16.10.2017 09:03:22
Okunma: 1483
0 Yorum

Defne Gönenç
Bisiklete Binenler Neden Daha Çekici?

 
Yazının başlığı ile amacım ilginizi çekmekti. Başlık ilginizi çektiğine göre şimdi asıl konuya yani bisiklet ve ideolojiye dönelim.
 
Toplumu özgürleştirmek ve toplumsal bağları kuvvetlendirmek için bireyi özgürleştirmek, onun sağlıklı ve insana yaraşır bir hayat sürmesini sağlamak gerekiyor. Arabadan inip bisiklete binmeyi öğrenmek ve çevremize öğretebilmek de aslında bu yolda yapabileceğimiz ufak ama önemli adımlardan biri.
 
Hep denir, kızlar BMW’si, Mercedes’i, Audi’si vb… olan erkeklere daha “çok bakar” diye. Denmese de “bilinir”, öyle “olagelmiştir” çünkü şimdiye kadar. Arabadan inen insanlara, hatta mümkünse pahalı arabadan inen insanlara toplumsal olarak “farkında bile olmadan” daha çok saygı gösteriyoruz. İşte şimdi bunu değiştirmenin zamanı geldi. Neden?
 
Bisiklet, özgürlük demek. Bisiklet park sorununu, trafiği, trafik gürültüsünü azaltmak. Kendi bedenimizi çalıştırarak, yanağımızda rüzgârı hissederek bir hareket edebilmek demek. Keyif demek.
 
Bisiklet, sağlık demek. Bisiklete binerken bedeniniz çalışacağı için istemediğiniz birkaç kilodan kurtulmak, aktif olmak demek. Aktif olacağınız için daha kuvvetli bir bünye ile başka hastalıklara karşı olan direncinizin de gelişmesi demek. Bisiklet, kuvvetlenerek özgürleşmek demek.
 
Bisiklet siyasi ve çevresel farkındalığı arttırmak demek. Petrol tüketimini azaltmak ve belki de kendimizi alternatif enerji kaynaklarını sorgularken, plastik tüketimini azaltmaya çalışırken bulmak demek.
 
Bisiklete binmek ağaçlı yolda daha güzel. Bisiklete binmek belki de hayatınızda ilk defa ağaç dikmek için kolları sıvamak ve de yaşadığınız yere daha çok ağaç dikilmesi ve park yapılması için inisiyatif almak demek.
 
Dünyada yeni yol açarak trafik sıkıntısını çözmüş hiçbir şehir yok. Büyük şehirlerdeki trafik sorunu yatırımların İstanbul, Ankara, İzmir gibi sadece birkaç büyük kent ve çevresinde öbekleşmesi, bu kentlerin sürekli göç alması önlenerek ve de bisiklet kullanımına ciddi yatırımlar yaparak çözülebilir.
 
Bunun için hem bolca yeni bisiklet yolu açılmalı, hali-hazırdaki taşıt yollarının yanları sadece bisikletlilerin geçebileceği şekilde bölünmeli, şehirlerin birçok köşesine- özellikle bakkal, okul, hastane, sinema, spor salonu önlerine, meydanlara, alışveriş caddelerine- “bisiklet park yeri” yapılmalı, bisiklet şenlikleri yaygınlaştırılmalı, bisiklete binmek “cool” hale getirilmeli, kızlar bisiklete binen erkeklere daha çok “bakmalı”.
 
Böylece hem iklim değişikliğine karşı ciddi bir önlem almış hem trafik sorununu azaltmış hem toplumun hastalıklara karşı direncini arttırmış hem obeziteyle mücadele etmiş hem de özgürleşmiş olacağız. Araba üretim ve tüketiminden yapılacak kaynak tasarrufu da cabası.
 
Bisiklete binerken kendimi özgür hissediyorum. Siz neler yaparken özgürleşiyorsunuz?
 
Defne GONENC
 
Research and Teaching Assistant / PhD Student
Center for International Environmental Studies
Graduate Institute of International and Development Studies
Maison de la Paix

1211 Genève 21 - Switzerland 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları