26.11.2016 23:38:14
Okunma: 1471
0 Yorum

Defne Gönenç
Şu Meşhur Sürdürülebilir Kalkınma

  

 “Sürdürülebilir Kalkınma” kavramını duymuşsunuzdur. Uzun zamandır hem akademik çevrelerce hem iş dünyasında hem de sivil toplum örgütleri tarafından kabul edilmiş sihirli bir kavramdır kendisi. Nerede bir anlaşmazlık çıksın, taraflar fikir ayrılığına düşsünler, sürdürülebilir kalkınma kavramı hızla oraya yetişir. Tarafları uzlaştırır. Herkesin dilindedir. Herkesin ulaşmak istediği nihai gelişmişliğe giden süreçtir.  
 
Çünkü sürdürülebilir kalkınma nedir kimse tam olarak bilmez. Sürdürülebilir kalkınma herkese farklı çağrışımlar yapan herkes için ayrı anlam ifade eden bir sözcüktür. Herkes kendi sürdürülebilir kalkınmasının çok olumlu sonuçlar doğuracağından emin olduğu için sürdürülebilir kalkınma kavramı neredeyse her uluslararası belgeye ve antlaşmaya girmiş durumdadır. Peki nedir bu meşhur sürdürülebilir kalkınma kavramı? Nasıl ve kimler tarafından ortaya atılmıştır? 
 
Niçin bu kavramı herkes kendine göre yorumlamaktadır?
 
Sürdürülebilir sözcüğü daimî olma, süreklilik, devamlı olma demektir. Sürdürülebilir kalkınma kavramını da “devamlı kalkınma” olarak düşünebiliriz. 2. Dünya Savaşı’nın sonrasında Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’da çok hızlı bir kapitalist büyüme dönemi yaşandı. Bu büyüme süreci ile birlikte ekonomik büyümenin ekoloji üstünde yarattığı olumsuzluklar ve bozulmalar da daha belirgin hale geldi. 
 
Bunun sonuncunda ekonomik büyümenin bir “sınırı” olabileceği konuşulmaya başlandı. Bu fikir 1972 tarihinde Club of Rome tarafından hazırlanan “Büyümenin Sınırları” raporunda ilk kez açıkça dile getirilmiştir. Bunu takiben, 1987 yılında Bruntland Komisyonu olarak da bilinen Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu’nun yayınladığı “Ortak Geleceğimiz” başlıklı raporda sürdürülebilir kavramı resmi olarak kullanılmıştır. Rapor sürdürülebilir kalkınmayı “Bugünün gereksinim ve beklentilerini, gelecek nesillerin kendi gereksinim ve beklentilerini karşılayabilme olanaklarından ödün vermeksizin karşılayabilmek” olarak tanımlamaktadır. 
 
Başka bir deyişle, sürdürülebilir kalkınma, ekonomik ihtiyaçlar ile doğa arasında bir denge kurulması, bu ihtiyaçların doğadan gelecek nesillerin de faydalanabileceği şekilde, doğayı en az biçimde bozarak karşılanmasıdır.  Bu yaklaşımın üç temel bileşeni mevcuttur. Ekonomik boyut, sosyal politikalar ve çevre.
 
Bruntland Raporu’nu takiben sürdürülebilir kalkınma kavramı daha birçok rapor ve uluslararası antlaşmada yer almıştır. Örneğin, 1992 yılında Rio’da düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda sürdürülebilirlik kavramı temel alınmıştır. 2002 yılında Johannesburg’ta gerçekleştirilen Rio+10 ve 2012 yılında yine Rio’da gerçekleştirilen Rio+20 Birleşmiş Milletler Konferanslarında da sürdürülebilir kalkınma kavramı baz alınmaya devam etmiştir. 
 
Son olarak, 2015 yılında, (2015 yılına kadar ulaşılması daha önceden hedeflenmiş olan ama ulaşılamayan) Birleşmiş Milletler Bin Yıl Kalkınma Hedefleri, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile yenilenmiştir. Fakat bu kavramın uygulamada doğurduğu sorunlar ve belirsizlikler, sürdürülebilir kalkınmanın yanında başka kalkınma kavramlarının da ortaya çıkmasına yol açmıştır. Örneğin sürdürülebilir büyüme, yeşil büyüme, yeşil kalkınma kavramları çoğu zaman içi boşaltılarak veya tam olarak ne ifade ettiğinde uzlaşma sağlanmadan kullanılan diğer kavramlardır. 
 
Yapılması gereken ne yöne çekersen gelecek kavramlar kullanmak yerine çok somut politika hedefleri koymaktır. Fosil yakıtlar kullanılarak devamlı bir kalkınmaya ulaşmak mümkün değildir. Acilen bir enerji dönüşümü gerçekleştirilmeli, güneş, rüzgâr ve dalga enerjisi baz alınarak enerji kaynakları yeniden düzenlenmelidir. Bununla beraber tüketim alışkanlıklarımız gözden geçirilmelidir. Reklamın moda yapıcı ve mal sattırıcı gücü kırılmalıdır. Tüketiciye her iki senede bir cep telefonu değiştirttiren serbest piyasa ciddi biçimde yeniden düzenlenmelidir. Uzun zamandır “bıraktılar, yapıldı, bıraktılar, edildi” ama “olmadı.” Şimdi yeniden yapma zamanı geldi. Hem de kimseye bırakmadan.
 
Defne GONENC
Research and Teaching Assistant / PhD Student
Center for International Environmental Studies
Graduate Institute of International and Development Studies
Maison de la Paix
1211 Genève 21 - Switzerland
 

 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları