02.04.2017 20:23:53
Okunma: 1066
0 Yorum

Defne Gönenç
Bergama’da Rüzgâr Enerjisi Direnişi

 
Kapitalizmin enerji ihtiyacımızı attırdığı muhakkak. Yenilenen üretim ve tüketim biçimimiz bizleri daha fazla enerji kaynağı bulmaya zorluyor. Fosil yakıtların yerküreyi iklim değişikliği sebebiyle tehdit ettiğinin giderek daha fazla anlaşılmasıyla alternatif enerjiye yapılan yatırımlar artıyor. Fakat enerji yatırımlarının “sorunlu” niteliği bu sefer de alternatif enerji projelerinde ortaya çıkmadı. Temiz enerji, çevre dostu niteliği sayesinde toplumun her kesiminden destek görse de özellikle rüzgâr enerjisi projeleri yer seçimi dolayısıyla sık sık sorun çıkarıyor.
 
Bu hafta Bergama’da benzer bir durum ile karşılaştık. Bergama’ya yeni bir rüzgâr enerjisi projesi kurulması düşünülüyor. Bu sebeple Çevre Etki Değerlendirme toplantısı planlanmıştı. Fakat toplantı köylüler tarafından yaptırılmadı. Tutanaklara da “Toplantı yapılacak kahvehane önünde halk tarafından barikat kurulmuş olup, kolluk kuvvetleri tarafından toplantı yapılacak yere girmek için destek istenmiştir. Bu talebe ilişkin olarak, halk projeyle ilgili bilgi almak istemediğini belirtmiştir” şeklinde yazıldı.
 
Şimdi durumu beraberce değerlendirelim. Bana göre durduk yerde “sorun çıkartmak” diye buna denir. Halkın “projeyle ilgili bilgi almak istememesi” tamamen yanlıştır. Çevre projeleri toplum için yapılır. Bu sebeple zaten önceden toplumun fikri alınarak yapılmalıdır. Bölge halkının temelden hayır dediği bir projeyi yapmak için diretmek “bilinçli olarak sorun çıkartmaktır”. Özellikle de halk tarafından yapılması istenmeyen bir toplantıyı ille de gerçekleştirmek için bir de kolluk kuvvetlerinden destek istemek gerçekten aciz bir durumdur. İnsanların para ve rant için yapmayacakları hiçbir şey kalmadı.
 
Köylüler neden rüzgâr enerji projesini istemiyorlar? Çünkü proje tam da Çamavlu Mahallesi’ndeki meraya yapılmak isteniyor. Siz gider tam da insanların geçim kaynakları sağladıkları meranın ortasına enerji santrali yapmaya çalışırsanız bu insanlar size tepki gösterirler. Ayrıca Türkiye zaten hayvancılık konusunda sıkıntı çekmeye başlayan, eskiden bir hayvancılık ülkesi olmasına rağmen artık et ithal üretmek durumunda kalan bir ülke. Böyle bir durum söz konusuyken üstüne üstlük bir de Tarım Bakanlığı’nın destek olduğu bir meraya rüzgâr enerjisi santrali kurmaya çalışırsanız orada sorun çıkacağı kesindir.
 
Enerji Bakanlığı’nın biraz öngörülü olması ve bu gibi durumları önceden tahmin etmesi gerekir. Yenilenebilir enerjiye yatırım yapılması çok olumlu fakat özellikle rüzgâr enerjisi söz konusu olduğunda yer seçimi çok önemli. Ayrıca çok daha maliyetsiz ve kurulumu basit olan güneş enerjisi üstünde daha fazla çalışma yapılsa daha fazla proje üretilebilir. Örneğin çatısına güneş enerjisi kurmak isteyenlere tüketici desteği verilse (kredi değil direkt hibe) Türkiye yenilenebilir enerji dönüşümünde çok büyük bir adım atmış olur. Hem de halk arasında sorun çıkmaz hem enerjiyi tüketen hem de projeyi üreten mutlu olur. 
 
Defne GONENC
Research and Teaching Assistant / PhD Student
Center for International Environmental Studies
Graduate Institute of International and Development Studies
Maison de la Paix
1211 Genève 21 - Switzerland
 

 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları