27.08.2017 17:40:44
Okunma: 1198
0 Yorum

Defne Gönenç
Artvin-Cerattepe’de Son Durum

 
Bildiğiniz gibi Danıştay kısa süre önce Artvin Cerattepe’nin madenciliğe açılmasını, maden şirketinin ÇED raporunu iptal etmeyip onaylamıştı. Türkiye’de şimdiye kadar görülen en büyük çevre hukuku davasında böyle bir kararın çıkması maalesef hukuk sistemimizin adalet anlayışının toplumsal taleplerden çok uzak olduğunu da bir kez daha göstermişti. Yeşil Artvin Derneği 23 Ağustos’ta Anayasa Mahkemesi’ne dava açtı. Mahkeme, konuyu dava sürecinin adil olup olmaması açısından ele alacak.
 
 Cerattepe’nin güzelliğini sözcüklerle ifade etmek çok zor. Tam bir cennet ve içinde de bin bir çeşit bitkiyi ve hayvanı barındırıyor. Birçoğu endemik, yani sadece belirli bölgelerde yaşayan türler. Avrasya’daki en yaşlı ormanlar burada. Türkiye’nin ve dünyanın akciğeri.
 
 Elimizde bir cevher mevcut. Böyle bir cevheri değerlendirmeliyiz tabi ki ama nasıl? Maden çalışmaya devam ederse bölge turistik değerini tamamen kaybedecek. Kısa süre içinde Artvinliler de taşınmak durumunda kalacak. Halbuki bölgeye balcılık, hayvancılık ve eko-turizm yatırımlarının yapılması durumunda hem bölge insanı hem de Türkiye kazanacaktır. Cerattepe, Alplerle kıyaslanacak güzellikte ama sadece ufacık bir kayak merkezi var. Oysa ki İsviçre’deki Zermatt’dan hiçbir farkı yok. Zermatt’da insanlar karların içinde sıcak su havuzlarında keyif yapıyor, biz Türkiye’de ver elini o mahkeme ver elini öbür mahkeme… Neden böyle güzel tesisler Artvin’e de yapılmasın? Sonra bir bal treni yapılmasını öneriyorum bölgeye. Arıcılığın anlatıldığı, içinde değişik bal türlerinin tadıldığı ve belki de sizi en sonunda keyifli bir kahvaltı mekanına çıkaran bir bal treni. Doğa sporları geliştirilmeli, bölge buna çok uygun. Hem kış sporları, örneğin kayak, snowboard, kar yürüyüşü hem de yazın yapılabilecek doğa sporları için tesisler kurulabilir. Rehberler eğitilir. Bölgedeki endemik bitkiler araştırmalarda kullanılabilir. Endemik bitki parkı yapılabilir. Yapılabilecek o kadar çok şey o kadar çok şey var ki! Eğlenceli bir hayal kurma seansına davet ediyorum sizi proje geliştirmek için.
 
 En çok üzüldüğüm Türkiye’de yapılabilecek bu kadar çok keyifli ve güzel proje mevcutken kısa zamanda daha çok para kazanabilmek için toplumsal olarak enerjimizi mahkemelerde tüketmemiz.
 
 İsviçre madenlerini 1967’de kapattı. Hem de altın madenleri olmasına rağmen. Ama dünyadaki en büyük 6 altın rafinerisinden 4’ü İsviçre’de. Bilmem bu size kısa zamanda madencilikten para kazanmaya çalışmanın bizi küresel kapitalizminin neresine sürüklediği hakkında bir fikir verdi mi?
 
 
Defne GONENC
Research and Teaching Assistant / PhD Student
Center for International Environmental Studies
Graduate Institute of International and Development Studies
Maison de la Paix
1211 Genève 21 - Switzerland
 
 
 
 
 

 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları