı.  Bu  karar mahkemece bakılan suçların tam anlamıyla yeniden tanımlanması demek değil. Zira herhangi bir toprak gaspı veya çevresel tahribat suçunun mahkemenin hali hazırda baktığı üç suçtan biriyle – soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları – ilişkilendirilmesi gerekiyor. Fakat yine de şirket patronlarının ve hükümetlerin de Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanmalarının önü açılacak. Bu sebeple alınan karar, uygulanabildiği takdirde, küresel adalet kavramının işlevselleşmesine yeni bir boyut kazandırabilecek nitelikte.
 
Uluslararası Ceza Mahkemesi 2002 yılında imzalanan Roma Statüsü ile faaliyete başladı. Şu anda 139 ülke Roma Statüsü’nü imzalamış, 124’ü de Statü’yü onaylamış ve ona taraf olmuş durumda. Türkiye maalesef Roma Statüsü’nü imzalayan veya onaylayan ülkelerden değil. Amerika Birleşik Devletleri ise statüyü imzalamasına rağmen hala onaylamadı. Çevre tahribatlarının yoğun olarak yaşandığı Çin, Hindistan, Endonezya ise maalesef Statü’ye taraf değil. Mahkemede 18 hakim görev yapıyor ve hakimlerin görev süresi 6 yıl.
 
Mahkemenin savcılarınca yapılan açıklamaya hukukçular ve sivil toplum örgütleri farklı yönde tepki verdiler. Kimilerine göre bu değişim çok olumlu, kimilerine göre çok da bir anlam ifade edemeyecek. Örneğin Global Witness (Küresel Tanık) isimli sivil toplum örgütünden Gilian Caldwell’e göre yapılan açıklamaya göre bu değişim kritik davaların önünü açabilecek. Caldwell “Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin bu yaklaşımı milyonlarca insanın hayatını iyileştirecek ve kritik ekosistemlerin korunmasına yardımcı olacak” diye nitelendiriyor durumu. Zira Global Witness tarafından yapılan araştırmalara göre 2000 yılından bu yana küresel şirketlerin gelişmekte olan ülkelerde kiraladıkları arazilerin büyüklüğü tam bir Almanya ediyor ve de ortalamada her hafta en az 3 kişi arazisine şirketlerce el konulmaması için itiraz ederken hayatını kaybediyor. 
 
Diğer bir değişle, yine Global Witness’tan Alice Harrison’ın dediği gibi “toprak gaspı sivillere olan olumsuz etkileri göz önünde bulundurulduğunda savaştan daha az zararlı değil.”Amerikan Üniversitesi’nden David Bosco ise daha farklı bir görüşte. Bosco yapılan değişikliklerin Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin çevre davalarına bakması için çok da yeterli olmadığını, bu davaların bu mahkemede yargılanmasının çok zor olacağını düşünüyor. Bosco bu davaların muhtemelen Uluslararası Ceza Mahkemesi’nden başka mahkemelerde görülebileceğini ifade ediyor. Uluslararası ceza hukuku firması Global Diligence’dan (Küresel Tedbir) Richards Roger’ a göre “bu durum toprak gaspını tek başına bir suç hâline getirmeyecek. Ancak artık toprak gaspının doğurduğu kitlesel zorla tahliyeler hakkında insanlığa karşı işlenen suç iddiasıyla yargı yoluyla incelemede bulunulabilir.”
 
Yapılan açıklamanın ne derece işlevsel olacağını test edecek ilk dava ise 2014 yılında Kamboçyalı yetkililer ve bir iş adamı aleyhine açılmış bir dava. Dava 10 nüfuzlu Kamboçyalı’nın 350.000 Kamboçyalı’yı ikamet ettikleri yerden göçe zorlayarak hak ihlallerinde bulunduğuna ilişkin bir dava. Genellikle Afrika kıtasından insanları yargıladığı için eleştirilen mahkemenin bu test davasının Asya’dan olması ise davayı daha da ilginç hale getiriyor.
 
Yapılan açıklamanın ne derece işlevsel olacağını zaman içinde göreceğiz. Fakat çevre tahribatının ne kadar önemli sonuçlar doğurabildiğinin anlaşılması açısından bu gelişmenin çok olumlu karşılanması gerektiğini düşünüyorum. Geçen pazartesi günü yapılan açıklamanın Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde gerçekten yargılanması gereken kişilerin yargılanacağı bir düzenin ayak sesleri olduğu umuduyla …
 
 
Defne GONENC
Research and Teaching Assistant / PhD Student
Center for International Environmental Studies
Graduate Institute of International and Development Studies
Maison de la Paix
1211 Genève 21 - Switzerland
 

 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları