16.07.2017 22:01:52
Okunma: 2353
1 Yorum

Defne Gönenç
İzmir’in Çevre Sorunları

 

En az 5000 yıllık bir tarihi olan İzmir’in insanı rahatlığı ve sıcaklığıyla, kızları güzelliğiyle meşhur. Bu özellikleri İzmir’i birçokları için Türkiye’nin en yaşanılır şehri yapmakta. Maalesef doğma büyüme bir İzmirli olarak İzmir’i ne hale soktuğumuzun farkına varmamız gerektiğini yazacağım bu hafta. İzmir’de büyük dönüşüm gerektiren çevre sorunları var ve hepimizin hem sağlığını hem mutluluğunu etkiliyor.

 
Çevre sorunlarının çoğu zaman en temel sebebi çarpık kentleşmedir. Yani plansızlıktır. Birçokları hızlı nüfus artışını suçlar. Ama nüfus artışı iyi bir plan yapıldığı zaman çevre sorununa sebep olmaz. Maalesef İzmir’de plansızlık sebebiyle kentleşme verimli tarım arazilerine kaymış durumda. Bornova, Karşıyaka-Bostanlı, Narlıdere, Kemalpaşa eskiden verimli tarım arazileriydi. Körfezde sadece 50-55 yıl önce yüzülebiliyordu. İki katlı, cumbalı güzel İzmir evlerimiz vardı. Denizden esen rüzgâr sahil bulvarındaki betondan set çekmiş apartmanlara çarpmadan içeri girebiliyordu. Hava kirliliği bir toz bulutu gibi şehrin üstüne çökmez, şehri grileştirmezdi. Şehir bir araba mezarlığı değildi. Park sorunu yoktu.

Peki İzmir’i nasıl dönüştürebiliriz? Benim birçok önerim var. Listem sizlere imkânsız gibi görünebilir ama imkânsız diye bir şey yoktur. En önemlisi de çevre problemleri çok iç içe geçmiş olduğu için birini çözmek için çoğu zaman bir diğeriyle ilgili de harekete geçmek zorunda kalırsınız.

 - Çarpık, plansız kentleşme tüm sorunların başında geldiği için yapılması gereken yepyeni bir plan oluşturmak ve sorunu temelden çözmek. İzmir için yepyeni bir şehir planı çizilmesi ve şehirdeki binaların bu plana göre yıkılarak yeniden yapılması gerekiyor. Şehir gerçekten çirkin. Yollar çarpık, çurpuk. Neredeyse her yağmurda su basıyor. Kaldırım çalışmaları hiç sonlanmıyor. Hiçbirimiz böyle bir kalitede yaşamayı hak etmiyoruz. İki üç katlı ve bahçeli cumbalı evler yapılmalı, ama apartman sevenler, illa da apartman isteyenler için bazı bölgeler apartman bölgesi olarak da planlanmalı. Tabi ki bu durumda şehrin dağlara doğru yayılması gerekecek ama zaten yeşille iç içe bir yayılma planlanacağı için çok daha sağlıklı bir çevre oluşturacağız. Yapılan plana göre önce en gerideki evler yapılırsa göreceli olarak taşınabiliriz.

- Planın içinde çok daha fazla park, bahçe ve spor alanları, çocuk parkları gibi alanlara yer verilmeli. Ufak bir Güzelyalı parkı ve Susuz Dede dışında tüm sahil şeridinde doğru düzgün yeşil alanımız yok.

- Musluktan akan suyu içebilmeliyiz. Birçok dünya kentinde musluktan akan su içiliyor. İzmir’e gelen yabancı arkadaşlarımı bu konuda hep uyarmak zorunda kalıyorum.

- Körfez temizlenmeli. Şehrin içinden denize girebilmeliyiz. İzmir en az Marsilya kadar güzel olabilir. Daha da güzel olabilir. Otobüslerde omzuna havlusunu atmış mayolu insanlar hayal edin. İşten çıktınız, hoop denize! Ahmet Piriştina zamanında bu konuda çalışmalar yapıldığını hatırlıyorum, ama gözlemlediğim kadarıyla bu çalışmalar maalesef çok yavaşladı.

- Her yolun yanına bisiklet yolu yapılmalı. Bisiklet kullanımı teşvik edilmeli. İzmir bisiklet kullanmaya müsait bir kent. Fazla büyük değil.

- Otobüs sayısı arttırılmalı. Toplu taşıma çok daha pratik hale gelmeli. Bekleme süreleri kısaltılmalı ve herkesin otobüslerde oturabileceği sayıda otobüs kullanıma sokulmalı.

-  Araba miktarının azaltılması teşvik edilmeli. Her aileye bir araba fazla bile. Çoğu ailenin birden fazla arabası var. Arabalara bakın, içlerinde sadece bir veya iki kişi göreceksiniz. Hem çevreyi kirletiyor hem gereksiz petrol israfı.

- Bir de en önemlisi hayal kurmak öğretilmeli. “Mümkün değil”, “çok pahalı”, “iktidar İzmir’e yeteri kadar kaynak ayırmıyor” gibi bahanelerle kendi hayatımızı, çevremizi güzelleştirmeyi ihmal edemeyiz.

 
İstersek, her şey mümkündür. Böyle bir yeniden şehirleşme projesi iyi ve katılımcı bir planla gerçekleştirilebilir. Sizin hayalinizdeki İzmir nasıl?
 
 
Defne GONENC
Research and Teaching Assistant / PhD Student
Center for International Environmental Studies
Graduate Institute of International and Development Studies
Maison de la Paix
1211 Genève 21 - Switzerland
 

Etiketler:

Misafir - 18.05.2018 14:44:15

  • Dr. Suavi TUNCAY (Siyaset ve Kentbilimci)
  • İZMİR’İN ÇEVRE SORUNLARI Başlıklı Defne GÖNENÇ imzalı düşünce ve öneriler son derece kapsamlı ve akıl yüklü önermelerdir. Ben de doğma büyüme bir izmir'li olarak takdir ve tebriklerimi belirtmek isterim. Bu alanlarda yazdığım bir çok makalem ve kitaplarım vardır. Ancak ilk kez bu denli kapsamlı bir düşünce yapısını ne yazık ki İzmir gibi çağdaş bir kentte göremedim. Çevre Master Planlamalar ve Yeni Bir Kent Modeli adlı Türkçe yazdığım bir çalışmam abstrak ingilizce olduğundan dikkat çekti ve İngilizce yayınlanmak üzere istendi ve basıldı. Yine İzmir'den tık yok! Bilim, filim ve kilim üzerine oturan bir akademik yapı ve kent yönetimlerini ellerinde tutanların tribünlere oynaması bu güzelim kenti değil örnek bir kent belirttiğiniz gibi yaşanmaz hale soktular...suavituncay@yahoo.com GSM: 0 546 785 38 33 E.Ü. İletişim Fakültesi öğretim üyesi_ayrıldı.. Sevgi ve selamlarımla. Sağlık ve esenlikler dilerim.Saygılarımızla..
  • Yazarın Diğer Yazıları