30.09.2017 10:31:50
Okunma: 1234
0 Yorum

Defne Gönenç
İsviçre’de Gıda Güvenliğini Anayasaya Koymak için Halkoylaması

 

İsviçre’nin dünyada eşi benzeri olmayan doğrudan demokrasi sistemini duymuşsunuzdur. Yönetim biçimi hiçbir yerin kopyası olmayan İsviçre “her ülkeye kendi koşullarına uygun demokratik bir yönetim gerekir” ifadesini en güzel biçimde doğrulayan bir örnek. Doğrudan demokrasi uygulamasının yanında meclis ve konseyler de olduğu için İsviçre’nin yönetim sistemi kimi zaman yarı-doğrudan demokrasi de deniyor.

 

Geçtiğimiz pazar günü İsviçreliler gıda güvenliğini anayasaya koymayı amaçlayan bir referandumda %78,8 oranında evet dedi. Oylanan yasanın temel amacı yerel tarımsal üretimi korumak ve sürdürülebilir tarımsal tekniklerin kullanımını yaygınlaştırmaktı. Oylamanın sonucu “İsviçreliler tabaklarına gelen yemeğin nereden geldiğini ve nasıl üretildiğini kontrol edebilmek istiyor” şeklinde basına yansıdı.

 

Anayasa’nın hali hazırda net olmayan 104a maddesini değiştirmeyi amaçlayan oylama gıda güvenliği başlığı altında çeşitli prensipleri kabul ediyor: Yerli tarımsal üretim tabanının erozyonunu önlemek, gıda üretimini daha verimli ve uyarlanabilir hale getirmek, tarımsal sübvansiyonlara bağımlılığı azaltmak, sınır ötesi ticareti korumak ve de ziyanı azaltmak.

 

Oylama çevreciler de dahil olmak üzere çok geniş kitlelerden destek aldı. Fakat oylanan yasanın piyasa odaklı olması ve sübvansiyonları azaltmayı amaçlaması sebebiyle yasaya karşı çıkanlar da mevcut.  Hali hazırda İsviçre 60% oranında kalori üretimi açısından kendi kendine yetebiliyor. Dünya Bankası’nın verilerine göre komşuları Almanya, İtalya ve Fransa İsviçre’nin gıda ithalatı yaptığı ülkelerin başında geliyor.

 

Yapılan oylama ile ilgili başka bir endişe de kalkınmakta olan ülkelerden geldi. Zira yapılan oylamanın “sürdürülebilirlik” adı altında yerel tarımı destekleyip kalkınmakta olan ülkelerden ihracatı azaltıp kalkınmakta olan ülkelerdeki çiftçileri zarara sokabileceği düşünülüyor.

 

Tarımsal üretimin yerel gereksinimlere göre küresel açıdan yeniden düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Temel amaç serbest ticaret olmamalı. İsviçre’de alınan bir karar Brezilya’daki bir çiftçiyi etkilememeli veya bu etki en aza indirilmeli. Yerel üretim ve tüketim ekolojik açıdan da daha sağlıklı, bölgelerin toprak yapısına uygun ve çeşitliliği destekleyen bir üretim gerek. Sadece tek ürüne dayalı tarımsal üretim yapmak toprağın dengesini bozup erozyonu da hızlandırıyor. Aynı zamanda 10 kilometre ötede elma üretebilecekken kilometrelerce öteden uçak ve gemilerle elma taşımak gerçekten ziyan. Taşımacılıkta harcanan enerjiyi, meyvelerin ve sebzelerin üstüne sürülen kimyasalları, saklamak için kullanılan plastiği düşünün… Ama tabi ki ekolojik koşullar sebebiyle bir bölgede bazı ürünler yetişmiyorsa ve de talep varsa o zaman o ürünün serbest ticareti de desteklenebilir. Bu durumda da İsviçre’nin yaptığı gibi ilk olarak en yakın komşulara bakmak gıda ziyanını en aza indirir.

 

Defne GONENC

Research and Teaching Assistant / PhD Student
Center for International Environmental Studies
Graduate Institute of International and Development Studies
Maison de la Paix
1211 Genève 21 - Switzerland

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları