09.07.2017 20:07:32
Okunma: 1192
0 Yorum

Defne Gönenç
Danıştay’ın Artvin Kararı ve Adalet

 
Danıştay 14. Daire, Artvin Cerattepe’de maden çıkarılması için kararını verdi. Maalesef 2009 ve 2016 yılındaki Danıştay kararlarının tersine bu sefer Danıştay Rize İdare Mahkemesi’nin kararını, yani madenin çalışmasını onayladı. Tarih: 5 Temmuz 2017.
 
Şu anda Kılıçdaroğlu 25 gündür sürdürdüğü adalet yürüyüşünü tamamladı ve konuşmasını yapıyor. Kocaman bir meydan. Yine kalabalıklar, yine miting. Tarih: 9 Temmuz 2017.
 
Çocukluğum içten içe adalet aramakla geçti. Sanki hep bir şeyler eksikti Türkiye’de. Bir tatminsizlik ve mutsuzluk vardı. Yolda yürürken insanların yüzlerine bakın. Göreceksiniz, pek mutlu ve hoşnut değiller. Sadece Türkiye’de değil aslında, dünyanın birçok yerinde. Ama şu anda konumuz Türkiye.
 
Bu mutsuzluk ve tatminsizlik birçok genci ya üniversitede ya da sonrasında yurtdışına çıkmaya ve oraya yerleşmeye de zorluyor. Aslında hepsi Türkiye’de kalıp burada “hizmet etmek” istese de son tahlilde yapısal durumdaki çözümsüzlük hepsini aynı şeyi yapmaya zorluyor. Neden? Çünkü çoğu zaman yurtdışında üstlerinde daha az baskı hissediyorlar, daha az hiyerarşi var ve işler daha hızlı yürüyor.
 
Sonra düşünüyorum. O koşulları burada da oluşturmak çok mu zor. Aslında değil. İnsanlar üzerindeki baskıyı ve hiyerarşiyi – saygıyı yok etmeden- yok etmek, adaletsizlikleri ortadan kaldırmak ve işleri hızlandırmak Türkiye’de de uygulanabilir rahatlıkla. Hem de Türkiye’de inanılmaz bir genç potansiyel var. Sadece şunu belirlemek lazım. Adalet isteyenler tam olarak ne istiyor? Mutsuz ve hoşnutsuz olanlar tam olarak neden rahatsız? Bunları çok iyi tespit etmek ve hemen harekete geçmek lazım. Zira liste baya uzun.
 
Örneğin Artvin Cerattepe. Tam bir doğa harikası. Bin bir çeşit rengi barındıran bir orman, tertemiz hava, cıvıldayan kuşlar, eşine az rastlanan ve birçok uluslararası kurum tarafından önemli listelere girmiş bir biyo-zenginlik. Böyle bir yer hem yaz hem kış turizmine çok uygunken, bölge bir bal müzesi ve bal treni/teleferiği yapılıp (örneğin İsviçre’de harika bir çikolata treni var – benzeri Artvin’in balı için düşünülebilir) daha fazla turist çekilebilecekken, bölgede hayvancılık yapılması, orman bilimlerinin ve araştırmalarının geliştirilmesi düşünülmesi gerekirken tüm bunlar sadece bir şirket para kazansın diye bir kenara itiliyor. Artvin’de bakır madeni işletilmesi ne bölge halkının ne de Türkiye ekonomisinin ihtiyaç duyduğu bir şey değil. İşte Artvin ve Artvin gibi adaletsizlikler benim gibi gençlerin şevkini kırıyor. Kendi kendimizi yönetmediğimizi, kendi hayatımızın iplerinin kendimizin elinde olmadığını hissettiriyor bizlere. Mutsuz oluyoruz, iş yapma, hayal kurma ve yaratma potansiyelimiz kırılıyor. Bu da en çok küresel sermayedarların işine geliyor.
 
Türkiye çok güzel bir ülke ve yapılması gereken çok şey var. Her bir kasaba, şehir ve köyde var üstelik. Buna rağmen birçok kişi işsiz veya bütün gün bilgisayar başında aslında verimli hiçbir şey yapmadan ömür tükettiği işlerde çalışıyor.
 
Demokrasi sadece seçim yapmak ve oy kullanmak demek değildir. Demokrasi her gün ve her yerde kararların birlikte verilmesidir. Zaten ancak bu şekilde sağlıklı ve huzurlu bir toplum oluruz. Adil ve demokratik bir Türkiye içimizdeki gerçek potansiyeli keşfedip hep beraber çalışma ve yaratma azmi verecek bizlere. Böylece hem topluca hem de bireysel olarak “kendimizi keşfedeceğiz”. Bunun için ilk adım küresel sermayeden ve rantçılardan korkmamak. Danıştay’ın Cerattepe kararının acilen değiştirilmesi ve bunun da hükümet tarafından ciddi biçimde desteklenmesi gerek. Cerattepe de Türkiye de hepimizin. 
 
Defne GONENC
Research and Teaching Assistant / PhD Student
Center for International Environmental Studies
Graduate Institute of International and Development Studies
Maison de la Paix

1211 Genève 21 - Switzerland 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları