05.11.2017 00:11:58
Okunma: 1437
0 Yorum

Defne Gönenç
Çevre Politikasının Uluslararası Boyutları

 

Çevre sorunları yerel, bölgesel veya tüm dünyayı etkileyecek boyutta olabilir. Biz insanlar kendi aramıza ülke sınırları çizmiş olsak da kuşlar, hayvanlar, böcekler, nehirler, hava, ağaçlar ve bitkiler ülke sınırları nedir bilmezler. Çevre sorunlarının bu birçok mekânsal boyutta ortaya çıkabilme özelliğini kavrayanlar dünyanın tek bir geleceğinin olduğunu ve insanların bu ortak geleceği paylaşacağını yıllardır dile getirmektedirler.  Bu açıdan, çevre sorunlarının yerelliği kadar bütünselliği ve küreselliği de uzun yıllardır vurgulanmaktadır.

 
Çevre sorunlarının özellikle küresel ölçekte ele alınması onların siyasi ve ekonomik sebeplerinin daha iyi kavranmasını sağlamaktadır. Zira dünyanın kuzey yarım küresinde yer alan gelişmiş ülkeler, uzun yıllar tüm dünyanın kaynaklarını işlemişler, dünya ticaretini ellerinde bulundurmuşlar ve de mevcut gelişmişlik düzeylerini bu şekilde elde etmişlerdir. Uzun yıllar boyunca dünya kaynaklarını işleyen, yeraltı ve üstü zenginlerini işlenmiş maddeye ve enerjiye dönüştüren, bunların ekonomik dolaşımını ve tüketimini kontrol altında bulunduran bu ülkeler sadece ekonomik faaliyetlerin değil, küresel kirlenmenin de tekelini ellerinde bulundurmuşlardır.
  
Tarihsel açıdan baktığımızda özellikle sanayi devrimiyle beraber dünya çapında ekolojik dengenin bozulduğu görülür. Bunun sebebini genel olarak üçe ayırabiliriz:
  
-Gelişmiş ülkelerin kendi sanayileşmeleri için hem kendi topraklarında hem de dünyanın geri kalanında yol açtığı kirlenme.
 
-Gelişmekte olan ülkelerin hızlı sanayileşme ile çevre koruma arasında denge kuramamalarından ve özellikle bu ülkelerin doğal kaynakları üzerindeki rant yarışından kaynaklı kirlenme.
 
-Gelişmiş kuzey ülkelerinin kirli teknoloji ve üretim modellerini özellikle küreselleşme sürecinde maaşların düşük, çevresel standartların görece zayıf olduğu güney ülkelerine kaydırmalarından kaynaklı kirlenme.
 
Böyle bir çerçevede çokuluslu şirketlerin kar maksimizasyonu için maliyet düşürme ve satış artırıp daha fazla pazar payına sahip olma yarışları, sadece doğal kaynakların daha hızlı tüketilmesine ve de kuzey ve güney ülkeleri arasındaki yaşam standarttı uçurumunun daha da derinleşmesine yol açmaktadır.
 
Çevre sorunlarının küreselliğini vurgulayanlar çözüm yolunun da küresel olmasını belirtmişlerdir.  Bu noktada, çevre yalnızda bireylerin ve devletlerin ilgi odağı olmaktan çıkmış uluslararası örgütlerin ve uluslararası hukukun da ilgi alanı haline gelmiştir. Gelecek hafta Birleşmiş Milletlerin çevre koruma faaliyetlerini tarihsel olarak ele alacağım.
 
Kaynakça
 
Keleş, Ruşen, Can Hamamcı ve Aykut Çoban (2015). Çevre Politikası. Ankara: İmge Kitapevi.
 
 
Defne GONENC
Research and Teaching Assistant / PhD Student
Center for International Environmental Studies
Graduate Institute of International and Development Studies
Maison de la Paix
1211 Genève 21 - Switzerland

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları