03.12.2017 15:07:23
Okunma: 1296
0 Yorum

Defne Gönenç
Birleşmiş Milletler’in Uluslararası Çevre Politikalarındaki Rolü (II)

 
Geçtiğimiz hafta Birleşmiş Milletler’in uluslararası çevre politikalarının oluşumundaki rolünü tartışmaya başlamış ve bunu öncelikli olarak küresel konferanslar düzenleyerek ve de rapor hazırlatarak yaptığını belirmiştik. Uluslararası çevre politikalarının tarihçesi açısından, 1987 yılında yayınlanan “Ortak Geleceğimiz” isimli rapordan sonraki mihenk taşı, 1992 yılında düzenlenen Rio Konferansıdır.
 
-       Rio Konferansı: Stockholm Konferansı’nın 20. yılı sebebiyle geçen yirmi yılın bir değerlendirilmesini yapmak amacıyla organize edilmiştir. Konferans sonucunda 5 temel belge ortaya çıkmıştır: Rio Bildirgesi, Gündem 21, Orman İlkeleri, İklim Değişikliği Sözleşmesi ve de Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi. Bu konferansın vurguladığı en önemli ilkelerden biri, çevre sorunlarının çözümünün tüm tarafların katılımıyla gerçekleşebileceği, bu sebeple, hem çözüm süreçlerinde hem de politika yapımında katılımcı yöntemler kullanılması gerektiğidir.
 
-       Johannesburg Doruğu: Rio Konferansı’nda 10 yıl sonra 2002 yılında düzenlenmiştir. Sonuç bildirisinde, zengin ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki gönenç açığının küresel güvenlik ve istikrar için büyük bir tehdit olduğuna yer verilmiştir. Bildiride göze çarpa önemli bir özellik küreselleşmenin etkilerine geniş çapta değinilmiş olmasıdır. Dünya pazarlarının bütünleşmesinin, sermayenin hareketliliğinin ve hızının artması beraberinde birçok sorunu da getirmiştir. Bu sorunlar daha çok gelişmekte olan ülkelerde birikmektedir. Bildiri, bu sorunların ancak kadınların güçlendirilmesinin ve geniş toplumsal tabanlı bir katılımın gerçekleştirilmesi ile çözülebileceğini vurgulanmıştır.
 
-       Rio+20: Rio Konferası’nın 20. yılında bir değerlendirme yapmak için tekrar Rio’da gerçekleştirilmiştir. Diğer toplantılara nazaran çok daha az yankı bulmuştur. Toplantının ana temalarından biri sürdürülebilir kalkınma ve yoksullukla mücadele çerçevesinde yeşil ekonomi, diğeri ise sürdürülebilir kalkınmanın kurumsal yapısı olmuştur. Toplantıda “İstediğimiz Gelecek” isimli bir belge de kabul edilmiştir. Ayrıca 2001 yılında kabul edilen “Binyıl Kalkınma Hedefleri”nin çerçevesini izleyen “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri”nin oluşturulmasına karar verilmiştir. 2015 Eylül ayında resmi olarak kabul edilen bu 17 hedef, dünyanın 2030 yılına kadar izleyeceği kalkınma hedefleridir. Küresel politikalar bu 17 hedef temel alınarak oluşturulacaktır.
 
Birleşmiş Milletler kurumlarında, kurumun siyasi amacına göre, bu 17 hedefin içinden bazılarını öne çıkarıp bazılarını geri plana atma maalesef başladı bile. Bu 17 hedefin ne olduğunu gelecek hafta tartışalım.
 
Kaynakça
 
İzci, Rana ve Semra Cerit Mazlum (2012). Rio+20 Arifesinde Çevre Rejimleri ve Söylemleri. Marmara Avrupa Araştırmaları Dergisi, 20 (1), 1-5.
 
Keleş, Ruşen, Can Hamamcı ve Aykut Çoban (2015). Çevre Politikası. Ankara: İmge Kitapevi.
 
 
Defne GONENC
Research and Teaching Assistant / PhD Student
Center for International Environmental Studies
Graduate Institute of International and Development Studies
Maison de la Paix

1211 Genève 21 - Switzerland 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları