15.01.2017 19:03:13
Okunma: 1937
1 Yorum

Defne Gönenç
Kazdağları’nda Termik Santralin Ne İşi var?

  

Türkiye’de izlenen yanlış enerji politikaları sadece soğuk kış günlerinde elektriğimizi kesmekle kalmıyor... İsmi Yunan mitolojisinde bile geçen Kazdağları şu günlerde maalesef bir termik santral projesinin tehdidi altında. Güneşten rüzgâra, dalgadan çöğ enerjisine kadar her türlü yenilenebilir enerji kaynağını değerlendirebilecek bir coğrafyada yaşarken gidip Kazdağları’nda termik santral kurmak için iddialaşmak… Ayrıca kaynak kömürün düşük kalorili ve yüksek kül oranlı olması yüzünden çok az çalışabilecek bir termik santral kurmak için iddialaşmak… Kapitalist rejimde azıcık daha fazla kar kokusu neredeyse sermayenin gözü kapalı oraya doğru koşmasıdır. Sayesinde tüm evrence duvara toslamak üzereyiz.
 
Nedir termik santraller? Termik santraller, ısı enerjisinden elektrik enerjisi üretir. Doğalgaz, taş kömürü, motorin ve linyit gibi yakıtlarla çalıştırılabilir. Enerji Atlası isimli siteden aldığım bilgiye göre Türkiye’de şu anda limit ve kömür ile çalışan 38 adet aktif termik santral bulunmaktadır.
 
Yeni planlanan termik santral Çanakkale’ye bağlı Yenice İlçesi’nin Çırpılar Köyü yakınlarına yapılmak isteniyor. Taşzemin A.Ş. tarafından yapılması planlanan santral yılda 3,5 milyon kömür tüketecek ve de 90 futbol sahası büyüklüğünde bir alanı külle kaplayacak. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden sivil toplum örgütleri, yerli halk ve yurttaşlar ocak ayının başından beri termik santral karşıtı bir kampanya yürütüyor. Termik santralin hayata geçmesi bölgedeki hem insan hayatını hem de doğal yaşamı ciddi risk altına sokacak. Santralin soğutulması için Gönen ve Bandırma gibi Çanakkale’nin önemli ilçelerinin içme ve sulama suyu kullanılacak. Bu da bölge halkının suyunun neredeyse tamamen tükenmesi demek. Bunun yanında santralden çıkacak küller Edremit Körfezi’ne kadar yayılıp bölgedeki tarım arazilerini tehdit edecek. Örneğin, bölgede yetiştirilen kalkım çileği, kapya biberi gibi ürünler yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Santralin Kazdağları Milli Parkına çok yakın bir yere inşa edilmesi amaçlanıyor. Hepimizin bildiği gibi Kazdağları, dereleri, göletleri, fıstıkçamı ve kızıl meşe ağaçlarıyla güzeller güzeli bir bölge. Bu güzelliğin üstü bir toz kütlesi ile kaplanacak, rüzgârın etkisi ile küller etrafa saçılacak.
 
En çok ürküteni ise bahsettiğim termik santral projesinin bölgede planlanan tek proje olmaması. Bölgede 13 ayrı termik santral projesinin yapılması planlanıyor. Planlar daha çok Biga ve Çan çevresinde yoğunlaşıyor. Bu durumda yapılması gereken termik santrallerin kümülatif etki değerlendirmesinin yapılmasıdır. Fakat maalesef projeler tek tek ele alınıyor.
 
Bu kadar çok yeni santral projesinin yapmak yerine yapılması gereken hali hazırda kurulu santrallerde bakım ve onarım çalışmalarının tamamlanması ve bu santrallerin tam kapasite çalıştırılmasıdır. Ayrıca, ağaç yaprağından, yolda yürüyen insandan bile enerji üretilebilen 21. yüzyıl teknolojisinden biraz daha faydalanıp alternatif enerji yatırımlarının desteklenmesi de en kestirme yol olarak gözükmektedir. En önemlisi de Türkiye’de kömüre hala sübvansiyon veriliyor olması bırakın ekolojik bir mantığı serbest piyasa mantığı ile bile açıklanamamaktadır. 
 
 
Defne GONENC
Research and Teaching Assistant / PhD Student
Center for International Environmental Studies
Graduate Institute of International and Development Studies
Maison de la Paix
1211 Genève 21 - Switzerland
 

Etiketler:

Misafir - 16.01.2017 11:29:41

  • Cesamin ÖZKAN
  • Aç gözlülük bir de cehalet ile beslenip yönetsel alanlara sirayet ettiği zaman doğa adına canlılar adına anlamlı olan her yer her şey katledilir. Yaşanan bu ve bunu önlemek için bu yaşam düşmanlarını etkisizleştirmek her duyarlı yurttaşın asli görevidir.
  • Yazarın Diğer Yazıları