05.08.2016 13:55:12
Okunma: 1564
2 Yorum

Defne Gönenç
Çevre hakkının tarihsel gelişimi

 
Bu yazının konusu ilk yazımda kavramsal çerçevesini çizdiğim çevre hakkının tarihsel gelişimi. Çevre hakkının tarihsel gelişimi insan hakları tarihiyle yakından ilgili. İnsan hakları hukuk çalışmalarında genel olarak üçe ayrılır: 
 
Birinci kuşak haklar, siyasal haklardır ve uğurlarında verilen mücadeleyi Antik Yunan’dan itibaren ele almak mümkündür. Yaşam hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği, seçme ve seçilme hakkı, din ve düşünce özgürlüğü birinci kuşak haklardan bazılarıdır. Bu haklar, özellikle 17. ve 18. Yüzyılda, Avrupa’da, Aydınlanma Çağı’nda gelişmiş ve dönüşmüştür. Bu süreçte, John Locke ve Jean Jacques Rousseau gibi düşünürlerin ve burjuvazinin rolü büyüktür. Fakat birinci kuşak haklar ilk olarak herkes için uygulanmamış, bunun sonucunda, sanayi devrimiyle ortaya çıkan işci sınıfı yeni bir hak mücadelesi vermek zorunda kalmıştır. Bu mücadele sonucunda fakirlerin de bu haklardan yararlanabilmeleri için devletin devreye girmesi gerektiği anlaşılmış ve ikinci kuşak haklar ortaya çıkmıştır
 
Çalışma hakkı, dinlenme hakkı, sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkı, sağlık hakkı, beslenme hakkı “sosyal haklar” olarak da nitelendirilen ikinci kuşak haklardan bazılarıdır. Fakat emek-sermaye ilişkisi, yönetenle yönetilen, devlet-vatandaş-sermaye, güçlü ve güçsüz arasındaki ilişki sabit bir ilişki değildir, sürekli değişip dönüşmektedir. 
 
Küresel kapitalizmin vahşileşmesi sonucunda çarpık kentleşmenin ve hızlı tüketimin çevreye ve de insana verdiği zararlar özellikle 20. yy’da daha yoğun görülmeye başlanmıştır. Bu çerçevde, İkinci Dünya Savaşı sonrasında “Dayanışma Hakları” olarak da adlandılan üçüncü kuşak haklar ortaya çıkmıştır. Çevre hakkı, barış hakkı, gelişme hakkı üçüncü kuşak haklardan bazılarıdır. Günümüzde teknoljinin çok hızlı gelişmesi daha önceden düşünülmeyen yeni insan haklarını ve hak taleplerini ortaya çıkarmaktadır. Bu sebeple dördüncü ve hatta beşinci kuşak haklar da hukuk literatüründe ele alınmaya başlanmıştır bile! Fakat maalesef haklarımızın uygulanması literatür kadar hızlı gitmemektedir.
 
Bir sonraki yazımda,çevre hakkının uluslararası alanda gelişmesini ve uygulamasını anlatmaya çalışacağım.
 

 

Etiketler:

Misafir - 09.08.2016 21:23:40

  • metin baran
  • defne hanım ben yaklaşık 5 yıldır arka bağçemdeki 3 adet fıstık çam ağacını kestirmemek için uğraştım 7 bilirkişi bir mahkeme kararı olmasına rahmen yargıtay kararına göre görülen asliye hukuk mahkemesinde yaprakları dökülüyor rüzgarla komşuya gidiyordiye kesilme kararı alındı yer izmir dikili
  • Misafir - 08.11.2016 13:44:21

  • Defne
  • Katkiniz icin tesekkur ederim Metin bey.Ayrica gosterdiginiz caba icin de tesekkurler. Keske herkes sizin gibi duyarli davransa. Sabir dilerim size. Selam ve sevgiler
  • Yazarın Diğer Yazıları