13.08.2017 19:23:02
Okunma: 1367
0 Yorum

Defne Gönenç
Çokuluslu Firmalar Neden Halk Sağlığını Önemsemiyor?

 
Özellikle 1980 sonrasında hayatımızın her alanına sızan kurumsal çokuluslu firmalar git gide hantallaşıyor ve problemlerimi çözme kabiliyetlerini yitiriyorlar. Bizler için çalışmaları gerekirken bize rağmen kar etmeye çalışan ve tekelleşme sonucunda “gücüne güç katan” küresel firmaların başını çektiği uluslararası ekonomik sistemin neden değişmesi gerektiğine dair çok açık bir örnek geçtiğimiz haftalarda meydana geldi.
 
Monsanto firmasını duymuşsunuzdur. ABD merkezli küresel şirket, meyve ve sebze tohumları, genetiği değiştirilmiş tohumlar ve tarımda kullanılan kimyasallar üzerine faaliyet gösteriyor. Firmanın hisseleri dünya borsalarında değerli de olsa şöhreti pek de iyi değil.
 
The Poison Papers https://www.poisonpapers.org/ (Zehirli Kağıtlar) projesi geçtiğimiz haftalarda Monsanto firmasının toplantı tutanaklarını, firma içi mektuplarını ve bildirilerini yayınladı. Buna göre Monsanto PCB kullanımının insan sağlığına ve çevreye yönelik zararlarını bilmesine rağmen bu zehirli kimyasalın satışına 8 yıl boyunca devam etmiş https://www.theguardian.com/environment/2017/aug/09/monsanto-continued-selling-pcbs-for-years-despite-knowing-health-risks-archives-reveal?CMP=share_btn_tw PCB’ler aside ve ısıya dayanıklı olan kalıcı ve tehlikeli kimyasallar. Üretimine ilk olarak 1929 yılında başlanmış ama özellikle 1980’li yıllardan sonra ABD dahil dünyanın birçok ülkesinde kullanımı yasaklanmış. 
 
Birçok sebebi var. PCB’ler kanseri tetikliyor, karaciğer ve böbreklere zarar veriyor, tiroit hormonunu etkiliyor ve kısırlığa yol açıyor. Kalıcı özelliği nedeniyle de doğada birikiyor, yani doğada yok olması kolay değil. Yasaklanmasından önce PCB’lerin kullanım alanı elektrik sistemleri, boyalar, plastikler ve mürekkepten binalardaki yalıtım maddelerine kadar genişti.
 
Türkiye’de ise PCB kullanımı sadece 2015 yılında tamamen yasaklandı.2025’e kadar tamamen bertaraf edilmeleri amaçlanıyor. Yani şu anda yaşam alanlarımızda PCB mevcut.
 
Peki Monsanto’nun Poison Papers’ın yayaınladığı belgeler karşısında tutumu ne oldu? Monsanto bu durumu reddetmedi, fakat bu durumun – yani sağlığa zararlı olduğunu bile bile bir kimyasalı, kamuyu bu durum hakkında bilgilendirmeden, satmaya devam ettiğini – yalanlamadı. Fakat şirket temsilcileri bu durumun hukuka aykırı olmadığını çünkü Monsanto PCB üretirken PCB üretiminin yasal olduğunu söyleyerek kendilerini savundular. Şu anda ABD’nin birçok eyaletinde PCB kalıntılarının temizlenmesinin şirket tarafından karşılanması amacıyla açılmış davalar mevcut.
 
Umarım davalar adaletin yerini bulacağı şekilde sonuçlanır. Fakat şu nokta önemli: Biz insanlar, dünyanın birçok yerindeki insancıklar, habersiz, senelerdir bu zararlı maddeleri kullanmaya devam etmişiz. Bir nevi uyumuşuz. Hem de – şirket temsilcisinin tabiriyle- hukuki açıdan uygun biçimde uyumuşuz. Sonra da aklıma kansere yakalananların sayısının her geçen nasıl arttığı geliyor. Bunların hepsi birer sorunlu sonuç.
 
Sorunu çözmek için sorunun kaynağını iyi tespit etmek gerektiğini hepimiz biliriz. Halk sağlığını ve çevreyi tehdit edebileceğini bile bile bir maddeyi – hukuka uygun olsun olmasın – satmak neoliberalizmin kurallarına uysa da hümanizminkilerle ciddi ölçüde çelişmektedir. Sadece Monsanto değil diğer tüm çok uluslu kurumsal firmaların odağını kar ve tüketiciden ihtiyaç ve insana çevirmesi gerekmektedir. 
 
Defne GONENC
Research and Teaching Assistant / PhD Student
Center for International Environmental Studies
Graduate Institute of International and Development Studies
Maison de la Paix

1211 Genève 21 - Switzerland 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları