Cumhuriyet Savcılığı'nın verdiği..,

4 Aralık 2018 Salı , 21:13
Okunma: 1437
1 Yorum

Karara yaptığımız itiraz!!!

 

Cumhuriyet Başsavcılığı Kararına, yaptığımız itirazı paylaşmadan evvel,

Sizlerle paylaşmak istediğimiz bir takım detaylar var,
 
Nevvar Salih İşgören Vakfı’nın 
 
Vakıf Senedinde tarif edilen,
 
Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na yardım yapılması,
 
Sağlık Tesisi yapılması,
 
Okullar ve Yurtlar yapılması,
 
Çocuk Esirgeme Kurumları, Huzurevleri, Yaşlı Bakım Merkezleri yapılması,
 
Vakıf Senedinde tek bir satır CAMİ Yapılmasına yönelik bir yazı yok!
 
Vakıf Senedinde,

“..,Yine bağışlamış olduğum T.C. İş Bankası ve Garanti Bankası nezdinde yer alan ve bilumum Türk bankalarında yer alan Türk Lirası, Amerikan Doları, Euro olan paramın sonsuza dek Türkiye deki bir ya da birkaç bankada en yüksek faizle yatırılarak bu faiz gelirinin aylık ödemeler şeklinde vasiyetimde anılan oranlarda kamu kuruluşlarına, vakıflara ve yeni yapılacak tesislere dağıtılması, bu amaç doğrultusunda kullanılmak üzere bağışlar toplanması ve aşağıdaki şekillerde dağıtılması amacını güder. ” denilmiştir.
 
FAİZLE CAMİ YAPILIR MI?
 
Sorusuna yanıt arıyoruz?
 
İtirazımızı VATANDAŞ adına yapıyoruz,
 
Sözü uzatmadan yaptığımız itirazı sizlerle paylaşıyoruz,
 

İZMİR NÖBETÇİ SULH CEZA HÂKİMLİĞİ’NE

 

İTİRAZ EDEN;                    Nivent KURTULUŞ

ŞÜPHELİLER                   1. N. M

                                            2. E. U

KONU:                                 İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/136522 Sor.2018/51513 Karar no.lu 22.10.2018 tarihli kararına karşı itiraz dilekçemizdir 

AÇIKLAMALAR

Nevvar Salih İşgören Vakfı Merhum Recep Salih İŞGÖREN tarafından kurulduğunda İzmir’de faaliyet gösteren en büyük vakıflardan biri idi.

Merhum Recep Salih İŞGÖREN parasını ve malvarlığını özellikle eğitim işlerinde kullanılmak üzere vakfetmiştir.

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden Vakfın kuruluşuna dair VASİYETNAME getirtildiğinde, merhumun;

“Vakfa malvarlığı olarak bağışlamış olduğu gayrimenkullerin gelirleri (satış hariç, gayrimenkuller hiçbir şekilde satılmayacaktır) ve menkullerden elde edilecek gelirler ile, yine bağışlamış olduğum T.C. İş Bankası ve Garanti Bankası nezdinde yer alan ve bilumum Türk bankalarında yer alan Türk Lirası, Amerikan Doları, Euro olan paramın sonsuza dek Türkiye deki bir ya da birkaç bankada en yüksek faizle yatırılarak bu faiz gelirinin aylık ödemeler şeklinde vasiyetimde anılan oranlarda kamu kuruluşlarına, vakıflara ve yeni yapılacak tesislere dağıtılması, bu amaç doğrultusunda kullanılmak üzere bağışlar toplanması ve aşağıdaki şekillerde dağıtılması amacını güder. ” denilmiştir.

Hemen akabinde vakıf gelirlerinin;

         Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na yardım yapılması,

         Sağlık tesisi yapılması,

         Okullar ve yurtlar yapılması,

         Çocuk esirgeme kuruları, huzurevleri, yaşlı bakım merkezleri yapılması,

         Öğrencilere burs verilmesi

Amacıyla harcanması istenmiştir.

DOLAYISIYLA BU VAKFIN AMACI, CAMİİ YAPMAK, CAMİİ YAPMAK İÇİN TAŞINMAZ SATMAK DEĞİLDİR!!!

ELBETTE Kİ CAMİİ YAPMAK GÜZEL BİR HAYIR İŞİDİR. FAKAT RAHMETLİ RECEP SALİH İŞGÖREN HER ZAMAN EĞİTİM VE SAĞLIK HİZMETLERİNE YÖNELİK YARDIMLAR YAPMIŞ. VARLIĞINI BUNUN İÇİN VAKFETMİŞTİR.

DOLAYISIYLA VAKFEDENİN İRADESİNE AYKIRI BİR İŞ YAPMAK NE HUKUKA, NE DİNE UYGUNDUR!

BU KISA GİRİZGÂHTAN SONRA İZMİR CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NIN KARARI HAKKINDA İTİRAZLARIMIZA YER VERİLECEKTİR.

İTİRAZLARIMIZ

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/136522 Sor. 2018/51513 Karar sayılı dosyasında yaptığım şikayet ile vakfın iki adet gayrimenkulünün satışa çıkarıldığı ve bunun vakıf senedine aykırı olduğu ifade edilmiştir. Bunlar;

         Buca İlçesi, 7777 Ada, 1 Parsel

         Menderes İlçesi, Cumaovası Köyü, 984, 985, 986, 987, 988 Ada, 1’er parsel’dir.

Savcılıkça bu gayrimenkullerin satışının yasaya aykırı olmadığı belirtilmiştir.

Kararın gerekçesi incelendiğinde ise ne denildiği belli olmayan cümleler ile karar yazıldığı görülecektir.

Kararda;

“Yaptırılan bilirkişi incelemesinde; Buca İlçesi, 7777 ada 1 parselde bulunan

gayrimenkulün edinilmesinin 06.05.2015 tarihinde vakıf kuruluş tarihinden sonra

olduğu, vakıf malı olması ve kiralık gelir getirmesi, ” denilmiştir.

Sayın Savcı; cümlesinin sonunu getirmeye dahi zahmet etmemiştir!

Savcılık tarafından İzmir İli, Menderes İlçesinde bulunan 984, 985, 986, 987, 988 adada bulunan 1’er parsellerin satışının yapıldığı da tespit edilmiştir.

Fakat;

         Ne kadara satıldı?

         Satış gerçek, rayiç satış bedelini yansıtıyor mu?

         Yoksa taşınmazlar birilerine peşkeş mi çekildi?

         Satış geliri Vakıf’a girdi mi?

         Satış işleminden elde edilen gelir vakıf amacına uygun kullanıldığı hakkında hiçbir açıklayıcı bilgi verilmediği gibi bu sorulara yanıt aranmamıştır.

Yukarıda belirtildiği gibi Vakıf’ın kuruluş amacı, rahmetlinin isteği, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler alanında yardımlar yapılmasıdır. RAHMETLİNİN CAMİ YAPILMASI GİBİ BİR AMACI VE ARZUSUNU İÇEREN BİR BELGE ORTADA YOKTUR.

Cami yapımına yönelik Vakıf Senedinde tek bir ibarede yoktur.

Nevvar Salih İşgören web sitesine girildiğinde sanki; Rahmetli Recep Salih İŞGÖREN cami yapılmasını vasiyet etmiş, bu vasiyetini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN ile Binali YILDIRIM’a beyan etmiş gibi bir intiba uyandırılmak istenmektedir. Halbuki böyle bir vasiyet; vakfın kuruluş senedinde YAZMAMAKTADIR!

 

Bu sitede yer alan camii fotoğrafı önündeki Recep Sahil İŞGÖREN ile Recep Tayyip ERDOĞAN fotoğrafı da fotomontajdır!

 

Dolayısıyla cami yapılmasından tutun, cami yapılması amacıyla vakıf malvarlığının satılması dahil her türlü eylem görevi kötüye kullanma suçudur. Üstelik soruşturmada yer alan kişiler, hukuka aykırı harcamaları yapabilmek için sanki rahmetli cami yapılmasını vasiyet etmiş gibi bir intiba uyandırma gayretine girmiş ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın adını da bu suçlarını gölgelemek için kullanmakta mıdır?

 Sormak gerekir:

         Şayet merhum cami yapılmasını çok istiyorsa neden kuruluş senedine yazmamıştır?

         Neden vakıf parasının faize yatırılmasını istemiştir?

         Neden faiz gelirinin dağıtılacağı işleri ve kurumları teker teker göstermiştir?

         Vakfedenin iradesine aykırı bir tasarrufta bulunmak nasıl görevi kötüye kullanma suçu oluşturmamaktadır?

         Bu para şüphelilerinin babasının değil, merhumun parasıdır. Merhumun parası nasıl merhumun iradesine aykırı kullanılabilir?

         İbadethane yapmak gibi bir gölge arkasında asıl amaç bu vakıf malvarlığını iç etmek midir?

         Camii inşaa etmek gibi önemli bir hayır işine soyunan şüpheliler; “faiz geliri ile camii yapılır mı?” ya da “vakfedenin iradesine aykırı harcanan vakıf parası camii bile yapılsa haram mıdır?” diye hiç düşünmemekte midir? Yoksa “camii yapmak” gölgesi arkasında vakıf gelirlerini iç mi etmektedir?

         Sayın Cumhurbaşkanı’nın adını kullanmak suç değil midir?

         Satılan taşınmazlar, gerçek değerinde mi satılmıştır?

         Satış gelirleri vakıfa girmiş midir?

         Vakfa girdi ise hangi işlere ayrılmış, vakıf amacına uygun kullanılmış mıdır?

Savcılık bu soruları sorma, cevabını araştırma gayretine dahi girmemiştir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki; vakfın kuruluş amacı ortadadır. Kuruluş amacına aykırı olarak yapılan her iş, camii yapmak dahi olsa suçtur! Şayet vakıf bir gayrimenkul satıyorsa; bu satıştan elde edilen gelirin de vakıf amacına uygun kullanılması gerekmektedir.

Öte yandan; bu satışın gerçek bir satış olup olmadığı, rayicine uygun olup olmadığı tespit edilmelidir. Tüm bu hususlar incelenmeksizin verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar hatalı ve eksik olup kaldırılması için itiraz etmekteyiz.

TALEP___________ : Mahkemenin kendiliğinden dikkate alacağı hususlarla birlikte, dilekçemizdeki açıklamalar çerçevesinde, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/136522 Sor. 2018/51513 Karar no.lu 22.10.2018 tarihli kararının KALDIRILMASINI talep ederim.

 

Saygılarımla,

Müşteki  Temiz İzmir Derneği temsilen Nivent KURTULUŞ

 


Kaynak:



  • Yorum yazmak için üye girişi yapınız. veya
  • Misafir - 7.12.2018 11:16:52

  • Ayşe Barış Soner
  • Sayın Nivent Kurtuluş; Sanırım şikayetin içeriğine "vakıf" olmadığımdan aklımda peş peşe sorular koşuşturuyor: 1-) Belirttiğiniz taşınmazların satışında 5737 sayılı kanun madde 12, madde 13, madde 14, madde 15, madde 16, madde 18, madde 19'daki usullere riayet edilmiş mi? 2-) Taviz bedeli nasıl hesaplanmış? Kime ödenmiş? Taviz bedeli ödenmiş olsa bile vakıf mallarının satılarak değerlendirilmesi vakıf meclisinin o da belli kanuni usullere ve izinlere riayeti ile mümkündür. Bunlara ilişkin işlem dosyaları (bilhassa ekspertiz raporu) savcılıkça celbedilmiş mi? 3-) Kanuni usullere riayet edilmesine gerek görülmeyen haller de kanun ile belirtilmiştir. Bunlar mevcut (somut) olayda mevcut mudur? Buna ilişkin resmi belgeler soruşturma dosyasına getirtilmiş mi? Öte yandan; 5737 sayılı kanun madde 12'nin açık hükmüne göre vakıflar, elbette ki gayelerine uygun olmak şartı ile taşınır veya taşınmaz mal edinebilirler. Bu durumda elbette ki iktisab tarihi, vakfın kurulduğu tarihten sonra olacaktır. Şayet bu habere konu taşınmazlar bakımından ilgili mevzuatta belirtilen usul ikmal edilmemiş ise mülkiyet, tasarruf hakkı, vasiyet iradesi, vb pek konuda çok ciddi sorunlarımız var, demektir. Hayırlı işler içün vakıf kurup (vasiyet edip) malvarlığını vakfedenlere (bağışlayanlara) ve kendilerinin samimi takibçilerine derin saygılarımızla.