04.06.2017 21:16:06
Okunma: 2873
2 Yorum

Defne Gönenç
Para Nasıl Kaldırılabilir?

 
Neredeyse tüm sosyal ilişkilerimizi paraya, paranın varlığına veya yokluğuna, azlığına veya çokluğuna göre belirlediğimiz bir dünyada yaşadığımızı geçen haftalarda tartışmıştık. Hiçbirimiz bu durumdan çok memnun değiliz. Tüm dillerdeki tiyatrolarda paranın insan ilişkileri üzerindeki olumsuz etkisini gösteririz, dinlerde ahlak kuralları paranın üstünde tutulur, tüm dünya ülkelerindeki okullardaki sınıflarda parayı yereriz. Sonra camiden, okuldan, kiliseden, tiyatrodan çıkar ve günlük yaşantımıza devam ederiz. Hiçbir şey değişmez.
 
Artık bunu değiştirmenin zamanı geldi.
 
Ben iki aşamalı bir geçiş süreci düşünüyorum. Birinci aşamada acilen bankaların ve bankaların yokluğunda bile tefeciler aracılığıyla yürütülebilecek her türlü borç alma ve faiz işlemini ortadan kaldırmamız gerekiyor. Bankada ve finans sisteminde çalışan arkadaşlar lütfen küsmesinler. Eminim aslında onlar da tüm günlerini klimalı odalarda bilgisayar başında geçirmekten çok da mutlu değiller.
 
Zaten yeni düzende yapacak çok daha önemli ve verimli işleri olacak. Bankaları neden kaldırmamız gerekiyor? Çünkü parayı bankalar yaratıyor. Hem de bunu para miktarının ve sermaye akışının sosyal ve çevresel ilişkilerimizi nasıl etkilediğine hiç bakmadan ekonomik getirisine bakarak yapıyorlar. 
 
Bunu değiştirmenin iki yolu var. Ya sosyal ve çevresel ilişkileri parasallaştıracağız – ki emin olun akademide bunu da deneyen çalışmalar var ama bu yöntem soluduğumuz havadan, doğurduğumuz çocuğumuza kadar her şeyin parasallaşması demek – ya da parayı kaldıracağız. Yoksa hem bankaları, faizi ve borç alma işlemini sürdürüp hem de bankaların para ve borç miktarını düzenlerken sosyal ve çevresel ilişkilerimizi göz önünde bulundurmalarını bekleyemeyiz. Mümkün değil. 
 
Peki, bankaları, faizi ve borç vermeyi ortadan kaldırınca ne olacak? Borçlu olanın borcu silinecek, borç vermiş olan para bekleyene parası verilecek. Bunu devletler yapacak. 5 yıl kadar bir geçiş süresi için parayı devletler basacak. Bir anda para bolluğu olabilir ve enflasyon artabilir. Önemli değil. Amaç paradan para kazanılmayan bir düzende paranın nereye gittiğini saptayabilmek olacak, böylece insanlar neyi talep ediyor, neye ihtiyaçları var ve neyi kullanmayı istiyorlar saptayabileceğiz. Üretim düzenini ona göre belirleyeceğiz. Bu süre tamamen parasız bir düzen için geçiş süreci olduğu için 1-2 yıl kadar kısa da tutulabilir, 6-7 yıla da çıkarılabilir. Fakat günümüzde geldiğimiz teknolojik düzeyin bu süreyi daha da arttırmamız gerektireceğini düşünüyorum.
 
İkinci aşamada da parayı toptan kaldıracağız. Ne olacak? Dükkâna gideceksiniz, ne istiyorsanız onu alacaksınız. Bu kadar basit. O zaman çalışmazdım ki mi dediniz? Siz çalışmazsanız kimse çalışmaz. O zaman ihtiyaçlarımızı da karşılayamayız, istediğimiz bir standartta da asla yaşayamayız. O zaman herkes gidip en pahalı elbiseyi alırdı mı dediniz? O zaman zaten bütün elbiseleri en pahalı marka yapmalı, demek ki insanların istediği bu. Ama emin olun herkes o markadan almayacak çünkü parasal değeri ortadan kaldırınca sadece elbisenin kendisine bakarak alacağız. Yani gerçekten ne iyi ve kaliteli ise o talep edilecek ve üretilecek. Peki çok mu satın alırdınız? Almazdınız. 
 
Çünkü koyacak yeriniz yok. Olsaydı? Yine almazdınız, çünkü hepsini almanıza gerek yok. Elbiseyi istediğiniz zaman gidip alabileceğinizi biliyorsunuz. Yarın da alabilirsiniz, öbür gün de. Şu durumda alışveriş mağazalarının ucuzluk günlerinde gördüğümüz saldırgan biçimde mala koşuş, tüketim çılgınlığı da ortadan kalkacak. Çünkü her şey ulaşılabilir olacak. Yaşam standardımız ise artacak. Çünkü herkes istediği iş yapabilir hale gelecek. 
 
Dolayısıyla çok daha mutlu bir toplumda yaşar hale geleceğiz. “Çalışma” kavramı dengeli ve topluma yararlı çalışma biçimde toplumca değerli hale getirilerek sürdürülebilir. Zaten çalışmak zorundayız, çünkü üretmek zorundayız. İhtiyaçlarımız var. Zaten şu anda birçoğumuz paradan ziyade toplum küçük yaşlardan beri bizden çalışmamızı beklediği için çalışıyoruz. Küçük çocuklara sorduğunuz ilk soru ne? Büyüyünce ne olacakları. Herkes şu anda çalıştığı kadar çok çalışmazdı derseniz, sorun değil, zaten küresel bir işsiz ordusu mevcut. Para olmadığı için işe alınamayan insanlar işe alınır ve böylece çalışma saatleri herkes için düşürülür. Böylece herkes hem verimli olur hem de daha az çalışır ve keyifli bir hayat sürer.
 
Tabi ki bu durumun üretim düzenine ve ilişkilerine büyük etkisi olacak. Peki kimsenin yapmak istemediği işler var, onları kim yapacak derseniz, toplumun büyük kısmının bu işleri hali hazırda sadece para için yapmak zorunda olması da zaten acınacak bir durumda olduğumuzu gösterir. Bunu acilen değiştirmemiz lazım. Bu noktada teknolojiye güvenmek ve birçok işin teknoloji sayesinde hızlıca halledilebilir hale geldiğini hatırlamak gerekiyor.
 
Son olarak parasız düzende paranın düzenleme ve üretimi yönlendirme görevini teknoloji alacak. Zaten şirketler şu anda sürekli olarak planlama yapıyorlar. Sadece bu planlamayı paraya göre yapıyorlar. Yeni düzende insanların isteklerine göre yapacaklar. Yani şu anda bir mala olan talebi para mekanizması sayesinde ölçüyorsak, parasız bir düzende bunu insanlara direkt sorarak yapacağız.
 
Ne dersiniz? Hiç imkânsız değil. Hiçbir şey imkânsız değildir.

Defne GONENC
Research and Teaching Assistant / PhD Student
Center for International Environmental Studies
Graduate Institute of International and Development Studies
Maison de la Paix
1211 Genève 21 - Switzerland
 

Etiketler:

Cem Liman - 06.06.2017 12:01:31

  • Genlerim "üretirsen karşılığını almalısın" diyor
  • "herkes istediği iş yapabilir hale gelecek" neden, neyin karşılığında, karşılığında geçinecek evine ekmek götürecek, reklam, tv, sinema, bilgisayar, dizi sektörü ne olacak, reyting alan dizilere ne verilecek, bir arabanın karşılığı ne olabilir, sahiden elbise alacağız da, iplikçisine, düğmecisine yada fermuarcısına, dikicisine, satıcısına, çalışanına, patronuna ne ile karşılığını vereceğiz, rekabeti nasıl sağlayacağız, rekabet olmaz ise daha iyiye nasıl ulaşacağız. Yetişme şartlarım bir şeyi üretirsen karşılığında geçinmelisin, çok üretirsen daha iyi geçinmelisin diyor, yani genlerim bunu söylüyor. Saygılarımla Cem Liman Cem Kaptan
  • Misafir - 04.06.2017 21:40:28

  • Baris
  • Guzel bir utopya bahsettiginiz ancak, oyle rasyonel davranmamizin onunde ego engeli var. Once onunla basa cikilmasi gerekiyor. Tabii parayi bir donusum araci olmaktan cikarmaya kalkinca bundan menfaat elde edenlerle ve onlarin ordulari ile, silahlari ile karsi karsiya gelmek kacinilmaz olacak. Kapitalistlerle savasmadan bu gibi bir degisikligin olabilmesi utopik bana gore. O yuzden hedef kapitalizm olmali.
  • Yazarın Diğer Yazıları